T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/7022
Karar No : 2023/8423
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve E:.., K:… sayılı kararında; davacının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … hazırlık numaralı dosyası kapsamında ele geçirilen emniyet teşkilatı personeline ait örgüt arşivinde bulunan detay bilgisinde davacının A4 (FETÖ/PDY'ye mensubiyeti olan, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan kişiyi ifade ettiği) seviyesinde kodlandırılmış olduğu, hakkında terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde tanık beyanının bulunduğu, kurumu tarafından 10/03/2017 tarihinde yapılan değerlendirmede FETÖ/PDY terör örgütü ile kuvvetli irtibatı ve iltisaklı olduğu yönünde kanaat belirtildiği anlaşıldığından, bu haliyle idare tarafından yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında usulüne uygun olarak yapılan incelemede davacının FETÖ terör örgütü ile irtibat ve iltisakı değerlendirmesini yapması hususunda yetkililerin ortak kanaatleri doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacı hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu kapsamında … Ağır Ceza Mahkemesince E:…, K:… sayılı kararla davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üye olma suçundan hapis cezasına hükmedildiği ve dosyanın halen temyiz aşamasında olduğu, anılan ceza mahkemesi kararı içeriğinde, " Sanık ...'ın polis memuru olarak göreve başlaması sonrasında Tokat ili Erbaa ilçesinde görev yaptığı dönemden komiser yardımcılığı sınavı süreci ve sonrasında komiser yardımcılığı kursu döneminde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde yer aldığı, haklarında FETÖ/PDY kapsamında adli işlem yapılan …, …, …, …., …., …, …'ın beyanları ile sabit olduğu üzere sohbet adı altındaki toplantılara devam ettiği ayrıca komiser yardımcılığı kursunda örgüt evinde kalıp burada örgütsel faaliyetlerine devam ettiği, Rize iline komiser yardımcısı olarak atanması akabinde de Rize ilinde örgütün emniyet yapılanması hiyerarşisi içerisinde yer almaya devam ettiği ve örgütün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılarına devam ettiği, sanıkla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığında düzenlenen veri inceleme tutanağında sanığın Derece 1 ve Derece 2 olarak A4 (FETÖ Mensubiyeti olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı üst seviyede olan kişiyi ifade eder) şeklinde kodlandığının tespit edildiği, dosya içerisinde yer alan 07/05/2019 tarihli HTS Analiz Raporunda, sanığın kullanmış olduğu … GSM numaralı telefon hattı ile örgütün Rize ili emniyet mahrem yapılanmasında yer alan ev haklarında Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan yapılan bir çok emniyet personeliyle görüşme kayıtlarının olduğu gibi emniyet mahrem yapılanması içerisinde mahrem imam olarak yer alan ve ... kod adını kullanan … isimli şahısla 10/09/2014 - 08/04/2016 tarihlerinde 4 kez telefon irtibatı bulunduğu, sanığın bu haliyle üzerine atılı "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçunu işlediği mahkememizce kabul edilmiştir. Buna mukabil, Sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı Terör Örgütünün amaçlarından olan örgüt mensubu kamu görevlilerinin üst mercilere yerleştirilmesi gayesi kapsamında, polislerin de komiser yardımcılığına geçme yeterliliğine sahip olanlardan örgüt mensubu polis memurlarına sınav sorularının örgüt mensubu polis memurlarından sorumlu mahrem imam veya abileri tarafından servis edildiği, mahrem imam veya abilerin örgüt içerisindeki kendilerinden üst konumdaki örgüt mensuplarından temin ettikleri sınav sorularını örgüt mensubu polis memurlarına yaptıkları toplantılar esnasında, dini seramoniler uygulayarak (Kur-an'ı Kerime el bastırıp yemin ettirmek suretiyle) verdikleri ve bu şekilde örgüt mensubu polis memurlarını haksız olarak Emniyet Genel Müdürlüğü içerisinde komiser yardımcısı olarak görev almalarının sağlandığı ve düzenlenen bilirkişi raporunda da sanığın 2011 yılı komiser yardımcılığı sınavında sınav sorularını önceden örgütsel bağlantılarını kullanarak temin edip etmediği hususunda kuvvetli şüpheli olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda sanığın 26/03/2011 tarihindeki komiser yardımcılığı sınavında bilirkişi raporlarında ayrıntısı açıklandığı üzere örgüt mensuplarının kendisine servis ettiği sınav sorularını ve cevaplarını alıp bu doğrultuda sınava girip komiser yardımcılığı sınavını haksız olarak kazandığı ve daha sonra komiser yardımcılığı kursunda yapılan giderlere, geçici ve sürekli görev yolluklarına ve komiser yardımcısı olarak atanması akabinde polis memuru olarak aldığı maaştan fazla para alıp ve bu şekilde 2 kadro arasındaki maaş farkından kaynaklı kamu zararına neden olduğu ve bu eylemleriyle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması talep edilmiş ise de, mezkur suç yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği anlaşıldığından, anılan ceza mahkemesi kararı içeriğinde yer verilen delillerin de bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer delil ve tespitler ile birlikte davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyacak mahiyette olduğu sonucuna varılarak açıklanan gerekçe ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge idare mahkemesi kararının kendisine tebliğ edilmediği, yanlış mahalle muhtarına bırakıldığı, muhtar tarafından 01/02/2023 tarihinde tutanakla tarafına tebliğ edildiği, FETÖ/PDY'nin terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında alındığı, bunun 30 Mayıs 2016'da kamuoyuna duyurulduğu, bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, mensubiyet", "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği, yasadışı hiçbir oluşum içinde olmadığı, bu durumun sosyal çevre araştırması yapılması halinde anlaşılabileceği, FETÖ/PDY ile bir bağının olmadığı, hukuka bağlı olarak görev ifa ettiği, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, hakkındaki kodlamanın gerçeği yansıtmadığı, delil olarak kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede bentler halinde sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar başka Kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususunun dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması halinde de 6. fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği, 7201 sayılı Tebligat Kanununun "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesi, 1. fıkrasında, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında, "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarihli ve E…. sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla istinaf isteminin reddine karar verildiği, anılan kararın davacının Mernis adresine tebliğ imkansızlığı sebebiyle Tebligat Kanunun 21/2 maddesi gereğince 02/12/2022 tarihinde tebliğ edilerek ve 2 Nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılmak suretiyle usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, buna göre en geç 02/01/2023 günü mesai bitimine kadar temyiz başvurusunda bulunulması gerekmekte iken 30 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 17/02/2023 tarihinde kayda giren dilekçe ile anılan kararın temyiz edildiği anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin, süre aşımı nedeniyle esastan incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,12/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.