T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/580
Karar No : 2023/613
TEMYİZE EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2021/1575, K:2022/4420 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2021/1575, K:2022/4420 sayılı kararıyla;
Dava konusuna ilişkin maddi olay, hukuki süreç, ilgili mevzuat aktarılarak,
Davacının örgüt içerisinde yer aldığı ve kendisiyle özel olarak ilgilenildiği şeklindeki tanık ifadesi ile davacı hakkında düzenlenmiş olan iddianamede yer alan ve davacıyla özel olarak ilgilenen şahsa ait olan ifade ile davacının ismine ve okul bilgilerine yer verilerek çalışma evleri ile irtibatının devam ettiği bilgisinin paylaşıldığı ByLock yazışma içeriklerinin, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu değerlendirmesiyle davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin durumun gerektirdiği ölçüde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, 06/02/2023 tarihinde Danıştay nezdindeki dosyaları incelerken müvekkili hakkında verilen temyize konu kararın 26/09/2022 tarihinde Av. …'e tebliğ edildiğini öğrendiği, anılan avukatın bu davayı takip etme sorumluluğu olmadığı, kararın dosyanın asli sahibi olmayan bu avukata tebliğ edildiği, bu avukatın 01/07/2022 tarihi itibarıyla ofislerinden ayrıldığı, dosyada üç vekil olarak göründekilerini, temyize konu karar dışındaki tebligatların üç avukata çıkarıldığı, temyize konu kararın ise sadece anılan avukata çıkarılmış olmasından dolayı karardan haberdar olamadıkları, dava takip yetkisi kendisinde olduğu ve tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığından, kararı öğrenir öğrenmez temyiz başvurusunda bulunduğu, başvurunun süresinde olduğu, davanın esası yönünden verilen kararda ise hukuki isabet bulunmadığı ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Daire Kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinde ise; bu Kanun'da yazılı sürelerin, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, ancak, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı, sürelerin bitmesinin çalışmaya ara verme zamanına rastlaması halinde, bu sürelerin, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinde, baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında da, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu kararının, 7201 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak davacı vekilinin elektronik tebligat adresine 26/09/2022 tarihinde iletildiği ve elektronik yolla tebligatın bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 01/10/2022 tarihinde yapılmış sayıldığı, bu duruma göre, Danıştay Beşinci Dairesi kararına karşı en son, 2577 sayılı Kanun'un öngördüğü otuz günlük temyiz süresinin son günü olan 31/10/2022 Pazartesi günü sonuna kadar temyiz yoluna başvurulması gerekirken, 06/02/2023 tarihinde UYAP sistemi aracılığıyla kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu görüldüğünden, Kanun'da öngörülen süre geçirildikten sonra yapıldığı anlaşılan temyiz başvurusunun esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Davacı vekili tarafından, dava takip yetkisinin kendisinde olmasına rağmen temyize konu kararın iş yerinden ayrılmış olan Av. Enes Burak Özdemir'e yapılmış olması nedeniyle, temyize başvuru süresinin hesaplanmasında öğrenme tarihinin esas alınması gerektiğine ilişkin iddiası yönünden;
Dava dosyasına ibraz edilen 24/03/2021 tarihli vekaletnamenin incelenmesinden, davacı tarafından Av. …, Av. … ve Av. …'in vekil tayin edildiğinin görüldüğü; ayrıca vekaletnamede ismi geçen bu avukatların davayı takipten azledildiklerine ya da bu avukatların davayı takipten vazgeçtiklerine dair yazılı bir irade beyanın dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmış olup, bu sebeple davacı vekilinin iddialarına itibar edilememiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 48/7. maddesi uyarınca kesin olarak,
3. 30/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.