T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/695
Karar No:2023/2021
TEMYİZ EDENLER(DAVALILAR) : 1. ... (...)
VEKİLİ : Av. ...
2. ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ...Mah. ...ada, ...parselde tapuya kayıtlı ...Blok ...,...,...,..., ... Blok ..., ... Blok ...no.lu bağımsız bölümler ile ilgili olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkul Daire Başkanlığınca tesis edilen ...tarih ve E....sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Kaynak Holding ile şüpheli para trafikleri olduğu ve FETÖ/PDY ile bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle dava dışı Azim Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'ye, Mahkeme kararı ile 11/04/2016 tarihinde kayyım atandığı, 19/04/2016 tarihinde yine Mahkeme kararı ile kayyımlık kararının kaldırıldığı, 26/04/2016 tarihinde tekrar kayyım atandığı, 06/06/2016 tarihinde kayyımlık kararının kaldırıldığı, 12/01/2017 tarihinde Fon'un tekrar kayyım atandığı, bu süreçte (ikinci kayyımlığın kaldırılması tarihi olan 06/06/2016 ile üçüncü kez kayyım atanma tarihi olan 12/01/2017 arasında) anılan şirket tarafından İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ...Mah. ...ada ve ...parselde tapuda kayıtlı ...Blok/...,...,...,... nolu, ... Blok ..., A Blok ... no.lu bağımsız bölümlerin davacıya devredildiği, belirtilen devir işleminde muvazaa olduğundan bahisle söz konusu bağımsız bölümlerin satış devir işlemlerinin geçersiz sayılmasına ve gerekli işlemleri yerine getirmek üzere İştirakler ve Gayrimenkul Daire Başkanlığının yetkilendirilmesine ilişkin Fon Kurulu'nun ... tarih ve ...sayılı kararının alındığı, söz konusu Fon Kurulu kararının davalı Sultanbeyli Tapu Müdürlüğü'ne gönderilerek tapu kaydında gerekli tescil işlemlerinin yapılmasının talep edildiği, Sultanbeyli Tapu Müdürlüğü'nce de dava konusu taşınmazların davacıya ait kayıtları iptal edilerek yeniden önceki hâline getirilerek Azim Gayrimenkul A.Ş. adına tescil edildiği, tescil işlemleri idarece idari işlemlerle gerçekleştirildiği için adli yargıda açılan ve konusuz kalan tapu iptali ve tescil davasında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, işbu davada Fon Kurulu kararı gereğince gerekli tescil işlemlerinin yapılması için Sultanbeyli Tapu Müdürlüğü'ne muhatap yazının iptalinin istenildiği;
Her ne kadar davacının dava konusu taşınmazları hukuk çerçevesi içerisinde bedellerini ödeyerek satın aldığı, tapu sicil müdürlüklerinde gerçekleştirilen işlemler karşılığında yapılan tahsilat ve ödemelerin banka yolu ile yapılmasının gerekmediği, bu konuda istisnai düzenlemeler bulunduğu ileri sürülmüşse de, Azim Gayrimenkul Yatırım A.Ş.'nin FETÖ terör örgütü ile irtibatının tespit edildiği, 11/04/2016-12/01/2017 tarihleri arasında anılan şirkete 3 kez kayyım atandığı ve 2 kez kayyımlık kararının kaldırıldığı, anılan taşınmazların davacı tarafından satın alınmasının da kayyımlık kararının son kez kaldırıldığı döneme denk geldiği, taşınmazlara ilişkin çok büyük miktarlı satın alma bedellerinin elden ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, para girişlerinin şirket kayıtlarında gözükmediği, davacı tarafından yapılan ödemelerin gerçek olduğuna ilişkin delil veya delil başlangıçları sunulamadığı, işlemlerin muvazaalı olduğuna yönelik tespitler içeren dosyada mevcut İstanbul Valiliği Defterdarlık Uzmanları Denetim Koordinatörlüğü'nün ... tarih ve ...-...sayılı raporu da dikkate alınarak davalı idarelerin yetkisi kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin ... tarih ve E:..., K:...sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; mülkiyet hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile teminat kapsamına alınarak keyfi müdahalelerden korunmak istendiği, üçüncü kişilerin yani devlet, idare, kamu kuruluşları, gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyet hakkına haksız olarak el koymaktan, bu hakkın kullanılmasını engellemekten kaçınmak zorunda olduğu, Anayasa'da mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğinin öngörüldüğü, davalı Fon'un dava konusu taşınmazların satış işleminin geçersiz sayılarak tekrar eski malik olan Azim Gayrimenkul A.Ş. adına tescil edilmesine ilişkin işlemin dayanağı olarak gösterdiği 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinde, mülkiyete ilişkin tescilin tapudan terkin edilebileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı, Medeni Kanun'a göre taşınmaz mülkiyetinin kural olarak tescil ile kazanılacağı, bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan yolsuz tescilin ise ancak bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesi için açacağı dava sonucundaki Mahkeme hükmünün kesinleşmesi ile tapudan terkin edilebileceği; davalı Fon tarafından, muvazaalı olduğu iddia edilen satış işleminden dolayı Medeni Kanun hükümleri doğrultusunda adli yargıda tapu iptali ve tescil davası açılabileceği, ancak 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinin atıfta bulunduğu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazlarla ilgili tapu kaydının terkini yapılamayacağından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından, bağlı yetki çerçevesinde ve meri mevzuat hükümleri uyarınca hareket ettiklerinden davanın açılmasında herhangi bir hizmet kusurlarının bulunmadığı, ilgili kurumun talebine binaen tescil işleminin tesis edildiği ileri sürülmektedir.
Davalı Fon tarafından, kayyımlık kararının kaldırıldığı dönemde şirket hesaplarına ödeme yapılmaksızın dava konusu taşınmazların satışının gerçekleştiği, dava konusu işlemin Fon'un yetki ve görevleri kapsamında hukuka uygun olarak tesis edildiği, kararda 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 3. fıkrasına hiç değinilmediği, 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134. maddesinin kıyasen uygulanacağının hükme bağlandığı, kıyasen uygulamalarda açık hüküm aranmayacağı, dava konusu satışın 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde yapılan çok sayıdaki muvazaalı işlemden biri olduğu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 4721 sayılı Medeni Kanun'a nazaran özel nitelikte bir kanun olduğundan uyuşmazlıkta Bankacılık Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, Fon'un kararlarının Anayasa'ya aykırı olmadığı ve mülkiyet hakkını ihlal etmediği, bilakis Fon'un kayyımı olduğu şirketin mülkiyet haklarını korumaya yönelik işlemler tesis ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalılara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.