T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/82
Karar No : 2024/109
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Org. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2019/3022, K:2022/4214 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 08/01/2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 30. maddesinin, 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile eklenen, 4. fıkrasının ve aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/06/2022 tarih ve E:2019/3022, K:2022/4214 sayılı kararıyla;
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 1., 2., 4., 5., 27. ve 34. maddelerine atıfta bulunularak;
Davalı Bakanlığın, davaya konusu düzenlemeleri yapmakta yetki sahibi olduğu, bu nedenle düzenlemelerde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkrasının "A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez." kısmı yönünden;
Dava konusu düzenlemelerin, davalı idare tarafından 31/12/2018 tarihinde değiştirildiği, 15/11/2019 tarihinde ise yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle anılan düzenlemeleri yönünden işin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı,
Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkrasının diğer kısımları yönünden;
Davacının D2 yetki belgesi sahibi olduğu cihetle dava açmayı gerektiren koşulların varlığını koruduğu anlaşıldığından, söz konusu düzenlemenin hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerektiği, dava konusu düzenlemenin Kanuna, ölçülülük ilkesine ve hukuka uygun olduğuna,
Yönetmeliğin 9. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin incelenmesi;
08/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin "Bazı zorunluluklara ilişkin süre verilmesi" başlıklı Geçici 2. maddesinin dava konusu değişiklikten önceki halinde; "(1) 13 üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinin (3) numaralı alt bendi, 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (l) bendiyle belirlenen kamera ve kayıt cihazı, 38 inci maddenin birinci fıkrasında belirlenen bagaj bilgilerinin elektronik olarak eşleştirilmesi, 40 ıncı maddesinin üçüncü, dördüncü, altıncı ve onüçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 44 üncü maddenin altıncı ve yedinci fıkralarında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu, 31/12/2019 tarihine kadar uygulanmaz." hükmü yer almakta iken, dava konusu değişiklik ile söz konusu maddenin bentlere ayrıldığı ve (a) bendine; "40 ıncı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu, 01/11/2018 tarihine kadar, uygulanmaz." kuralının getirildiği,
Düzenlemenin, ATS bilgilerinin U-ETDS'ye işlenmesine ilişkin kısmı yönünden;
Dava devam ederken, 11/05/2021 tarihinde yapılan değişiklik ile taşımacılıkta kullanılan taşıtın ATS bilgilerinin U-ETDS'ye işlenmesine ilişkin zorunluluğun 01/01/2024 tarihine ertelendiği, belirtilen zorunluluk yönünden Yönetmeliğin ilk halinde öngörülen 31/12/2019 tarihinden daha ileri bir tarihin belirlendiği görüldüğünden, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığının anlaşıldığı,
Düzenlemenin, ATS bilgileri dışındaki diğer bilgilerin U-ETDS'ye işlenmesine ilişkin kısmı yönünden;
Dava devam ederken, 31/12/2018 tarihinde yapılan değişiklik ile, taşımacılıkta kullanılan taşıtın ATS bilgileri dışındaki diğer bilgilerin U-ETDS'ye işlenmesine ilişkin zorunluluğun 02/01/2019 tarihine ertelendiği, bu tarihin dava konusu düzenleme ile belirlenen 01/11/2018 tarihine kıyasla daha ileri bir tarih olduğu söylenebilirse de, Yönetmeliğin ilk halinde öngörülen 31/12/2019 tarihine göre daha erken bir tarih olduğu,
Davalı idare tarafından, U-ETDS sistemi ile karayolu taşımacılığını disiplin altına alma, karayollarındaki güvenlik açıklarını kapatma, her türlü yük ve yolcu taşımasını kayıt altına alma, sektördeki verilere ilk kez gerçek zamanlı ve doğru şekilde ulaşma, ulusal güvenlik açısından taşıma verilerinin anlık paylaşımını sağlama, veri analizlerine dayalı gelecek planlaması yapabilmenin amaçlandığı, sistemin sahip olduğu önem, İçişleri Bakanlığı'nın sistemle ilgili talepleri ve 100 günlük İcraatlar Eylem Planı dikkate alınarak U-ETDS'nin öngörülenden daha erken bir tarihte faaliyete geçirilmesi amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığının savunulduğu,
U-ETDS sisteminin önemini ve planlama yapılması gerekliliğini 08/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin hazırlanması sürecinden itibaren bilen davalı idare tarafından dava konusu tarih değişikliğinin gerekçesi olarak gösterilen hususların haklı bir sebep olarak kabulüne imkan bulunmadığı, Yönetmelik değişikliği öncesi belirlenen tarihe göre hazırlık ve planlama çalışması yapan taşımacıların değişiklik sonrası kalan kısa sürede çalışmalarını tamamlamak zorunluluğu altında bırakıldığı, aksi takdirde uyarma yaptırımıyla karşı karşıya kalınacağı da dikkate alındığında, söz konusu düzenlemenin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine uygun bulunmadığı gerekçesiyle,
Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 30. maddesine eklenen 4. fıkranın "A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin, bu fıkrayı 1 takvim yılı içerisinde ikinci kez ihlal ettiklerinin tespiti halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 2 yıl geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez." kısmı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fıkranın diğer kısımları yönünden davanın reddine, Yönetmeliğin 9. maddesi ile asıl Yönetmeliğin Geçici 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 40. maddenin 3. fıkrasında belirtilen hükümlere uyma zorunluluğu yönünden iptaline, daha sonra (c) bendi olarak düzenlenen ATS bilgilerinin bildirim zorunluluğu yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, U-ETDS sisteminin karayolu taşımacılığı açısından oldukça önemli olduğu, sistem ile taşımacılığı disiplin altına alma, karayollarındaki güvenlik açıklarını kapatma, her türlü yük ve yolcu taşımasını kayıt altına alma, sektördeki verilere ilk kez gerçek zamanlı ve doğru şekilde ulaşma, ulusal güvenlik açısından taşıma verilerinin anlık paylaşımını sağlama, veri analizlerine dayalı gelecek planlaması yapabilme gibi hususların amaçlandığı, sistemin sahip olduğu önem, İçişleri Bakanlığı'nın sistemle ilgili talepleri ve 100 günlük İcraatlar Eylem Planı dikkate alınarak U-ETDS'nin öngörülenden daha erken bir tarihte faaliyete geçirilmesi amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen dava konusu düzenlemenin iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 16/06/2022 tarih ve E:2019/3022, K:2022/4214 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.