T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/570
Karar No:2023/3307
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Holding A.Ş.
(Eski Unvanı: … Ticaret ve Sanayi A.Ş.)
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: LPG depolama lisansı sahibi davacı şirketin depolama tesisinde 31/03/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde alınan LPG numunesinin analizi sonucunda "koku" parametresi yönünden teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 419.205,00-TL idarî para cezası verilmesine ve aynı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca numune alımına konu tankta bulunan ürün miktarı esas alınarak bu miktar üzerinden müsadere işlemlerinin başlatılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ticarî faaliyetine konu edilen LPG'nin ihtisas gümrükleri ve ihtisas laboratuvarlarının onayı ile tüm yasal gereklere uygun olarak ithal edildiği, teknik düzenlemelere uygun olarak ithal edilen LPG'nin sonradan teknik düzenlemelere aykırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, koku testinin izlenebilirliği ve tekrarlanabilirliği olmayan bir metoda dayandığı, LPG'nin özelliği dolayısıyla ürünün yapısını değiştirecek kalıcı bir işlemin sonradan yapılmasının mümkün olmadığı yönündeki teknik iddiaları dikkate alındığında, bu iddiaların ve davaya konu olayın aydınlığa kavuşturulması için ön araştırma ve soruşturma prosedürünün uygulanarak yapılacak soruşturma neticesine göre karar verilmesi gerekirken, doğrudan davacı şirketin savunması alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; Dairemizin … tarih ve E:… K:… sayılı kısmen bozma kararına uyularak verilen kararda; mevzuatta numune alma konusunda Kurum personelinin yetkilendirildiği, somut olayda da, numunenin Kurumun kendi personeli eliyle alındığı, numune alma işlemi sonucu akredite laboratuvar analizi ile numunenin teknik düzenlemelere uygun olmadığının sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihtisas gümrükleri ve ihtisas laboratuvarlarının onayı ile yasal düzenlemelere uygun olarak ithal edilen LPG'nin teknik düzenlemelere uygun olmadığı iddiası ile kendisine sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, numunelerinin yasal mevzuata aykırı olarak yetkisiz elemanlarca alındığı, analizin yapıldığı ODTÜ-PAL laboratuvarında analiz tarihinde kükürt bileşenini ayrıştıracak herhangi bir cihazın bulunmadığı, laboratuvarın koku deneyi bakımından akredite olmadığı, numunelerin koku bakımından analizinde uygulanan yöntemin tekrarlanabilir ve izlenebilir olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin kısmının ise düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrasının (ç), (h) ve (ı) bentleri ile son fıkrası hariç 4. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirasından az olmamak ve ikimilyonyediyüzellibin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onikisi oranında idarî para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idarî para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kural altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddî hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, dava konusu işlemin davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Kanun koyucu tarafından, Kurulca karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarında, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idarî para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgarî maktu hadden tahsil edilmesi vergi dairesine bir görev olarak verilmiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idarî para cezasının kesinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdarî para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur.
İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idarî para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idarî para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu itibarla, idarî para cezasına konu olan fiilin sübuta ermiş olması ve idarî para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Bölge İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Dosyanın incelenmesinden, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava, kısmen incelenmeksizin ret, işlemin kısmen iptali şeklinde sonuçlandığından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.362,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, aynı miktardaki vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verildiği; Dairemizce verilen 28/06/2022 tarih ve E:2019/3599, K:2022/2892 sayılı kısmen onama kısmen bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi'nce Dairemizin kısmen bozma kararına uyularak, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği; ancak, bozma üzerine verilen kararda, Dairemizce onanan kısım yönünden kesinleşen vekâlet ücreti olmasına karşın yeniden davalı idare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.500,00-TL vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi'nce, kısmen bozma kararına uyularak verilen kararda davalı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekâlet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davalı lehine ikinci defa vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "davalı idare tarafından yapılan istinaf ve temyiz safhasına ait toplam 86,30-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 5.500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" kısmının, ''davalı idare tarafından yapılan istinaf ve temyiz safhasına ait toplam 86,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Dairemizce daha önce verilen kararın kesinleşen kısmında davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyize konu kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmının, hüküm fıkrasında yer alan "davalı idare tarafından yapılan istinaf ve temyiz safhasına ait toplam …-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" kısmının, ''davalı idare tarafından yapılan istinaf ve temyiz safhasına ait toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Dairemizce daha önce verilen kararın kesinleşen kısmında davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.