T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/775
Karar No : 2023/659
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) İflas Halinde ... Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defterlerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile Ocak ila Eylül dönemleri için üç kat, Ekim ila Aralık dönemleri için ise tekerrür hükümleri uyarınca %50 oranında artırılarak kesilen üç kat vergi vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, usulüne uygun yapılan tebligata karşın 2016 yılına ilişkin yasal defterleri herhangi bir mücbir sebep hali olmaksızın incelemeye ibraz etmediği, Excel formatında incelemeye sunulan yevmiye defterinin ise noterden onaylanmış yasal defter olarak kabul edilmeyeceğinden yapılan tarhiyatta aykırılık görülmediği, yasal defterlerin ibraz edilmemesi fiilini hem vergi ziyaı hem de özel usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirdiği ancak davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının miktar itibarıyla daha ağır olduğu dikkate alındığında, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği, 2011 yılına ait olup 2016 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, re'sen salınan vergi ve kesilen cezaların zamanaşımına uğradığı, 2016 yılına ait yasal defterlerin sunulmadığı, ancak bu döneme ait yasal belgelerin ibraz edildiği, defterlerin de dökümü alınmadığından Excel formatında sunulduğu, şirketin iflas sürecinin mahkemece dikkate alınmadığı, şirkete kayyum atanmasından sonra tüm yapılan alım-satım ve ödemelerin yargı denetiminden geçtiği ve gerçek hukuki ilişkilere dayandığı, ödemelerin banka yolu ile yapıldığı, şirkete ait tüm muhasebe kayıtlarının iflas masasında bulunduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılmasında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının hukuka aykırı olduğu belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Re'sen araştırma ilkesi ve vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğuna ilişkin kural gereği, iflas masasında bulunduğu belirtilen muhasebe kayıtlarının da istetilerek getirtilmesi ve davacının ibraz ettiği tüm alış ve satış faturaları ile excel formatında verildiği belirtilen bilgisayar kayıtları incelenerek durumdan davalı idarenin de haberdar edilmesi sonucunda söz konusu kayıtların gerçekten alış ve satışı yapılan emtiaya ait olup olmadığının araştırılması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.