T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/653
Karar No : 2023/2453
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : ... Bakanlığı
DAVANIN_ÖZETİ : İstanbul Anadolu Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü'nce düzenlenen 14/01/2023 tarihli Çocuğun Teslim Edilmediğine Dair Tutanak ile dayanağı 04/08/2022 tarih ve 31913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 39. maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesi, 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında da, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun "Şikayet ve İtiraz" başlıklı 41/E maddesi, 1. fıkrasında, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı, öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyette bulunulabileceği; aynı maddenin 3. fıkrasında, Şikâyet üzerine verilen karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ilgili adli yargı mercileri nezdinde itiraz edilebileceği ve itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 41/İ maddesi dayanak alınarak hazırlanan dava konusu "Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik"in "Şikayet ve İtiraz" başlıklı Sekizinci Bölümünde (43 ila 49. maddeler) de Kanunla aynı düzenlemelere yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Nitekim, yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerlerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; ... Aile Mahkemesinin davacı ile çocukları arasında belirli günlerde kişisel ilişki tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı ara kararının, İstanbul Anadolu Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü tarafından çocukların görüşmeyi reddetmesi nedeniyle uygulanamadığı ve görüşme planı yapılmasının uygun görüldüğü, bu hususun 14/01/2023 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, bunun üzerine davacı tarafından tutanak altına alınan kişisel ilişki kurulması kararının uygulanmaması işlemi ile bu işlemin dayanağını oluşturan Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmeliğin 39. maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Buna göre, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin müdürlükçe yapılan işlem ve verilen kararlara karşı aile veya asliye hukuk mahkemelerinde şikayet ve akabinde itiraz edilebileceğini düzenleyen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 41/E maddesi hükmü karşısında, çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair Mahkeme kararının yerine getirilememesine yönelik işlem mahiyetindeki İstanbul Anadolu Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğünün 14/01/2023 tarihli tutanağı yönünden uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, adli yargı yerlerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, düzenleyici idari işlem niteliğinde bulunan dava konusu Yönetmelik'in 39. maddesinin iptaline yönelik uyuşmazlığın ise idari yargı yerince (Danıştay) çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından, adli yargı yerinde görülmesi gereken işlem (14/01/2023 tarihli tutanak) ile idari yargı yerinde görülmesi gereken düzenleyici işlem (Yönetmeliğin 39. maddesi) yönünden ayrı dilekçelerle ilgili yargı koluna başvurulması; Yönetmeliğin 39. maddesinin iptali istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde dava açmakta serbest olunmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına,
3. Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. İstemi hâlinde kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin davacıya iadesine, 08/05/2023 tarihinde kesin olarak karar verildi.