T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/841
Karar No:2023/2536
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odaları Birliği (...)
...Odası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 11/11/2021 tarihinde açık ihale usûlü ile gerçekleştirilen "İzmir İli Torbalı İlçesi Ayrancılar Yerleşim Alanında Yaklaşık 810 Hektarlık Alanda Torbalı İlçesi Ayrancılar Yerleşimi 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Hazırlanması İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen "davanın ehliyet yönünden reddi" yolundaki kararın Dairemizin 27/10/2022 tarih ve E:2022/2578, K:2022/3892 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen kararda; davaya konu ihaleye ait İdari Şartname'nin "Aşırı düşük teklifler" başlıklı 33.1. maddesinde yer alan, "Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerden aşırı düşük teklif açıklaması istenmeyecektir." düzenlemesi gereği, ihalenin en düşük teklif veren (49.410,00-TL) istekli üzerinde bırakıldığı;
Dava konusu ihalenin 4734 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca hizmet alımı suretiyle gerçekleştirildiği, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği uyarınca yapılan ihalelerde aşırı düşük teklif değerlendirmesi konusunda idarelere takdir hakkı tanındığı, idare tarafından aşırı düşük teklif konusunda açıklama istenebileceği gibi açıklama istenmeksizin ihalenin sonlandırılabileceği, kaldı ki dava konusu ihaleye ait İdari Şartname'de de sınır değerin altında teklif sunan isteklilerden aşırı düşük teklif açıklaması istenmeyeceğinin belirtildiği;
Öte yandan, 4734 sayılı Kanun'un 38. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, "...açıklama istenilmeksizin sonuçlandırılabilmesine..." ve "...açıklama istenilmeksizin reddedilmesine ilişkin ..." ibarelerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 08/12/2015 tarih ve E: 2014/87, K: 2015/112 sayılı kararıyla; idarelere aşırı düşük teklif tespit ve değerlendirme işlemlerine ilişkin olarak, ihale ilanı ve dokümanında belirtilmek kaydıyla, anılan düzenlemenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki koşullar çerçevesinde aşırı düşük teklif sorgulaması yapma ya da aşırı düşük teklif sorgulaması yapmadan ihaleyi sonuçlandırma seçeneklerinden birini kullanma yetkisi verilmesinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığına karar verildiği;
Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen kamu yararı ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla ve mevzuat hükümlerinin tanıdığı takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği anlaşılan dava konusu ihale işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu ihalede, teklif edilen fiyat ile yaklaşık maliyet arasında ciddi bir fark olduğu, ihaleye konu iş kapsamında üç teknik personelin dört ay boyunca istihdamının zorunlu olmasının yanında plan yapım sürecinde arazi ve anket çalışması, kurum görüşlerinin alınması, kırtasiye ve çıktı giderleri, büro giderleri, personel maaş, SGK ve vergi ödemeleri gibi giderler göz önüne alındığında verilen teklifin en temel masrafları dâhi karşılamaktan uzak olduğu, bu şartlar altında imar mevzuatı kapsamında tariflenen imar planı hazırlık aşamasının sağlıklı ve nitelikli bir şekilde tamamlanmasının mümkün olmadığı, bu hâliyle yapılacak çalışma maddi kısıtlılıklar gözetilerek üretileceği için ileride telafisi mümkün olmayacak çok daha büyük kayıplara sebep olabileceği, dolayısıyla her ne kadar idareye aşırı düşük teklif sorgulaması yapmaksızın ihaleyi sonuçlandırma yetkisi verilmiş ise de bu yetkinin sınırsız olmadığı, söz konusu işin teklif edilen fiyata yapılıp yapılamayacağının somut olarak ortaya konulması gerektiği, imar planlarının düzenleyici bir idarî işlem olması ve mekânsal gelişme kararları ile birlikte doğal ve kültürel alanların korunması, sosyal ve teknik donatıların dağılımı, kamusal alanların belirlenmesi, kentlerin afetlere karşı dirençli olacak şekilde korunması gibi hayatî derecede önemli konuların temel belirleyeni durumunda olması nedeniyle imar planı yapımını içeren kamu ihalelerinin bir yapım işi veya sıradan bir hizmet alım işlemi gibi değerlendirilmemesi, ilgili işin içeriği ve kamu yararıyla doğrudan ilişkisi sebebiyle aşırı düşük teklif değerlendirmesi yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdari Şartname'nin 33. maddesinin, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 59/2. maddesinin davaya konu ihalenin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte olan hâli esas alınarak düzenlendiği, ihaleye 12 adet teklif verildiği ve tüm tekliflerin sınır değerin altında kalıp aşırı düşük teklif olduğu, İdari Şartname'nin 33. maddesi uyarınca geçerli en düşük teklifin en avantajlı teklif olarak belirlendiği, ihalenin, gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte olan mevzuata uygun yapıldığı, ayrıca bir idari işlem üzerindeki yargısal denetimin işlemin hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olduğu, bu denetimin idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde kullanılamayacağı, yerindelik denetimi yapılamayacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ...İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.