T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6153
Karar No : 2023/3250
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tunceli İli, … Komando Tugayı … Komando Taburunda piyade üsteğmen olarak görev yapmakta iken "sözleşmesinin yenilenmemesine" karar verilen davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/D-1 maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; uyuşmazlıkta, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının … esas sayılı dosyası ile davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçu isnadıyla iddianame düzenlenmesi sonucunda açılan ceza davasında … Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; "....sanığın FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatını mahremiyet çerçevesinde sakladığı, HTS kayıtları kapsamında 2013-2016 yılların askeri mahrem yapıya özgü şekilde kısa süreli sabit hattan 5 defa tekil ve kendisi gibi üstğemen ve teğmen rütbesinde olan asker personeller ile 4 defa ardışık olarak arandığı, dinlenen tanık beyanı ve sanık savunması kapsamında sanığın ardışık aramada ismi geçen askeri personeller ile tanışık ve devre olduğu, 2014 yıllarında askeri mahrem yapı içerisinde mahrem kurallara uyarak sohbet toplantılarına katıldığı ve mahrem örgüt sorumlusu ile görüştüğü, sanığa yönelik yapılan tekil ve ardışık aramalarda arama şekilleri ve arama saatleri ile ardışık aranılan askeri personelin ardışık sistem ve mantığı içerisinde arandığı, yapılan aramaların ardışık arama sistematiğine uygun olduğu, aranılan sanıkların rütbelerinin aynı/yakın olduğu ve aynı yerde çalıştıkları anlaşılmış olup sanığın bu itibarla örgüt elebaşının gizlilik ile ilgili talimatlarına uyarak örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt mensuplarınca sanık ile ardışık olarak iletişim kurulduğu, sanığın örgüt talimatlarına riayet ederek gizlilik içerisinde iletişime geçmek suretiyle örgütsel faaliyette bulunulduğu, sanığın eylemlerinni silahlı örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermesi ve mahrem kurallarına tam riayet etmesi hususu dikkate alındığında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesi gerektiği...." gerekçelerine yer verilerek cezalandırılmasına kararı verildiği, bu durumda yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; yapılan ceza yargılaması neticesinde, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu sonucuna varılarak hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği de dikkate alındığında, davacı hakkında yürütülen adli yargılama sırasında toplanan deliller ve alınan tanık ifadelerinden örgüt ile irtibat içinde olduğu hususunun sübuta erdiğinin anlaşıldığı, davacının yukarıda aktarılan eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat, iltisak ve mensubiyet düzeyinde ilişkisinin olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/D maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından bahisle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Somut delile dayanmadan tesis edilen dava konusu işlemde takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı, gerekçe yükümlülüğünün yerine getirilmediği, davalı idarenin kişiselleştirme yapmadan tesis ettiği işlemde şahsının FETÖ/PDY ile iltisakı ya da irtibatı olduğu iddiası ile kendisini yargılama mercii yerine koyduğu, işlemin hukuka aykırı olduğu, konu ile ilgili hakkında soruşturma açılmadığı, işlemin soyut ve duyuma dayalı kurum kanaatine dayandığı, Anayasa Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile kamu görevinden çıkarılan kişilerle ilgili bireyselleştirme yapılmadan, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yürütülmeden tesis edilen rütbelerin geri alınması tedbirinin ölçülü olmadığının ve Anayasa'ya aykırı olduğunun ortaya konulduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Milli Savunma Bakanlığı'nda görev yapmakta iken, "sözleşmesinin yenilenmemesine" karar verilen davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/D-1 maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır.
Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı hakkındaki TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama gideri için Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek davacının yanlış yönlendirilmesi sebebiyle müzekkere yazılmamasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.