T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/657
Karar No : 2023/6214
DAVACI : …Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU: 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 30.09.2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen 5.maddesinin 8.fıkrası, 20.maddesinin 8.fıkrasının (b) bendi, 22.maddesinin 1.fıkrasının (b), (ç) (e), (ğ), (h), (i), (j), (k) ve (l) bentlerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Yönetmelikte 30 Eylül 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle emsale dâhil edilmeyen yeni eklemeler yapıldığı için emsal dışı kalan alanların oranlarının arttırıldığı, bu Yönetmelik maddeleriyle sağlanan emsal harici yapılaşma olanaklarının, imar planlarıyla belirlenen yapı yoğunluklarının geçerliliğini ve işlevini ortadan kaldırdığı, katlar alanı hesabına dâhil edilemeyen kullanımların 3 Temmuz 2017 tarihli Yönetmelikte zaten oldukça geniş bir kapsama sahip iken yapılan değişikliklerle emsal dışı alanların daha da arttırıldığı, yapı inşaat alanlarının giderek artan bölümlerinin Yönetmelik değişikliği veya plan notları/hükümleriyle emsal harici bırakılmasının planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, bir planlama sisteminde en başta, planlarla oluşacak yapı stokunun kentsel altyapı ile ilişkisinin belirsiz hale geldiği, su, kanalizasyon, doğalgaz, yeşil alan, sosyal servisler gibi kentsel altyapıların sunum düzeylerinin, bu altyapıları kullanacak nüfusla ilişkili olarak planlandığı için imar planlarını hazırlayan plancıların ve onaylayan kurumların plana göre dört kat hacmi olacak yapılaşmayı ve bu yapıları kullanacak nüfusu, planların hazırlanma ve onay aşamalarında öngörmelerinin mümkün olmayacağı, böyle bir yaklaşımda planlamanın, kamu kaynaklarının hesaba dayalı olarak ekonomik kullanılması olarak tanımlanabilecek en temel işlevinin ortadan kaldırıldığı, İmar Kanunu'nun 5. maddesinde yapı yoğunluğunun nazım imar planı ve uygulama imar planı ile belirlenmesi öngörülmüş olmasına karşın dava konusu edilen Yönetmelik maddesiyle imar planında belirlenen emsalin çok üzerinde inşaat yapılmasına olanak tanınmasının nazım ve uygulama imar planlarının yapı yoğunluğunu belirleme işlevlerinin Yönetmelikle ortadan kaldırılması anlamına geleceği, bu uygulamaların kat yüksekliklerinin serbest bırakılmasını gerektireceği, komşu imar adaları ve hatta parsellerde inşa edilecek binaların hacimleri (yükseklikleri başta olmak üzere) önceden tahmin edilemez hale geleceği için komşu binalar arasında kitlelerinden kaynaklanan olumsuz dışsal etkilerin ortaya çıkabileceği, komşu iki parselden birinde daha sonra inşa edilecek binanın kitlesi, diğer parselde daha önce inşa edilmiş bina için manzara, güneş, ışık, gibi etmenler bakımından olumsuzluklar ortaya çıkarabileceği, kentsel tasarım ilkeleri bakımından büyük önemi olan, binaların birbirleriyle ilişkili olarak kütle düzenlerinin önceden planlanmasının olanaksız hale geleceği, uygulama imar planı ile belirlenmesi öngörülmüş olmasına karşın, dava konusu edilen Yönetmelik maddeleriyle imar planında belirlenen emsalin çok üzerinde inşaat yapılmasına olanak tanınmasının, yapı inşaat yoğunluğunun tüm gereksinimler dikkate alınarak nazım ve uygulama imar planlarıyla belirlenmesi ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI: Anılan maddeler ile ülke genelinde uygulanmak ve idarelerce değiştirilmemek üzere ortak bir oran getirilerek, yaygın bir uygulama olarak karşımıza çıkan imar planıyla ya da idare yönetmelikleriyle inşaat emsallerinin örtülü bir şekilde artırılmasına son verilerek ülke genelinde uygulama birlikteliğinin sağlandığı, idarelere %30 sınırı içinde kalmak kaydıyla balkon, kat bahçesi, çatı terası vb. ihtiyaç farklılıklarına göre o yörenin mimari proje ihtiyaçları göz önünde bulundurularak kentsel standartlara uygun emsal harici alanları belirleme imkânı tanınarak yöreye özgü yapılaşma koşullarının oluşturulmasının amaçlandığı, bodrum katlarda yapılan ortak alan niteliğindeki sığınak, mescit ve diğer zorunlu