T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/837
Karar No : 2023/4199
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir İli, Selçuk İlçesi, … Köyünde, … ruhsat nolu sahada davacı tarafından yapılması planlanan "12,97 Hektarlık Maden (Boksit) Ocağı İşletmesi" projesi ile ilgili olarak İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2019/478, K:2019/1914 sayılı kararıyla onanmasına kesin olarak karar verilmesi üzerine, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL maddi, 20.000 TL manevi zararın tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle Kaşif İz ve diğerleri tarafından açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…,K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Ondördüncü Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2019/478, K:2019/1914 sayılı kararı ile reddedilerek Mahkemenin kararının onanarak kesinleştiği, devamında ise maden (boksit) ocağı işletmecisi olduğunu ileri sürerek istemde bulunan tarafından, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile anılan davanın reddine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın tarafı olmayanların hükmün icrasını isteyemeyeceği, temyiz, karar düzeltme ve yargılamanın yenilenmesi gibi kanun yollarına başvuramayacağı anlaşıldığından, bu dosyadaki başvurucunun yargılamanın yenilenmesini isteminde bulunmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 376. maddesinde sayılan üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep edebilecekleri yolundaki düzenlemenin bu uyuşmazlığa uygulanabilme kabiliyeti bulunmamaktadır. Zira, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53. maddesinde özel bir düzenleme vardır ve aynı Kanunun 31. maddesinde 6100 sayılı Kanunda yapılan atıflar arasında yargılamanın yenilenmesi konusu yer almamaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6100 sayılı Kanunun 375. maddesi uyarınca aleyhine karar verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen ve tebliğ edilmeyen dava belgelerinin kararın verilmesinden sonra ele geçirildiği, her ne kadar davada taraf olunmasa da, kazanılmış hakkının göz ardı edilerek aleyhine karar verildiği, Mahkeme kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'NUN DÜŞÜNCESİ : Davadan feragat nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca Mahkeme kararının bozularak, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir İli, Selçuk İlçesi, … Köyünde, … ruhsat nolu sahada davacı tarafından yapılması planlanan "12,97 Hektarlık Maden (Boksit) Ocağı İşletmesi" projesi ile ilgili olarak İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
… ve 144 davacı tarafından, bu kararın iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2019/478, K:2019/1914 sayılı kararıyla onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.
Bunun üzerine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılamasının yenilenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL maddi, 20.000 TL manevi zararın tazmini istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi Yargılama Usulü" başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasının (i) bendinde; "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiş, 31. maddesinde ise, idari davalarda feragat istemleri üzerine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesinde; "(1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.", 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.", 310. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-7251/29 md.) Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.", 311. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.", 312. maddesinde; (1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 12/03/2019 tarih ve E:2019/478, K:2019/1914 sayılı kararıyla onanmasına kesin olarak karar verilmesi üzerine, davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL maddi, 20.000 TL manevi zararın tazmini istemiyle açılan davada, yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmasından sonra davacının 29/03/2023 tarihinde … İdare Mahkemesi kayıtlarına giren dilekçesinde davadan feragat beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, iptal davalarının objektif niteliği dikkate alındığında, bu davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun feragate ilişkin hükümlerinin nasıl yorumlanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Hak arama hürriyeti, dava açma hakkı nasıl evrensel temel hak ve hürriyetlerdense, bu hakkın kullanılması, kullanılmaması veya önce kullanıp sonra vazgeçilmesi de kişinin doğal temel haklarındandır. İptal davaları da tam yargı davaları gibi kişinin üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği nitelikteki haklarındandır.
Buna göre, bu hakkın kullanımı tek taraflı irade beyanı ile yapılıp tamamlandığına, ayrıca mahkemenin veya davalının kabulüne de gerek bulunmadığına göre, feragat beyanından sonra davaya bakmakta olan mahkemece bu beyanın sadece gerçekten feragat anlamında olduğu ve kanunen belirlenen şekilde yapılıp yapılmadığının saptanmasıyla yetinilmesi ve bu saptamadan sonra feragat nedeniyle uyuşmazlığın sona erdiğine ilişkin hüküm kurulması zorunludur.
Nitekim, yukarıda metinlerine yer verilen hükümlerde, feragat ve kabulün karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak açıklıkta ifade edilmiştir.
Öte yandan, iptal davalarının objektif dava türü olması, bir kişinin açtığı iptal davasından feragat etme hakkını ortadan kaldıran bir özellik değildir. Çünkü o işlemden etkilenen herkesin dava açabilmesi mümkün olup, başkalarının açmadığı davalar nedeniyle dava açan kişinin doğal ve yasal bir hakkının yorum yoluyla hukuken elinden alınma olanağı bulunmamaktadır. Aksi halde objektif nitelikteki iptal davası açıldıktan sonra feragat hakkının tanınmaması, mahkemelere adeta kamu savcılığı görevi verilmesi sonucunu doğurur. Oysaki Anayasa'da ve yasalarımızda mahkemelere böyle bir görev verilmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/02/2020 tarih ve E:2019/3471, K:2020/404 sayılı, 27/02/2020 tarih ve E:2019/2396, K:2020/526 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durumda, davadan feragatin idari yargıda görülen bütün davalarda uygulanabilmesinin mümkün olması, bu hakkın yorum yoluyla kısıtlanma olanağının bulunmaması, davacının yasal şekle ve esasa uygun olarak davasından feragat etmiş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA; 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca davadan feragat nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan …yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 27/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.