T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/776
Karar No : 2023/3885
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, evinde internet aracılık hizmeti faaliyetinde bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh edilen 2010 ve 2011 yılları gelir vergisi, 2010/1-3 ila 10-12, 2011/1-3 ila 10-12 dönemleri geçici vergiler, 2010/1 ila 12, 2011/1 ila 12 dönemleri katma değer vergileri ile aynı dönemlere ilişkin kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından dosyaya sunulan banka havale dekontlarından yabancı internet sunucusu şirkete 2010 yılında 24/02/2010 tarihinde 254,00-GBP (ingiliz sterlini), 22/04/2010 tarihinde 147,00-GBP, 2011 yılında ise 03/02/2011 tarihinde 101,96-GBP, 30/05/2011 tarihinde 163,24-GBP, 24/08/2011 tarihinde 249,00-GBP, 29/09/2011 tarihinde 149,34-GBP ödemede bulunduğu, yabancı para cinsinden olan söz konusu ödemelerin ilgili bulunduğu tarihlerdeki TC Merkez Bankası Döviz alış kuruyla TL'ye çevrilmesi sonucu 2010 yılında 932,33-TL, 2011 yılında ise 1.848,22-TL ödemede bulunduğu anlaşılmış olup, bu giderlerin 2010 yılında 379.828,61-TL, 2011 yılında ise 345.945,35-TL olarak tespit edilen matrahtan düşülmesi suretiyle 2010 yılı için bulunan 378.896,28-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen 2010 yılı bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemler geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları ile 2010/1-12 dönemlerine ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri, 2011 yılı için bulunan 344.097,13-TL matrah farkı üzerinden tarh edilen 2011 yılı bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, 2011/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemler geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezaları ile 2011/1-12 dönemlerine ilişkin bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık, aşan kısımlar ile geçici vergi asıllarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, hasılat üzerinden değil, elde edilen komisyon geliri üzerinden vergi hesaplanması gerektiği, inceleme yapılırken, yurt içi internet kullanıcılarının ödedikleri tutarların gelir olarak değerlendirildiği ve sadece aynı banka üzerinden yabancı internet sunucusu şirkete yapılan ödemelerin gider olarak dikkate alındığı, davacının yurt dışındaki sunucu firmaya başka kanallarla ödeme yapabileceği hususu dikkate alınmadan matrah farkının ortaya çıkarıldığı, bu nedenle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, geçici vergi asıllarının ihbarnameyle tarh ve tebliğ edilmemesinin mükelleflerin hukuki menfaatlerine aykırılık teşkil edeceği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamelerde geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi asıllarına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki kararın geçici vergi asıllarının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.