T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/562
Karar No : 2023/8381
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı /ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, Bank Asya'ya ev almak amacıyla para yatırdığı, ceza yargılamasında sadece tanık beyanlarına dayanıldığı, ifadelerin 17/25 Aralık öncesine ait olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
"...Tanık C. U.'nun mahkememiz duruşmasında alınan beyanında;''Bu konuda soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ediyorum. Sanık ...'ı Bursa Çevik Kuvvet de birlikte çalıştığımız için tanıyorum, kendisi ile 2008-2011 yılları arasında birlikte çalıştık, mesleğe başladığımızda bir yıl süreyle Bursa da FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne bağlı bir evde kaldık, Halim Yücel isimli bizim devre arkadaşımız da bu evde kalıyordu, farklı zamanlarda İ. D., A. K., M. T. M. D. ve A. Ö. A. isimli polis memurları ile birlikte kaldım, bu evin Yunus'un adına olup olmadığını bilmiyorum, ancak bu yapıya ait bir evdi, bu evlerden yaşça bizden büyük olan Niyazi Koçer sorumluydu, himmet ve bağış adı altında para vermedim, sanığın verip vermediğini bilmiyorum, bu ev Yunus'un şahsi evi değildi, bende Yunus'un yanına vararak kalmış değilim, genellikle haftada 1 veya 2 haftada bir evde sohbetler yapılıyordu, bu sohbetleri iki tane öğretmen gelip veriyordu, onlar gelmediği zaman N. K. sohbet veriyordu, sohbetlerde dini içerikleriydi, bazen FETÖ nün kitapları ve videosu izletiliyordu, Yunus da aynı evde kaldığımız için bu sohbetlere katılıyordu, evin masraflarını ve kirayı o dönem evde kalan herkes ortaklaşa karşılıyordu, Çevik Kuvvet deyken üst devreler bizi bu evlere yönlendirdiler, Yunus benden önce mi bu evlere yerleşti sonra mı hatırlamıyorum, olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur. T. E. U'nun mahkememiz duruşmasında alınan beyanında;''Bu konuda soruşturma aşamasında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ediyorum. Ben 2014 yılında Şırnak İl Emniyet müdürlüğüne atandım aynı dönem sanık ...'da atanmıştı. Birlikte koruma şube'de çalıştığımız için tanıyorum. 2015 yılında İsmet (K) isimli şahıs ..., Ş. Ö. ve Y.U. isimli tümen altı polis lojmanlarında oturan polis memurlarıyla kendisi sivil olduğu için buraya giremeyeceğinden dolayı bunlarla benim ilgilenmemi istedi. Ben o dönemde bu yapıdan ayrılma aşamasında olduğumdan kabul etmedim. Ben kopma aşamasında olduğum halde veri inceleme raporuna öğretmenleri olarak beni göstermişlerdi. Ben sanıkla FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne ilişkin herhangi bir temasım olmadı. Kendisi ile iş arkadaşı olarak görüşüyordum. İsmet ayrıca bana Yunus ve diğerlerinin belli bir miktar himmetleri var onları toplamamıda istedi. Ben dediğim gibi bunu zaten kabul etmemiştim..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.