Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/676 E. , 2023/10007 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/676
Karar No : 2023/10007
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Başkanlığı / …
Vekili : I. Huk. Müş. .., Av. …
İstemin Özeti : 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin .. tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, kanunsuz suç ve ceza olmaz gibi hukuk ilkelerininin ihlal edildiği, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, bu duruma ilişkin somut bir tespit bulunmadığı, hakkında somut bilgi ve belge bulunmadan, savunması alınmadan, disiplin hukuku hükümlerine uyulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, konu, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Bank Asya'da talimatla hesap açmadığı, para yatırmadığı, Bank Asya'nın faaliyetlerinin yasal olduğu, hakkındaki mahkumiyet kararının karara dayanak olmayacağı ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararında yer alan;
"...TANIK H. Ü. BEYANINDA:"... ile 2010 yılından darbe girişimine kadar birlikte aynı kursa çalıştık, iş arkadaşlığı yaptık oradan tanıyorum. İster istemez iş arkadaşlığı belli bir samimiyeti getirdiği için sanıkta açıkça bu yapının içinde olduğunu, eşinin ve ailesininde içinde olduğunu, sohbetlerine gidip geldiğinden bahsediyordu, onun dışında öğrencilere yardım zarfları dağıtmıştı, bizlere de dağıttı, kurban bağışı konusunda da bizden ve öğrencilerden istekleri olmuştu, yine gazete ve dergi aboneliği konusunda bir kaç öğrenciyi abone yaptığını biliyorum, kendisi de zaten aboneydi, bunlar darbe girişimine kadar devam etti, 17-25 Aralık sürecinden sonra da konuşmalarımızdan fikirlerinde bir değişiklik olmadığını gördüm, zaten 17 Aralıktan sonra zarf verdiğini de diğer mesai arkadaşlarından duydum, benden gizli vermiş ben S. B. isimli arkadaşımdan duymuştum, bana zarf vermedi, çünkü fikirlerimi net olarak gördüğü için 17-25 Aralıktan sonra da benden gizli arkadaşıma vermiş bana da söylememesini söylemiş, çünkü benim fikirlerimi biliyordu, 17-25 Aralık sürecinden önce bana da zarf verdiği olmuştu, sohbetlere gittiğinden de ister istemez anlatıp bahsediyordu, hatta bir kaç kez gelmek ister misin diye teklifi de olmuştu, çalıştığımız yerde başka kişileri de sohbete götürmüştü, kendisinin ablalık tarzında birşey yaptığından ve öğrenci evleri olduğundan bahsetmişti, ancak bunun öğrencilik zamanında mı iş hayatında mı olduğunu net olarak bilmiyorum. Bir dönem kendisi idareciydi, benim idareci olduğum dönemde ise benden gizli vermişti, ben 17-25 Aralık sürecinden sonra sanığın üstü durumundaydım, sınıfında ne konuştuğunu bilemem ancak aramızdaki sohbetlerde her zaman ben kendimce doğru olan şeyleri savundum, ancak dediğim gibi onun fikirlerinde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Bir sohbet esnasında eşiyle tanışıp evliliğinden bahsetmişti, evliliğinin cemaat vasıtasıyla olduğunu cemaat aracılığı ile eşiyle tanıştırıldığından bahsetmişti, hatta çocuğunun ismini dahi cemaat vasıtasıyla koyduğunu beyan etmişti, mesai saatlerinde gördüklerim bundan ibarettir, 17-25 Aralık sürecinden önce bir yemekli toplantıya beni davet etmişti, Peygamber Efendimizle ilgili bir konudan bahsedileceğini, hoca hanımların katılması gerektiğini söylemişti, bu sohbet bu yapıya ait bir toplantıydı, orada katılanların bilgileri ve iletişim bilgileri istendi, ancak ben vermedim, ben sadece dediğim gibi sanığın daveti üzerine 17-25 Aralık sürecinden önce bir kez bu yapının sohbetine gitmiştim. Yukarıda da izah ettiğim gibi 17-25 Aralık sürecinden önce bizden sadaka talebi olmuştu, zarfta vermek istemişti, ben bir kere zarfta verdim, ancak daha sonra vermedim." şeklinde beyanda bulunmuş, sanık müdafinin talebi üzerine sorulduğunda; "Bizim orada o zaman üç sınıf vardı, üç hocaydık, üzerinden uzun zaman geçti, 2010 lu yıllardı, elinde Sızıntı Dergisi ve Zaman Gazetesini bir öğrenci ba
