T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/69
Karar No : 2023/1095
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kangal Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin, bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair Kangal Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemlerin dayanağı olan yıkım ve para cezası verilmesine yönelik Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla;
Uyuşmazlığa konu Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının; yine Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıyla geri alındığının anlaşıldığı, yetki ve usulde paralellik ilkesine uygun şekilde dava açılmasından evvel davalı idarece geri alınarak, tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılan dava konusu Kangal Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararının, iptal davasına konu yapılamayacağı ve esasının incelenmesine olanak olmadığı,
Diğer dava konusu edilen işlemler yönünden yapılan değerlendirmede ise; idarece geri alındığı anlaşılan Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile tesis edilen para cezasının tahsili amacıyla düzenlendikleri, işlem içeriklerine bakıldığında ise; yazıların, para cezasını rızaen ödemeye davet niteliği taşıdığı, bahsi geçen tutarın rızaen ödenmemesi halinde davacı hakkında yasal işlem başlatılacağına yönelik bir bildirim niteliğinde oldukları sonucuna ulaşılarak, idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai işlem niteliği bulunmayan bu işlemler yönüyle de işin esasına ilişkin bir inceleme yapılamayacağı gerekçesiyle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Altıncı Dairesi'nin 31/05/2022 tarih ve E:2022/2692, K:2022/6494 sayılı kararıyla;
Kangal Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair Kangal Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemlerine ilişkin kısmı yönünden dosyanın incelenmesinden;
Bu işlemlerin içeriğine bakıldığında, encümen kararı ile belirlenen 389.423,39-TL borcun ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, ödenmezse yasal işlem başlatılacağının ifade edildiği; bu itibarla, ilgilisine belirli bir edim yüklediği ve bu edimin yerine getirilmemesi durumunda sonuçlar öngördüğü dikkate alındığında, ilgilinin hukukunda etki ve sonuç doğuran, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler olduğu sonucuna varıldığı,
Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararına ilişkin kısmında ise, bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığı gerekçesiyle,
Temyize konu kararın, Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … tarihli işlemi yönünden onanmasına, Kangal Belediye Başkanlığının … ve … tarihli işlemleri yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla;
Davaya konu edilen Kangal Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair Kangal Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin içeriğine bakıldığında; Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile verilen 389.423,39-TL'nin ödenmesinin bildirimi niteliğinde olduğu, anılan encümen kararının davalı idarece iptal edildiği de dikkate alındığında, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğini haiz olmadığı sonucuna ulaşıldığından davanın bu kısmına yönelik incelenmeksizin redde dair verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ısrar kararına konu olan işlemlerin icrai nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sivas ili, Kangal ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde, yapı ruhsatı alınmadan "öğretmen evi ve lojman binası" yapıldığı 05/07/2017 tarihinde tespit edilmiş ve yapı tatil tutanağı düzenlenmiş, 1 aylık süre içinde anılan binaların ruhsata bağlanmadığından bahisle, Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıyla, söz konusu yapıların, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkımına ve aynı Kanun'un 42. maddesi uyarınca, 389.423,39-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.
Daha sonra, Kangal Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararıyla; yıkım ve para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının iptaline ve geçersiz sayılmasına kararı verilmiştir.
Bu arada, Kangal Belediyesinin denetlenmesi neticesinde, İçişleri Bakanlığı kontrolörü tarafından düzenlenen teftiş raporundaki, 389.423,39-TL'lik idari para cezasının tahsil edilmediğine yönelik tespite istinaden, Kangal Belediye Başkanlığının 18/12/2020 tarihli işlemiyle; idari para cezasının davalı idare hesabına yatırılması, aksi halde yasal işlem başlatılacağı, davacı idareye bildirilmiştir.