müştemilatların yalnızca asgari alanlarının % 30 hesabına dâhil olmaksızın emsal harici tutulması öngörülerek uygulamada sıklıkla karşılaşılan bu alanların suiistimale konu edilmesi ve öngörülmeyen emsal artışlarına sebebiyet vermesinin engellendiği, bodrum katlarda yapılan zorunlu otopark alanlarının 2 katı ile bütün cepheleri tamamen gömülü olan bina cephelerinde ilave kat görünümüne neden olmayan bodrum katlarda yapılan ortak alan otoparkların emsal harici tutularak otopark yapımının teşvikinin amaçlandığı, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2013/6220 sayılı dosyasında verilen kararda kural olarak imal edilecek yapılarda bulunması zorunlu olan bölümlerin (sığınak, asansör boşlukları, bacalar, şaftlar, ışıklıklar, ısı ve tesisat alanları, yakıt ve su depoları, kömürlükler, otoparklar, yangın merdiveni ve korunumlu koridor ile yangın güvenlik holü v.b.) varlığının teknik ve sosyal altyapı alanlarına yük getirici bir yönünün bulunmadığı, bilakis faydasının bulunduğu, nüfus yoğunluğunu attırmadığı, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararına nispeten önemsiz kaldığı, bu itibarla söz konusu alanların emsal harici tutulmasında düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır. Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03/11/2021 tarih, E:2019/2531, K:2021/2151 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişen dava konusu 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişen 5. maddesinin 8. fıkrasının, 20. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b), (ç), (e), (ğ), (h), (i), (j), (k) ve (l) bentlerinin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesi'nin 03/02/2021 günlü, E: 2017/ 7567, K:2021/1090 sayılı kararıyla; 1-30.09.2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5.maddesinin 8.fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresinin, (b) bendindeki "kapıcı daireleri" kısmının, (c) bendinin, 20.maddesinin 8.fıkrasının (b) bendindeki "Açık yüzme havuzu" kısmının, 22.maddesinin 1.fıkrasının (ç) bendinin, (ğ) bendinin, (l) bendinin "açık veya kapalı merdiven evi" ibaresi dışında kalan kısımlarının ve Yönetmeliğin 5.maddesinin 8.fıkrasında yer alan "son katın üzerindeki ortak alan teras çatılar" kısmının, 22.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin, (j) bendinin ve (k) bendinin İPTALİNE, 2- Yönetmeliğin dava konusu 5.maddesinin 8.fıkrasında yer alan "22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının % 30’unu aşamaz. Ancak; 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan, korunumlu ya da korunumsuz normal merdiven dışındaki yangın merdiveni ve korunumlu koridorun asgari ölçülerdeki alanı ile yangın güvenlik holünün 6 m² si ... yapının ihtiyacı için bahçede yapılan açık otoparklar, konferans, spor, sinema ve tiyatro salonları gibi özellik arz eden umumi yapılarda düzenlenmesi zorunlu olan boşluklar, alışveriş merkezlerinde yapılan atrium boşluklarının her katta asgari ölçülerdeki alanı" ibaresi, (a) bendindeki "Zorunlu otopark alanları" kısmı, (b) bendindeki "Sığınak, asansör boşlukları, merdivenler, bacalar, şaftlar, ışıklıklar, ısı ve tesisat alanları, yakıt ve su depoları, jeneratör ve enerji odası, kömürlükler ve.... ilgili mevzuat, standart ya da bu Yönetmeliğe göre hesap edilen asgari alanları," kısmı, (ç) bendi, (d) bendindeki "Otopark alanları" kısmı, 20.maddesinin 8.fıkrasının (b) bendindeki, "Bağımsız bölüm olarak düzenlenmeyen veya bağımsız bölümün eklentisi niteliği taşımayan, yapının ana taşıyıcı sistemleri ile bütünleşik olmayan, bahçe alanının %20’sini geçmeyen; kameriye, pergola, sundurma ... ve süs havuzu," kısmı; 22.maddesinin 1.fıkrasının (e) bendi, (ğ) bendi, (h) bendi, (i) bendi ve (l) bendinin "açık veya kapalı merdiven evi" ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE karar verildiği, bu karara karşı taraflarca temyize başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/11/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/3121 sayılı kararıyla ; Anılan kararın 