T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/7716
Karar No : 2023/5816
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti : İdare Mahkemesi kararının ikamet adresinde annesine tebliğ edildiği, annesinin sağlık problemleri nedeniyle uzun süre yoğun bakımda kaldığı, tebligatı şahsına haber veremeden vefat ettiği, kararı 01/02/2021 tarihinde UYAP Vatandaş Portalı üzerinden öğrendiği, annesinin ölüm belgesinin istinaf dilekçesine eklediği, mücbir sebep dolayısıyla yapılamayan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerektiği, aksinin kabulünün mahkemeye erişim hakkının engellenmesi anlamına geleceği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı ve 14/10/2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tâbi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşme'nin 6. maddesinin birinci fıkrası ile bağdaşabileceği; bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar "abartılı şekilcilikten", öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar "aşırı yorumlardan" kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmünü haiz olup, bu maddeye göre tebligatın üzerinde kendisine tebliğ yapılacak kişinin evde bulunmama sebebinin ve muhatap ile onun adına tebligatın yapılacağı kimsenin aynı konutta birlikte oturan kişi veya hizmetçi olduğunun belirtilmesi gerekli olduğundan, istinaf incelemesine tabi ilk derece Mahkemesi kararının tebligatında muhatabın adreste bulunmama sebebinin tebligatın üzerinde yazılmadığı anlaşılmakla yapılan tebligatın usule uygun olmadığı kanaati ile temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.