DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/615 E. , 2024/125 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/615
Karar No : 2024/125
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Üniversitesi
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadıköy Şubesinde Türkçe okutmanı olarak sözleşmeli öğretim görevlisi statüsünde görev yapan davacının, 28/12/2017 tarihli Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Komisyonunun, sözleşmesinin yenilenmesinin uygun olmadığına dair kararı gereğince 18/01/2018 tarihi itibarıyla sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildiren … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
2547 sayılı Kanun'un 31.maddesinde, akademik personel istihdamı konusunda üniversitelere takdir yetkisi tanındığı, bu yetkinin sınırsız, soyut ve mutlak nitelikte olmayıp, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği, belirtilen unsurlara uyulmaksızın kullanıldığının yargı yerlerince saptanması halinde ise, idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin gerekeceğinin yerleşik yargısal içtihatlardan olduğu, idare hukukunda benimsenmiş bu prensiple, idarenin işlemlerinde, keyfiliğin, subjektifliğin önlenmesinin ve bu suretle kamu görevlilerinin daha rahat, güvenli bir statüde hizmet vermelerinin amaçlandığı, bu bakımdan sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin işleme dayanak alınan gerekçenin de yukarıda anılan hususlar dahilinde değerlendirilmesi, yapılacak değerlendirmede kamu yararı, hizmet gerekleri gibi kriterlerin yanı sıra ilgilinin durumu ve olaya özgü somut verilerin dikkate alınması gerektiği,
Bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, davalı idare tarafından İstanbul Valiliğinin güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması sonucunda düzenlenen yazısı gereğince, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi karşısında, davalı idarenin takdir hakkını hukuka aykırı olarak kullandığından sözedilemeyeceğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Davacı hakkında yapılan işlemin gerekçesinin "FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının örgüt içi haberleşmede kullandıkları kriptolu haberleşme programı BYLOCK'un üzerine kayıtlı GSM hattında tespit edildiği" yolundaki istihbari bilgiler olduğu,
Davacının ise tüm yargılama aşamasında "BYLOCK kullanıcısı olmadığını, kamuoyunda MORBEYİN olarak isimlendirilen yazılım nedeniyle sanki bu programı kullanmış gibi yanlış bir tespit nedeniyle mağdur olduğunu..." ileri sürdüğü,
Bu iddiaların araştırılması bağlamında 11/06/2019 günlü ara kararı ile İstanbul KOM Şube Müdürlüğünden "... … T.C kimlik numaralı davacı …'ın üzerine kayıtlı GSM hattında BYLOCK programının mevcut olduğu ileri sürüldüğünden; BYLOCK programının davacının üzerine kayıtlı GSM hattının/hatlarının numaralarının ne olduğunun sorulması..." üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile verilen yanıtta; "şube müdürlüğüne teslim edilen Bylock (chat and talk) içerik ve HTS(CGNAT) verileri üzerinde yapılan kontrollerde … isimli şahsa ait içerik ve bylock serverlerina erişim sağladığı anları gösterir HTS(CGNAT) verisi ve bylock kaydına rastlanmadığı, adına kayıtlı GSM hattı ile MORBEYİN listesinde kaydının bulunduğu..." hususunun belirtildiği,
Bu yanıt üzerine,
Dairelerinin 11/06/2019 günlü ara kararına İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün … tarih ve E:… sayılı yazısı ile verilen yanıtta; "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının … (tefrik edilmesi sonrasında … olmuştur) sayılı soruşturma dosyası kapsamında yapılan kontrollerde, Zafer Tarhan (T.C Kimlik No:…) isimli şahsa ait içerik ve bylock serverlarına erişim sağladığı anları gösterir HTS (CGNAT) verisi kaydına rastlanmadığı, şahıs hakkında şube müdürlüğü görevlilerince yapılan sorgulamada bylock kaydına rastlanmadığı, anılan şahıs ile ilgili olarak yapılan çalışmalar neticesinde adına kayıtlı … numaralı GSM hattı ile MORBEYİN listesinde kaydının bulunduğu" belirtilmiş olunduğundan: "1-GSM hattında BYLOCK kaydına rastlanılmamakla birlikte; Zafer Tarhan'ın (T.C Kimlik No: …) GSM hattının MORBEYİN listesinde kaydının bulunmasının adli soruşturma ve kovuşturmalarda ne anlama geldiğinin sorulmasına ve bu hususta ayrıntılı açıklama yapılmasının istenilmesine, 2-Başsavcılığınızın … sayılı soruşturma dosyasında herhangi bir karar verilip verilmediğinin sorulmasına, karar verilmiş ise; verilen kararın (takipsizlik vd) onaylı ve okunaklı (kesinleşmiş ise kesinleşme belirtimli olarak) bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine" şeklinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına 11/10/2019 günlü ara kararı yapıldığı,
Bu ara kararına 14/10/2019 günlü yazı ile verilen yanıtta "… sayılı soruşturma dosyasının halen derdest olduğu, GSM hattının MORBEYİN listesinde kaydının bulunmasının...morbeyin programlarının yönlendirmesi ile örgüt tarafından kullanılan BYLOCK isimli kriptolu programa irade dışında yönlendirilme anlamına geldiği...." hususunun belirtildiği,
Davacının biten sözleşmesinin yenilenmemesine dayanak alınan "BYLOCK kullanıcısı" olduğuna dair istihbari nitelikteki veriler temelsiz kaldığından, buna dayanılarak tesis edilen işlemi hukuka uygunluk karinesinden faydalandırmanın mümkün olmadığı,
Bu bağlamda, yukarıda yer alan gerekçelerle dava konusu işlemin iptali gerekirken, davanın reddi yolunda verilen kararın isabetli görülmediği ve kaldırılması gerektiği,
Öte yandan, yapılan adli soruşturma sonrasında, Dairelerince bu veriler esas alınarak yapılan değerlendirmenin aksine bir hukuksal durumun vuku bulması halinde, idarece her zaman işlem tesis edilebileceği,
Diğer yandan, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı (16/02/2018) tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin Anayasa'nın 125. maddesinin bir gereği olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/09/2022 tarih ve E:2019/9638, K:2022/5175 sayılı kararıyla;