3/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişen dava konusu; 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi, 22.maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresi, yönünden BOZULMASINA, dava konusu; -5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "Zorunlu otopark alanlarının" ibaresi ile, (b) bendindeki "Sığınak, asansör boşlukları... bacalar, şaftlar, ışıklıklar, ısı ve tesisat alanları... su depoları... enerji odası, kömürlükler ve... ilgili mevzuat, standart ya da bu yönetmeliğe göre hesap edilen asgari alanları" ibareleri, yönünden değişik gerekçe ile ONANMASINA, temyize konu diğer düzenlemeler yönünden ise aynen ONANMASINA, karar verildiği anlaşıldığından, kararın bozma kısmı üzerine dosya incelendi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi hükmünde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına Danıştay dava dairelerince ısrar etme olanağı tanınmamıştır.
Bu durumda, bozma kararına uyularak;
1- Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde; (8) 22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının %30’unu aşamaz. Ancak... binaların bodrum katlarında yapılan;
a) Zorunlu otopark alanlarının 2 katı,
...
c) Konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 50’sini aşmayan depo amaçlı eklentiler,
...
bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelerde yer verilen, bodrum katlarında yapılan zorunlu otopark alanlarının 2 katı ile depo amaçlı eklentilerin nüfus yoğunluğunu artırmadığı, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu kullanımların emsal hesabı dışında tutulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kaldı ki, zorunlu otopark alanlarının sadece 2 katı ve depo amaçlı eklentilerin konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının %10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının ise %50’sini aşmayan kısmı öngörülmek suretiyle, söz konusu alanların emsal haricinde değerlendirilecek kısımlarına sınırlama getirilmiş olup, bu haliyle imar mevzuatına aykırı bir yönünün de bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin aynı düzenlemeleri içeren 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararı da bu yöndedir.
2- Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendinde; (8) 22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının %30’unu aşamaz. Ancak... binaların bodrum katlarında yapılan;
...
e) Ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin toplam 100 m2'si,
bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
3- Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "(1) 5 inci maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen esaslar dâhilinde;
...
(ğ) Ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanları ve çocuk bakım üniteleri,
...
katlar alanına dâhil edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
"Ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanları ve çocuk bakım üniteleri" ibaresine yönelik olarak ise imar parseli içinde ticari amaç içermese dahi, kapalı alan kullanımı sağlandığı ayrıca yapı ve nüfus yoğunluğuna sebebiyet vereceği açık olan söz konusu bölümlerin, tamamının emsal hesabında değerlendirilmesi gerektiğinden imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
3- Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "(1) 5 inci maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen esaslar dâhilinde;
...
(i) Bina veya tesise ait olan ısıtma, soğutma, tesisat alanı, su sarnıcı, havalandırma sistemleri ve enerji verimliliği sistemlerinin bulunduğu alanlar, arıtma tesisi, gri su toplama havuzu, yakıt ve su depoları, silolar, trafolar, jeneratör, ısı merkezi, enerji odası, kömürlük, eşanjör ve hidrofor bölümleri,
...
katlar alanına dâhil edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmelik'te "Silo" ibaresine ilişkin bir tanım yer almamaktadır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise, "Silo", tahıl vb. ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı, genellikle silindir biçiminde ambar olarak tanımlanmıştır.
