T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6157
Karar No : 2023/5699
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. … - Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın onanmasına dair Danıştay İkinci Dairesinin 16/05/2023 günlü, E:2022/4555, K:2023/2587 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, …Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde kalp ve damar cerrahi uzmanı olarak çalışan davacı tarafından, 22/02/2010 tarihinden itibaren ameliyat listelerine alınmamasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlarının karşılığı olarak 40.000,00-TL maddi ve 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlık Hakkında Verilen Kararlar:
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 12/06/2013 günlü, E:2012/10762, K:2013/4930 sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş ve davacı tarafından yapılan karar düzeltme isteminin de Danıştay Beşinci Dairesinin 11/12/2013 günlü, E:2013/9266, K:2013/9758 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine Mahkeme kararı kesinleşmiştir.
Bu defa davacı tarafından, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan Kanun'un 50/2. maddesi uyarınca verdiği 17/07/2018 günlü, 2014/2037 sayılı kararı ile davacının gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davaya konu olayda, davacının ameliyat yapmaktan alıkonulduğunun ileri sürüldüğü, davacının bünyesinde çalıştığı kliniğin şefi tarafından hazırlanan görüş yazısı ile bu yazının İl Sağlık Müdürlüğüne iletilmesine ilişkin … günlü, … sayılı Başhekimlik yazısında davacının klinik hizmetlerinde yetersiz olduğu tespitinde bulunulduğu ve İl Sağlık Müdürlüğünün … günlü, … sayılı yazısı uyarınca davacının yapmış olduğu birtakım ameliyatlar hakkında hazırlanan 12/04/2011 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 09/09/2009 tarihinde ameliyat ettiği bir yıl bir aylık hasta … hakkında 14/10/2009 tarihli Kardiyoloji-Kardiyovasküler Cerrahi Konsey kararı ile tekrar aynı ameliyatın yapılmasının kararlaştırıldığı, 09/02/2012 tarihinde ameliyat ettiği bir yıl dokuz aylık hasta … hakkında anılan Konseyce tam düzeltme ameliyatı yapılmasının kararlaştırıldığı, 27/03/2008 tarihinde ameliyat ettiği 13 yaşındaki … isimli hastayı 31/08/2008 tarihinde yine ameliyat ettiğinin görüldüğü; öte yandan, Mahkemenin 16/12/2011 tarihli ara kararına cevaben gönderilen belgelerin incelenmesinden davacının "çocuk kalp ve damar cerrahisi" yan dal uzmanlık belgesi almak istemiyle yaptığı başvurusunun, Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile yetersiz bulunarak reddedilmesi ile davacının ameliyat listelerine alınmadığının anlaşıldığı, davacı hakkında yalnız idari soruşturma kapsamında hazırlanan ve davacının yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir değerlendirme içermeyen rapordaki ifadelere dayanılarak işlem tesis edildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; davaya konu işlem sebebi ile davacının meydana geldiği öne sürülen zararının tespit edilebilmesi amacı ile 21/05/2021 tarihinde dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 28/06/2021 tarihli havale ile kayıtlara giren bilirkişi raporu ile davacının zararlarının 14.409,00-TL olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı; diğer yandan davacı hakkında yeterli inceleme ve araştırma yapılmayarak hakkında faaliyetinin engellenmesi ve yetersiz olduğu yönündeki iddialara maruz kalması sebebi ile oluşan manevi zararı sebebi ile 5.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçeleriyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 14.409,00-TL'nin ilk başvuru tarihi olan 16/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, bakiye 25.591,00-TL yönünden davanın reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 16/12/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine, 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarelerin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 16/05/2023 günlü, E:2022/4555, K:2023/2587 sayılı kararıyla, İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANLARIN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından; davacının bünyesinde çalıştığı kliniğin şefi tarafından hazırlanan görüş yazısı ve bu yazının İl Sağlık Müdürlüğüne iletilmesine ilişkin … günlü, … sayılı Başhekimlik yazısıyla davacının klinik hizmetlerinde yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının yan dal uzmanlık belgesi almak amacıyla yaptığı başvurunun da reddedildiği dikkate alındığında klinik yetersizliği sebebiyle ameliyat listelerine alınmadığının açık olduğu, bu nedenle ameliyat listelerine alınmadığı dönemde bir zararının oluştuğundan bahsedilemeyeceği, emsalleri nazara alınarak hesaplanan sabit ek ödemenin de anılan dönemde fiilen çalışmaması nedeniyle kendisine ödenmesine imkan bulunmadığı, sabit dışı ek ödemenin hesaba katılmasının da doğru olmadığı, manevi tazminatın idarenin ağır hizmet kusurunun bulunması halinde hükmedilen bir tazminat kalemi olduğu, dava konusu olayda idarenin ağır hizmet kusurunun veya başka herhangi bir kusurunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarına faiz işletilemeyeceği, davanın reddi gerektiği ileri sürülerek, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hükmedilen tazminat miktarlarına faiz işletilmesine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması, Mahkeme kararının esasına yönelik yapılan karar düzeltme istemlerinin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idarelerin kararın esasına yönelik karar düzeltme istemlerinin incelenmesi sonucunda;
Danıştay dava daireleri ile idari veya vergi dava daireleri kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1. fıkrasında gösterilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, anılan daire ve kurulların kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen nedenlerle bağlı oldukları belirtilmiş bulunmaktadır.