yana verdiğini gördüm, ben isim olarak kimleri abone yaptığını bilemem, ancak bayana dediğim gibi dergi ve gazete verdiğini gördüm. Dergi ambalajlı şekildeydi, o nedenle ben onu abone yaptığını düşünmüştüm, bu bahsettiğim tarih 2010 yılından sonraydı, tam tarihi net olarak hatırlamıyorum. Biz o dönem Ü. M., ben ve sanık birlikte çalışıyorduk, yukarıda davet ettiğini izah ettiğim sohbette üçümüzde vardık, sonradan Semra da gelmiş olabilir, onu net olarak hatırlamıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK Ü. M. BEYANINDA:"... ile 2010-2014 yılları arasında birlikte çalışmıştık. Çiğdem hanım cemaat mensup olduğunu asla gizlemeyen birisiydi, herkes de bilirdi, örgütün fikirlerini de öğretmenler odasında birlikte olduğumuzda beyan eder, kurban zamanı gelince kurban hissesi alıp almayacağımızı sorardı, hatta öğrencilerden de hisse aldığı olmuştur, Ramazan da himmet zarflarını getirdiğini bizlerden de talep ettiği olmuştur, 2014 yılında ben işten ayrıldım, Mithatpaşa Mahallesine gitmiştim, 2014 yılı Eylül ayıydı, o zamana kadar birlikte çalışmıştık, ben gidene kadar sanığın bu şekilde eylemleri devam etmişti. Cemaat konusunda bilgimiz vardı, ancak evlilerden 150 bekarlardan 250 TL himmet alındığını sanıktan öğrenmiştim, kendisi de verdiğini söylemişti, bizim aylık cemaat ödememiz var, evliler şu kadar bekarlar bu kadar öder demişti, bizim aylık bu ödemelerimiz var diye bahsetmişti, bize yine cemaatin sohbetlerine katıldığından bahsetmişti. Ben fikir olarak cemaatten alakalı olmadığımı ve karşı olduğumu bildiği için davet etmezdi, sadece sohbetlere gittiğini söylüyordu, orada bir görevi olup olmadığından bahsetmemişti, eşininde aynı cemaatte olduğunu, evlerinde sürekli sohbetler olduğunu, Ramazan ve sahurda dahi erkeklerin toplu sahur yemeğine geldiklerinden bahsederdi, ailece o cemaat mensuplarına ait olduğunu biliyoruz, ne kendisinin ne eşinin cemaat mensubu olduğunu da gizleme gereği dahi duymazdı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK F. S. BEYANINDA:"Ben Erenler Cami ve Kuran Kursu Yardımlaşma ve Yaşatma derneğinin başkanıydım, aynı zamanda Erenler Camisinin imamıyım, 22 senedir o mahalledeyim, sanığı da Kuran kursunda görev yapmasından dolayı tanırım. Ben daha önce vermiş olduğum ifadelerimin arkasındayım. Bu olaydan sonra yani 15 Temmuz olayından sonra ayın 18.inde bir hacı anne bana telefon açtı, ismini sordum, söylemedi. Özel numaraydı, ben bunu söylemekle mükellefim diyerek ...'ın kendisine mesaj atıp bir subay kardeşimiz haksız yere tutuklandı dua edin diye söylemişti. Kuran Kursunda sanık 7-8 yıl görev yaptı. Ben 22 yıldır oradayım 1 yıldır dernek başkanıyım, o dönem kuran kursuna birşey yapılacağında diyelim laminant sıralar olsun hemen yaptırabiliyordu, o konuda kendisi çok aktifti, sanık 12 den sonra Kuran kursuna gelen kadınlara sohbet yaptığı oluyordu, cenazelerde vs çok aktif olan birisiydi, mesela ben gittiğimde bir konu hakkında yardım alamaz iken sanık çözüyordu, bende bu durumu sanığın yapıyla alakalı olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyordum, bana sanığın bu yapıyla alakalı olduğu konusunda bana bir şikayet ulaşmadı, diğer bayan tanıklarla birlikte çalıştıkları için onlar daha samimiydi, ben imam olduğum için 2-3 ayda bir kez anca görebiliyordum. Burs almak amacıyla zarf dağıtıldığını kuran kursuna gelen hacı anneler söylemişti, ben onlardan duymuştum, diyelim ki bir öğrenci okula gidiyor 500-600 kirası var ödeyemediğinde bir kaç arkadaş ihtiyacını gidermek için yardımcı olduğumuzda oluyordu, çünkü o dönem bütün cemaatler bu işi yapıyordu, bir garibana kömür isteniyordu vs yardımlar oluyordu, öğrencilerin ihtiyaçları karşılandığı için biz bu tip para toplamalara karşı çıkmıyorduk, kursa toplanmıyordu, dışarıdaki öğrencilere toplanıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK S. B. BEYANINDA:"...'ı 2014 yılı Eylül ayında aynı kursta görev yapmamız nedeniyle tanırım. Kendisi bana bizzat gelerek Ramazan ayıydı, fitre topluyordu, elinde bir top zarf vardı, bu dediğim 2014-2015 yılı gibiydi, fitre topladığını söylüyordu, elinde toplu bir şekilde zarf vardı, kursa getirdiğini görmüştüm, bana da zarf vermek istedi, ancak ben almadım, kendisi zaten bu yapıda olduğunu söylüyordu, buraya bağlı olduğunu, sohbetlere gittiğini söylüyordu, gizlemiyordu, bize yönelik sizde sohbetlere gelin diye bir daveti olmadı. Sohbet ettiklerini söylüyordu, görevi konusunda bir şey söylemedi. Kurs içinde çalışanlar arasında bir kıskançlık vs durum yoktu, benim şahit olduğum olaylar bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuş, sanık müdafinin talebi üzerine sorulduğunda; "Kurs içerisinde ben ... ve ...isminde üç kişi görev yapıyorduk, aralarında bir kavga yada kıskançlığa şahit olmadım." şeklinde beyanda bulunmuştur....'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.