Planlı alanlarda uygulama işlemlerine yön vermek için kabul edilen bu Yönetmelik'te, emsal hesabına dahil edilmeyeceği öngörülen siloların, niceliği ve niteliğine yönelik herhangi bir ayrıntıya yer verilmediğinden, kastedilen bu bölümlerle kırsal yaşamın hüküm sürdüğü alanlarda köy ürünlerinin saklandığı depoların mı yoksa fabrikalara ya da ticari amaçla kurulan işletmelere ait depoların mı kastedildiği anlaşılamamaktadır. Bu haliyle hangi amaca hizmet edeceği muğlak bırakılan siloların, mekansal alanlara getireceği yapı ve/veya nüfus yoğunluğunun da değerlendirilme imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda, eksik düzenleme nedeniyle uygulamaya elverişsiz olduğu anlaşılan "silolar" ibaresinde, imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin aynı ibareyi içeren 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4840, K:2021/1114 sayılı kararı, anılan ibare yönünden, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararıyla onanmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak; dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE; Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ve 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin İPTALİNE karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin 03/02/2021 tarih ve E:2017/7567, K:2021/1090 sayılı kararının, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişen dava konusu 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ve 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresine ilişkin kısmının bozulması, diğer kısımlarının kısmen onanması, kısmen değişik gerekçeyle onanması yolundaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/11/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/3121 sayılı kararına uyulmak suretiyle gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 30.09.2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen 5. maddesinin 8. fıkrası, 20. maddesinin 8. fıkrasının (b) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (b), (ç) (e), (ğ), (h), (i), (j), (k) ve (l) bentlerinin iptali istenilmektedir.
30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişen dava konusu 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi ve 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresine ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı uyarınca yeniden incelendi.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı 141. maddesinin 3. fıkrasında, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı kuralı yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi tutulacağı kurala bağlanmış; 24. maddesinde ise, kararda bulunacak hususlar sıralanmış ve (e) bendinde kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün belirtileceği vurgulanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 1. maddesinde, anılan Kanun'un, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 2. maddesinde; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların anılan Kanun hükümlerine tabi olduğu; 3. maddesinde, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmasının mümkün olmadığı; 5. maddesinin son fıkrasında ise, Kanun'da adı geçen diğer tanımların Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edileceği öngörülmüştür.
Anılan Kanun'un "Yönetmelik" başlıklı 44. maddesinin (I) fıkrasının (f) bendinde, imar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin tespiti ve imarla ilgili diğer hususların; (b) bendinde, imar planlarında okul, ibadet yeri, sağlık, spor, sosyal ve kültürel tesisler ile kamu kuruluşlarının yapıları için ayrılacak yerler ve bu konu ile ilgili diğer hususların ve (i) bendinde, yerleşme alanlarıyla ilgili genel esasların Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca çıkarılacak Yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde; (8) 22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının %30’unu aşamaz. Ancak... binaların bodrum katlarında yapılan;
a) Zorunlu otopark alanlarının 2 katı,
...
c) Konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının % 50’sini aşmayan depo amaçlı eklentiler,
...
bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelerde yer verilen, bodrum katlarında yapılan zorunlu otopark alanlarının 2 katı ile depo amaçlı eklentilerin nüfus yoğunluğunu artırmadığı, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu kullanımların emsal hesabı dışında tutulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kaldı ki, zorunlu otopark alanlarının sadece 2 katı ve depo amaçlı eklentilerin konut kullanımlı bağımsız bölüm net alanının %10’unu, ticari kullanımlı bağımsız bölüm net alanının ise %50’sini aşmayan kısmı öngörülmek suretiyle, söz konusu alanların emsal haricinde değerlendirilecek kısımlarına sınırlama getirilmiş olup, bu haliyle imar mevzuatına aykırı bir yönünün de bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin aynı düzenlemeleri içeren 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararı da bu yöndedir.
2- Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendinde; (8) 22 nci maddeyle veya ilgili idarelerin imar yönetmelikleri ile getirilebilecek emsal harici tüm alanların toplamı; parselin toplam emsale esas alanının %30’unu aşamaz. Ancak... binaların bodrum katlarında yapılan;
...
e) Ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin toplam 100 m2'si,
bu hesaba dâhil edilmeksizin emsal haricidir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bir yapıda "ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" bulunmasının, teknik ve sosyal altyapı alanlarına yük getirmekten ziyade faydasının bulunduğu, söz konusu kulanımların nüfus yoğunluğunu arttırdığından bahsedilemeyeceği, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu haliyle "ticari amaç içermeyen, bodrum veya zemin kattaki ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" katlar alanı hesabına dâhil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
3- Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "(1) 5 inci maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen esaslar dâhilinde;
...
(ğ) bendi "Ticari amaç içermeyen, bodrum veya zemin kattaki ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin toplam 75 m²’si, iken "..... bodrum veya zemin kattaki..... toplam 75 m²’si," ibaresi çıkarılmış, "Ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanları ve çocuk bakım üniteleri,
...
katlar alanına dâhil edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bir yapıda "ticari amaç içermeyen, ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" bulunmasının, teknik ve sosyal altyapı alanlarına yük getirmekten ziyade faydasının bulunduğu, söz konusu kulanımların nüfus yoğunluğunu arttırdığından bahsedilemeyeceği, artan yapı yoğunluğunun ise sağladığı kamu yararı ile kıyaslandığında kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, bu haliyle "ticari amaç içermeyen, bodrum veya zemin kattaki ortak alan niteliğindeki çocuk oyun alanlarının ve çocuk bakım ünitelerinin" katlar alanı hesabına dâhil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4- Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "(1) 5 inci maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen esaslar dâhilinde;
...
(i) Bina veya tesise ait olan ısıtma, soğutma, tesisat alanı, su sarnıcı, havalandırma sistemleri ve enerji verimliliği sistemlerinin bulunduğu alanlar, arıtma tesisi, gri su toplama havuzu, yakıt ve su depoları, silolar, trafolar, jeneratör, ısı merkezi, enerji odası, kömürlük, eşanjör ve hidrofor bölümleri,
...
katlar alanına dâhil edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmelik'te "Silo" ibaresine ilişkin bir tanım yer almamaktadır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise, "Silo", tahıl vb. ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı, genellikle silindir biçiminde ambar olarak tanımlanmıştır.
Planlı alanlarda uygulama işlemlerine yön vermek için kabul edilen bu Yönetmelik'te, emsal hesabına dahil edilmeyeceği öngörülen siloların, niceliği ve niteliğine yönelik herhangi bir ayrıntıya yer verilmediğinden, kastedilen bu bölümlerle kırsal yaşamın hüküm sürdüğü alanlarda köy ürünlerinin saklandığı depoların mı yoksa fabrikalara ya da ticari amaçla kurulan işletmelere ait depoların mı kastedildiği anlaşılamamaktadır. Bu haliyle hangi amaca hizmet edeceği muğlak bırakılan siloların, mekansal alanlara getireceği yapı ve/veya nüfus yoğunluğunun da değerlendirilme imkanı bulunmamaktadır.
Bu durumda, eksik düzenleme nedeniyle uygulamaya elverişsiz olduğu anlaşılan "silolar" ibaresinde, imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin aynı ibareyi içeren 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin iptali yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4840, K:2021/1114 sayılı kararı, anılan ibare yönünden, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2813, K:2022/2138 sayılı kararıyla onanmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişen dava konusu 5. maddesinin 8. fıkrasının (a) bendindeki "2 katı" ibaresi ile (c) bendi, 5. maddesinin 8. fıkrasının (e) bendi, 22. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendine ilişkin kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. 30/09/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişen 22. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendindeki "silolar" ibaresinin İPTALİNE
2. Uyuşmazlığın sonuç olarak dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi ile sonuçlanması, İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla bozulan Dairemizin 03/02/2021 tarih ve E:2017/7567, K:2021/1090 sayılı dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen kararda yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması ve yeni verilen kararın sonucu değiştirmemesi nedeniyle bu konuda (taraflar lehine hükmedilen vekalet ücreti de dahil olmak üzere) yeniden hüküm kurulmamasına,
3. Temyiz aşamasında yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL'nin (…-TL temyiz yargılama gideri ve …-TL posta gideri) yarısı olan …-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.