Bu yazının tebliği üzerine, para cezasına dayanak teşkil eden encümen kararı davalı idarece geri alındığından, para cezasının da iptal edilmesi yönündeki davacının talebi, Kangal Belediye Başkanlığı'nın 25/03/2021 tarihli işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde; dava dilekçelerinin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden de inceleneceği kuralına yer verilmiş, aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur." hükmüne, 37. maddesinde, "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür. Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir." hükmüne, 54. maddesinde, "Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin tatbikı suretiyle yapılır:
1.Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2.Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi." hükmüne, 55. maddesinde, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca tesis edilen para cezalarının, 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilmesi gereken bir alacak niteliğinde olduğu ve bu idari para cezalarına ilişkin olarak İmar Kanunu'nda özel dava açma süresi belirtilmediği, bu nedenle, para cezasına ilişkin işlemin ilgililere tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, süresi içinde ödenmeyen bu kamu alacaklarına ilişkin olarak, 15 gün içinde borcun ödenmesi veya mal bildiriminde bulunulması gerektiğine ilişkin ödeme emri gönderileceği, bu süre içerisinde de ödenmeyen borcun, farklı usullerde ve cebren tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, idari işlemler; idari makamların kamu gücü ve kamu kudreti kullanarak idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamalarıdır.
Buna göre, idari işlemin unsurlarının; "idari makamlarca yapılmış olmaları", "tek yanlı olmaları" ve "icrailik niteliğini taşımaları" olduğu anlaşılmaktadır.
İdari işlemin icrai (yürütülebilir) nitelikte olması için ilgililerin hukuksal durumunu değiştirmesi, ilgilileri hukuksal yönden etkilemesi gerekmektedir. İdari işlemin icrailik unsurunu değerlendirirken işlemin "kesin" ve "nihai" olması hususları üzerinde de durulması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; Sivas ili, Kangal ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde, ruhsatsız olarak dört katlı öğretmen evi binası ile lojman olarak kullanılmakta olan beş katlı yapı yapıldığından bahisle, 05/07/2017 tarihinde yapı tatil tutanağı düzenlendiği, anılan yapıların ruhsatlandırılması için bir aylık süre verildiği ve bu süre 05/08/2017 tarihinde dolduğu halde, yapıların ruhsata bağlanmadığından bahisle, … tarih ve … sayılı Kangal Belediye Encümeni kararı ile yıkım kararı verildiği ve 389.423,39-TL idari para cezası düzenlendiği, ancak öğretmen evi-lojman binası olarak hizmet vermekte olan yapıların yıkımı halinde, yeni eğitim ve öğretim yılının başladığı dikkate alındığında, büyük zorluk yaşanacağı gerekçesiyle, 11/08/2017 tarihli belediye encümeni kararının iptaline yönelik olarak … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararının alındığı görülmektedir.
Daha sonra, dava konusu edilen 18/12/2020 tarihli yazı ile, idari para cezasının süresinde ödenmediğinden bahisle, borcun yazı içeriğinde belirtilen hesap numarasına yatırılması, yatırılamadığı takdirde yasal işlem başlatılacağının davacıya bildirildiği, bu yazı ekinde belediye encümeni kararının da tebliğ edildiği, dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesine göre, amme alacağının davacıya tebliğ edilmesine karşın, borcun süresi içinde ödenmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre; iptali talep edilen 18/12/2020 ve 25/03/2021 tarihli işlemlerin, daha önce tesis edilen ve dava konusu edilen encümen kararının (her ne kadar bu işlem davalı idarece iptal edilmiş ise de) icra edilmesine yönelik işlemler olduğu anlaşılmakta olup, bu işlemlerle, ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle tesis edilen idari para cezasının ödenmesi yönünde davacıya yükümlülük getirildiği, ödeme yapılmaması halinde ise, 6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emri düzenleneceği ve tahsil yoluna gidilebileceği görülmektedir.
Bu durumda; yıkıma ve para cezasına ilişkin alınan encümen kararı sonrasında, cezanın ödenmesi gerektiğine ilişkin tesis edilen işlemlerin, davacı açısından hukuki sonuçlar doğuran icrai nitelikte oldukları gözönüne alındığında; dava konusu 18/12/2020 ve 25/03/2021 tarihli işlemlerin, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde oldukları sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4.Kesin olarak, 24/05/2023 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.