T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/895
Karar No:2023/3356
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemlerin iptaline yönelik kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu Şube Müdürlüğü tarafından 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a ve Döner Sermaye Kurulundan İhale Yönetmeliğinin 29/a maddesi kapsamında kapalı teklif usulü ile belirli avlak alanlarında "Kızıl Geyik Kotasının Avlattırılması"na ilişkin 14/09/2022 tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu ihalelerin Boyalı, Çaldağ ve Günlüburun Devlet Avlakları yönünden incelenmesinden; dava konusu ihale işlemleri sürecinde avlattırılacak türe ilişkin kota bildirimlerinde öngörülen popülasyon büyüklükleri ile ilgili verilere yönelik olarak ne türden bilimsel ve teknik metodlarla belirtilen sayılara ulaşıldığı hususunda açıklık bulunmadığı, daha çok basit gözlem ve tahminlere dayalı olarak birtakım sayılara ulaşıldığı, popülasyonların yoğunluk seviyesine yönelik değerlendirmeler yer almakla birlikte her bir popülasyon yönüyle sahip olması gereken en uygun yoğunluk seviyesine dair verinin mevcut bulunmadığı, genetik deformasyona uğramış, sakat, yaşlı ve trofe değeri bulunmayan hayvanlar haricindeki hayvanların avlanmasının engellenmesine yönelik alınan önlemlerin yetersiz olduğu, yalnızca cüzi para cezalarının öngörüldüğü, sakat ve yaşlı hayvanların doğal koşullar içerisinde kendiliğinden ölmeleri veya başkaca yaban hayvanlarına yem olmalarının da doğal dengenin bir unsuru olduğu, aynı doğal ortamı paylaşan başkaca popülasyon ve türlerin korunması ve devamı için bunun bir zorunluluk arz edebileceği, bu duruma ilişkin olarak dosya kapsamında herhangi bir çalışmanın bulunmadığı, kızıl geyik popülasyonunun yıllar içinde gösterdiği özellikler dikkate alınarak popülasyonun devamı adına avlattırma faaliyetini gerekli kılan bilimsel ve teknik kayıtların dosya kapsamıyla mevcut bulunmadığı, uyuşmazlığa konu sahalarda yapılan envanter çalışmalarının en son 2020 yılı Ekim ve Kasım aylarında yapıldığı, güncel bir envanter çalışmasının da bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu ihalelerde Boyalı, Çaldağ ve Günlüburun Devlet Avlakları yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı;
Dava konusu ihalelerin Ballıdağ, Çöme ve Sarıçam Devlet Avlakları yönünden incelenmesinden; Ballıdağ ve Sarıçam Devlet Avlakları için belirlenen birer adet kızıl geyiğin avlattırılması için açılan ihalelerin iptaline karar verildiği anlaşıldığından, bu ihaleler yönünden davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın; idarece iptal edilen ihaleler yönünden kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen de dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ülkemizde hayvanların korunmasına ilişkin mevzuatta kara avcılığına ilişkin mevzuat kurallarının saklı olduğunun belirtildiği, ihale konusu hayvanların neslinin tükenme tehlikesinin bulunmadığı, "Korunan fauna türleri"ne ilişkin olarak ise av turizminin düzenlenebileceği, av turizmi kapsamında avına izin verilen memeli yaban hayvanlarının her yıl ülke genelinde envanter çalışmasının yapıldığı, yeterli hayvan popülasyonu bulunması hâlinde özellikle üreme yeteneğini kaybeden yaşlı bireylerin avına izin verildiği, ülkemizde ihale konusu hayvanların doğal yırtıcısı konumunda olan hayvanların büyük ölçüde neslinin tükendiği, avcılığın yırtıcı türlerin azaldığı alanlarda daha sağlıklı popülasyon oluşturmak için bir yöntem olduğu, her avlak ve tür için her yıl kota bildirim formlarının düzenlendiği, ihale konusu hayvanların da bu kapsamda belirlenen kotalar dahilinde belirlendiği, avın Bakanlık görevlisi eşliğinde gerçekleştirileceği, avlanma sonucunda elde edilen gelirle kırsal kalkınmanın destekleneceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, av turizmi adı altında hayvanların öldürülmesine sebebiyet verileceği, hayvanların korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmeler ve ulusal düzenlemelere göre avcılık nedeniyle hayvan popülasyonlarının varlığının tehlikeye düşürülmemesi gerektiği, nesli tükenmekte olan hayvanların özellikle korunması gerektiği, bu nedenle bu tür uygulamaların somut, bilimsel ve teknik verilere dayalı olarak yapılması gerektiği, yaban hayatın dengesi için nesli