Mahkeme kararının esasına yönelik olarak, karar düzeltme dilekçelerinde ileri sürülen düzeltme nedenlerinin anılan maddede sayılan nedenlere uymadığı anlaşılmıştır.
Kararın, hükmedilen tazminat miktarlarına faiz işletilmesine ilişkin kısmına yönelik davalı idare istemleri incelendiğinde;
Davalı idarelerin, Mahkeme kararının hükmedilen tazminat miktarlarına faiz işletilmesine ilişkin kısmına yönelik düzeltme talepleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 54. maddesine uygun bulunduğundan, davalı idarelerin karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü ile Danıştay İkinci Dairesinin 16/05/2023 günlü, E:2022/4555, K:2023/2587 sayılı kararı bu yönüyle kaldırılarak; uyuşmazlık hükmedilen tazminat miktarlarına faiz işletilmesine ilişkin kısım yönünden yeniden incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, ameliyat listelerine alınmamasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı, dava dilekçesinde veya dava açma süresi içerisinde verilen ek bir dilekçe ile faiz isteminde bulunulmadığı, buna rağmen İdare Mahkemesince hükmedilen tazminat miktarlarının, davacının davalı idareye başvuru yaptığı 16/12/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu haliyle, davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına ilişkin olarak, davacının faiz talebi bulunmadığından, taleple bağlılık ilkesi gereğince, davalı idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde hukuki isabet bulunmadığı açıktır.
Bu nedenle, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki "40.000,00-TL maddi tazminat isteminin 14.409,00-TL'nin ilk başvuru tarihi olan 16/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, bakiye 25.591,00-TL yönünden reddine," cümlesinin "40.000,00-TL maddi tazminat isteminden 14.409,00-TL'nin davacıya ödenmesine, bakiye 25.591,00-TL yönünden reddine," şeklinde, " manevi tazminat yönünden 5.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, ilk başvuru tarihi olan 16/12/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine, 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddine," cümlesinin " manevi tazminat yönünden 5.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulü ile 5.000,00-TL'nin davacıya ödenmesine, 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddine," şeklinde düzeltilerek Mahkeme kararının onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın esasına ilişkin onama kararına karşı davalı idarelerin KARAR DÜZELTME İSTEMLERİNİN REDDİNE oybirliğiyle,
2. Anılan İdare Mahkemesi kararının hükmedilen tazminat miktarlarına faiz işletilmesine ilişkin kısmı yönünden onanmasına yönelik davalı idarelerin KARAR DÜZELTME İSTEMLERİNİN KISMEN KABULÜ ile temyize konu kararın hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin yarısının davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, kalan yarısının davalı idareler üzerinde bırakılmasına, 30/11/2023 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, ameliyat listelerine alınmamasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle işbu davanın açıldığı, dava dilekçesinde veya dava açma süresi içerisinde verilen ek bir dilekçe ile faiz isteminde bulunulmadığı, buna rağmen İdare Mahkemesince hükmedilen tazminat miktarlarının, davacının davalı idareye başvuru yaptığı 16/12/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, davalı idarelerin karar düzeltme istemlerinin kısmen kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.