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,
Bununla birlikte, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesinin davacının görev süresinin doğrudan uzayacağı anlamına gelmediği, idarece yapılacak yeniden değerlendirme sonrasında sözleşmenin uzatılıp uzatılmaması konusunda yeni bir karar verileceğinden, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesinin mümkün olmadığı,
Bu durumda, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekteyken, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan dava konusu işlem nedeniyle, Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik ilk kararında ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; sözleşmenin yenilenip yenilenmeyeceğinin idarenin takdir ve yetkisinde olduğu, dava konusu işlemin iptal edilmiş olmasının doğrudan parasal hakların ödenmesini gerektirmeyeceği, zira sözleşme süresinin sonunda idarenin takdirine bağlı olarak sözleşmenin yeniden yıllık olarak imzalandığı, süresiz sözleşmenin söz konusu olmadığı, dava konusu işlemin iptalinin davacının sözleşmesinin yenileneceği anlamına gelmediği, harçtan muaf olması nedeniyle aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri arasında harçların yer almasının, hukuka aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Dava, Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadıköy Şubesinde Türkçe okutman olarak belirli süreli hizmet sözleşmeli öğretim görevlisi statüsünde görev yapan davacının, 676 sayılı KHK'nin 74. maddesi kapsamında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda; hakkında herhangi bir kayda rastlanılmamakla birlikte Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesi kapsamında elde edilen istihbari bilgiler kapsamında FETÖ/PDY terör örgütü mensupları tarafından kullanılan ByLock uygulamasını kullandığının tespit edildiğinin bildirilmesi üzerine 28/12/2017 tarihli Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Değerlendirme Komisyonunun sözleşmesinin yenilenmesinin uygun olmadığına dair kararı gereğince 18/01/2018 tarihi itibarıyla sözleşmesinin yenilenmeyeceğini bildiren … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının biten sözleşmesinin yenilenmemesine dayanak alınan "ByLock kullanıcısı" olduğuna dair istihbari nitelikteki veriler, yapılan ara kararlar neticesinde davacı adına kayıtlı GSM hattının "morbeyin" listesinde kaydının bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle temelsiz kaldığından, bu bilgiye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu kararın temyiz incelemesinde, Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/09/2022 tarih ve E:2019/9638, K:2022/5175 sayılı kararıyla; kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. Israr hususu davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenip ödenmeyeceğine ilişkindir.
İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir.
Buna karşın, öğretim görevlilerinin belirli süreli hizmet sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda; idari yargı mercilerince dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilmesi halinde verilen iptal kararlarının hukuksal sonucu olarak tesis edilen işlemler ortadan kalkmakla birlikte; bu durum sözleşmenin doğrudan yenilenmesi sonucunu doğurmamakta, verilen iptal kararları üzerine yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmesi veya yenilenmemesi yönünde yeni bir karar alınması gerekmektedir.
Davacının sözleşmeli öğretim görevlisi statüsünde görev yapması ve dava konusu işlemin davacının biten sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi olması nedeniyle buradaki sözleşmeli personel statüsüne yönelik bir değerlendirme yapmak gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2011 tarih E:2008/54, K:2011/45 sayılı bir kararında; Anayasa’nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği, maddede sözü edilen “diğer kamu görevlileri” kavramının memurlar ve işçiler dışında, kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde kamu hukuku ilişkisiyle çalışanları kapsadığı belirtilmek suretiyle 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında çalışanlar, Anayasa'nın 128. maddesinde belirtilen "diğer kamu görevlileri" kapsamında görülmüştür.
Buna göre sözleşmeli personel düzenlemesi ile, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeli personel çalıştırılabileceği düzenlenmek sureti ile memuriyet statüsünden farklı bir statüye yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu suretle kamu yönetiminde sınırlı da olsa bir esneklik yaratılması amaçlanmış olup, sözleşmeli personel açısından kamu hizmetinin gerekleri ile bağlantılı olarak memurlara tanınan yasal güvencelere kıyasla daha sınırlı güvencelere yer verilmiştir.
Memurlarla aynı işi yapsalar da sözleşmeli personelin statüsü, çalıştırılma amacı, süresi, hakları ve yükümlülükleri memurlardan farklılık arz etmekte ve istihdam koşulları yönünden, idareye tanınan takdir yetkisi ölçüsünde, haklarında aynı hukuksal statüde bulunmadıkları memurlardan farklı düzenlemeler yapılması mümkün hale gelmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi, belirli süreli hizmet sözleşmeli statüde çalışan davacının görev süresinin doğrudan uzayacağı anlamına gelmemekte olup; idarenin kadro ve ihtiyaç durumu ile kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda sahip olduğu takdir yetkisi kapsamında yapılacak yeniden değerlendirme sonrasında sözleşmenin uzatılıp uzatılmaması konusunda yeni bir karar verileceğinden, davacı hakkında kesin ve net olarak belirli olmayan parasal hak kayıplarına ilişkin olarak sözleşmenin yenilendiği varsayımı ile doğrudan bir kabul kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekteyken, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.