tükenmekte olan türlerin av turizmine konu edilmemesi gerektiği ve kızılgeyik türünün dünyada ve ülkemizde neslinin tehlike altında olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Davalı idarenin 07/07/2022 tarih ve 6189318 sayılı Bakanlık Oluru ile "Bakanlığımızca Korunan Ancak Av Turizmi Kapsamında Avına İzin Verilen Türler İçin Yıllık Avlanma Kotası Belirleme Usul ve Esasları"nın yürürlüğe konulduğu, Tarım ve Orman Bakanlığı 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu Şube Müdürlüğü personelince Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 29. maddesi uyarınca, Kastamonu il sınırları içinde yer alan Devlet avlaklarına yönelik envanter çalışmalarının icra edildiği, bu kapsamda 2022-2023 av sezonu turizm kotası bildirim formlarında avlattırılacak kızıl geyik türünün popülasyon büyüklüğünün; Ballıdağ Devlet Avlağında toplam 100 adet, Boyalı Devlet Avlağında 120 adet, Günlüburun Devlet Avlağında 114 adet, Çöme Devlet Avlağında 116 adet, Çaldağ Devlet Avlağında 100 adet, Sarıçam Devlet Avlağında 108 adet olduğunun belirtildiği, bu belirlemeler esas alınarak 2022-2023 av yılı için her bir avlak yönüyle 1'er adet kızılgeyik avlanma kotasının belirlenerek teklif edildiği, sonrasında Ballıdağ, Boyalı, Çaldağ, Çöme, Günlüburun ve Sarıçam Devlet Avlaklarında kızıl geyik kotasının avlattırılmasına yönelik olarak, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35/a maddesi kapsamında kapalı teklif usulüyle 14/09/2022 tarihinde ihaleye çıkılmasına karar verilerek ihalelerin ilan edildiği, ilan edilen tarihte ihalelerin gerçekleştirilmesi üzerine de söz konusu ihalelerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.
Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar." kuralına yer verilmiştir.
09/01/1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 20/02/1984 tarih ve 18318 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türkiye'nin de tarafı olduğu Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi'nin 2. maddesinde, "Akit taraflar, ekonomik ve rekreasyonel gereksinmeleri ve yerel olarak risk altında bulunan alt türler, varyeteler veya formların isteklerini dikkate alırken, yabani flora ve faunanın, özellikle ekolojik, bilimsel ve kültürel gereksinmelerini de karşılayacak düzeyde, popülasyonlarının devamı veya bu düzeye ulaştırılması için gerekli önlemleri alacaktır"; 6. maddesinde, "Her Akit Taraf II no'lu ek listede belirtilen yabani fauna türlerinin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır (...)"; 7. maddesinde, "(1) Her Akit Taraf, III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. (2) III no'lu ek listede belirtilen yabani faunanın her türlü işletme şekli, 2. maddenin şartları gözönünde bulundurularak, popülasyonlarının varlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde düzenlenmiş olacaktır. (3) Alınacak önlemler, a) Kapalı av mevsimlerini ve/veya işletmeyi düzenleyen diğer esasları, (...) kapsayacaktır." düzenlemelerine yer verilmiştir.
14/04/2016 tarih ve 29684 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinin birinci fıkrasında, sürdürülebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkeleri gözetilerek, popülasyonları ve yıllık artım miktarları belirlenmiş av ve yaban hayvanlarının av turizmi kapsamında yerli ve yabancı avcılarca avlanmalarına yönelik usûl ve esasları belirlemek, bu Yönetmeliğin amaçları arasında sayılmış; "Tür ve cinsiyet ile kotaların belirlenmesi ve avlanma şekli" başlıklı 29. maddesinde, "(1) Özel avlak dışındaki avlak ve sahalarda avlanacak av ve yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve kotaları; etüt-envanter ve izleme çalışmalarıyla ildeki şube müdürlüğünce belirlenir ve Genel Müdürlüğe bildirilir. (2) Genel Müdürlüğe bildirilen kotalar; Komisyonca değerlendirilir, gerekçesi belirtilmek suretiyle değişiklikler de yapılarak onaylanır, av yılı av turizmi uygulama talimatı ile yürürlüğe girer. (3) Av organizasyonları, bek ve yürüyüş avı ile sürek avlanma şekilleriyle yapılır." kuralına yer verilmiştir.