T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/619
Karar No : 2023/2834
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Komutanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Bingöl ili, Yayladere … Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 22/11/2016 tarihinde üs bölgesine dönüş esnasında düşerek yaralandığından bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık efor kaybı için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 283.071,77 TL) maddi tazminat ve 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin kusursuz sorumluluğuna dayalı sorumluluğunun bulunduğu, efor kaybına dayalı maddi tazminat istemi yönünden; Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sunulan hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan ek bilirkişi raporunda 283.071,77 TL maddi zararının olduğunun tespit edildiği, manevi tazminat istemi yönünden; işinin ve davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, iyileşme süreci ve davacının branşında görevine devam ettiği hususları gözetildiğinde, manevî olarak duyduğu elem ve ızdıraba karşılık manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının maddi zararına karşılık 283.071,77 TL maddi tazminatın kabulüne, manevi zararına karşılık, 20.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, ödenecek tazminat miktarlarına davalı idareye başvuru tarihinden (20/12/2019) itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; maddi tazminatın eksik hesaplandığı, manevi tazminatın tamamına hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davacıya ödenen nakdi tazminat ve tanınan sosyal haklar nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının Bingöl ili, Yayladere … Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş olarak görev yaptığı, 22/11/2016 tarihinde Kazıktepe Üs Bölgesinden görev devir teslimi yapıldıktan sonra ana üs bölgesine dönüşe geçildiği esnada yolun karlı ve buzlu olmasından dolayı ayağının kayması sonucu düştüğü, ayağından yaralandığı, yaralanması akâbinde hastaneye sevkinin sağlanarak gerekli tedavilerinin yapıldığı, davacı tarafından 20/12/2019 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
A) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının incelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmının incelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Tazminat hukukunda çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
İdare Mahkemesince, davacının dava konusu olay sebebiyle meydana gelen vücut fonksiyon kaybının tespit edilebilmesi amacıyla ara kararı ile davacının engel durumunu bildirir rapor alınmasının istenilmesi üzerine Aydın Devlet Hastanesinin 14/09/2021 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda, davacının engel oranının %9 ve raporun 1 yıl süreyle geçerli olduğunun belirtildiği, tazminat hesabının bu orana göre yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alınan raporun bir yıl süreli olduğu dikkate alındığında davacının dava konusu olay sebebiyle sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise sürekli maluliyet oranının tespit edilmesi için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre, yine bu Yönetmelikte belirtilen sağlık hizmeti sunucularından veya Adli Tıp Kurumundan sağlık raporu alınması ve tazminat hesabının güncel maluliyet oranına göre yapılması gerekmektedir.
Bu doğrultuda, davacının güç (efor) kaybından doğan zararı;
Aktif dönemde, zarara uğranılan tarihten itibaren yasal emeklilik yaşının sonuna kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) yukarıda anılan Yönetmeliğe göre yeniden alınacak rapor ile belirlenecek çalışma gücü kaybı oranının uygulanması; pasif dönemde ise, davacının emeklilik yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için -bir çalışmanın karşılığı olmaması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete yine çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle ortaya çıkacak miktarlar toplanarak hesaplanmalıdır.
Söz konusu hesaplamada, gelecek yılların asgari ücretlerinin bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca davacıya olay nedeniyle ödenen nakdi tazminatın yasal faiz uygulanarak güncellenmiş tutarının yarar kabul edilmek suretiyle denkleştirme (yarar- zarar hesabı) yapılması gerektiği de açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının sürekli güncel maluliyet (çalışma / iş gücü kaybı) oranının tespiti amacıyla rapor alınması, alınacak raporda davacının sürekli maluliyetinin olduğunun belirlenmesi durumunda bu rapora ve yukarıda belirtilen esaslara göre yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak maddi tazminat miktarının tespit edilerek ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında maddi tazminat yönünden hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; davacı tarafından maddi tazminat istemi yönünden istinaf yoluna başvurulmadığı, sadece manevi tazminat yönünden istinaf yoluna başvurulduğu görülmektedir. Bu durumda davacı yönünden İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kesinleştiği dikkate alındığında Mahkemece yeniden hükmedilecek maddi tazminat miktarının 283.071,77 TL'yi aşamayacağı tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı yönünden ONANMASINA, maddi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.