T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6292
Karar No : 2023/9068
DAVACILAR :
1- …'a vekaleten
VEKİLİ: Av. …
2- …
DAVALI: … Bakanlığı
İSTEMİN_ÖZETİ: Davacılar tarafından, 18/01/2013 tarihli, 28532 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği"nin 28. maddesi, 2. ve 3. fıkralarının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 75.000,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
18/01/2013 tarihli, 28532 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin "Bir sağlık kuruluşunda muayene ve tedavi" başlıklı 28. maddesinde, "...(2) Şiddet uygulayanın muayene ve tedavisinin sağlanmasına karar verilmesi halinde, illerde il halk sağlığı müdürlüğüne, ilçelerde toplum sağlığı merkezine başvurulması zorunludur.
(3) Şiddet uygulayan, illerde il halk sağlığı müdürlüğü varsa ruh sağlığı şubesi tarafından, ilçelerde toplum sağlığı merkezi tarafından kamuya ait sağlık kuruluşuna sevk edilir. İlgilinin tedaviyi sürdürüp sürdürmediği ve yapılan işlemin sonucu bu birimler tarafından ŞÖNİM’e bildirilir..." kuralına yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacılar tarafından, temel iddia olarak, 6284 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi uyarınca hakkında önleyici tedbir kararı verilen kişinin, muayene ve tedavisinin gerçekleştirileceği sağlık kuruluşu bakımından kamu - özel ayrımı yapan, böylelikle kamuya ait sağlık kuruluşu yerine özel sağlık kuruluşuna başvuranların sağlık giderinin karşılanmasına engel olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında hukuka uyarlık olmadığının ileri sürüldüğü, ancak bu iddiaların iptali istenen Yönetmeliğin 28. maddesi, 2. fıkrası ile 3. fıkrasının yalnızca 1. cümlesini kapsadığı, anılan Yönetmelik maddesinin 3. fıkrası, 2. cümlesi yönünden ise herhangi bir hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı görülmektedir.
Buna göre, davacılar tarafından, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin (28. maddesi, 2. fıkrası ile 3. fıkrası, 1. cümlesine ek olarak) 28. maddesi, 3. fıkrası, 2. cümlesinin de iptalinin istenilip istenilmediğinin ortaya konulması, iptalinin istenilmesi halinde açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde belirtilmesi, ayrıca iptali istenilen düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemenin davacıların menfaatini ne şekilde etkilediğinin -menfaatlerini ortaya koyan bilgi ve belgeler de sunularak- ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacılara duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 27/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.