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun “Saklı hükümler” başlıklı 31. maddesinde, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu ile 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümleri saklıdır. kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, 4915 sayılı Kanun'un sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamak amacıyla 11/07/2003 tarih ve 25165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda da 4915 sayılı Kanun hükümlerinin saklı tutulduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu avlanma ihalelerinde avlattırılması öngörülen kızıl geyik 4915 sayılı Kanun'un 4. maddesine istinaden Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca belirlenen ve 29/04/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ''Koruma altına alınan yaban hayvanları memeliler'' listesinin 114. sırasında "av turizmi hariç" tutulmak suretiyle koruma altına alındığından anılan yaban hayvanlarının av kapsamına alınabileceği ve bu nedenle av kapsamına alınmasında yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, avlanılacak yaban hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılıp yapılmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, dava dosyasında bulunan bilgi, belge ve raporlamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, av turizmi kapsamında avına izin verilen memeli yaban hayvanlarının her yıl ülke genelinde envanter çalışmasının yapıldığı, yeterli hayvan popülasyonu bulunması hâlinde özellikle üreme yeteneğini kaybeden yaşlı bireylerin avına izin verildiği, ülkemizde ihale konusu hayvanların doğal yırtıcısı konumunda olan hayvanların büyük ölçüde neslinin tükendiği, avcılığın yırtıcı türlerin azaldığı alanlarda daha sağlıklı popülasyon oluşturmak için bir yöntem olduğu, her avlak ve tür için her yıl kota bildirim formlarının düzenlendiği, ihale konusu hayvanların da bu kapsamda belirlenen kotalar dâhilinde belirlendiği, avın Bakanlık görevlisi eşliğinde gerçekleştirileceği, avlanma sonucunda elde edilen gelirle kırsal kalkınmanın destekleneceği anlaşılmaktadır.
Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Yaban Hayatı ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. …, Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. …, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi …, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü' Dr. Öğr. Üyesi … ve İÜC Orman Fakültesi Orman Entomolojisi ve Koruma ABD Yaban Hayatı Uzmanı Öğretim Üyesi Doç. Dr. …'ten müteşekkil uzman grubu tarafından "uluslararası düzeyde av turizmi potansiyeline sahip ülkemizde yaşayan Yaban Keçisi (Melez yaban keçisi dâhil - Capra aegagrus), Ceylan (Gazella marica), Çengelboynuzlu Dağ Keçisi (Rupicapra rupicapra), Anadolu Yaban Koyunu (Ovis gmelini anatolica), Kızıl Geyik (Cervus elaphus) ve Karaca (Capreolus capreolus) türlerinin av turizmi kotalarının belirlenmesi amacıyla" Av Turizmi Uygulamaları Hakkında Teknik Rapor hazırlanmıştır. Söz konusu raporda; "Yaban hayatı tarım, orman ve balıkçılık gibi sürdürülebilir doğal bir kaynaktır. Bu doğal kaynağın düzenlenmesinde ve yaban hayatı yönetiminde avcılık en önemli araçların başında gelmektedir. Av turizmi kapsamında avına izin verilen ve rapora konu olan türlerin envanterinin 19/09/2006 tarih ve 145 sayılı Bakanlık Makam Oluru çerçevesinde yapılmakta olduğu, söz konusu Olur’da yer alan envanter tekniklerinin (Yerden Doğrudan Gözlem Metodu ile Total Sayım (GÖZLEK METODU) ve Örnek Alanlarda Sürek-Bek Metodu ile Doğrudan Sayım Metodunun (SÜREK-BEK METODU), Prof. Dr. İdris OĞURLU’nun yazdığı ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı “YABAN HAYATI ENVANTERİ” isimli kitapta yer aldığı ve gelişmiş ülkelerde olduğu şekilde Leopold (1933) ve Sinclair ve ark., (2006) gibi kaynaklarda kullanılan bilimsel tekniklere uygun olduğu tespit edilmiştir.
Hazırlamış olduğumuz raporda her avlak için popülasyon büyüklükleri, eşey oranları ve hayvan yoğunlukları ayrı ayrı değerlendirilmiş ve hasat miktarları buna göre verilmiştir. Ülkemizde av hayvanlarının hasat miktarlarını dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştırdığımızda ülkemizdeki hasat miktarı birçok ülkeye göre düşüktür. Bizim ülkemizde ise yaban hayvanlarının hasat oranı %1 civarındadır.
Raporda önerilen “Hasat Oranları ve Miktarı” bu türlerin soyunu tehlikeye kesinlikle atmayacaktır.
Dünyada avcılığı yapılan türlerin sayılarında olumlu artışlar gözlenmektedir. Çünkü avlanan türler avcılar tarafından korunmakta ve geliştirilmektedir. Ayrıca bilimsel yöntemlere dayalı hasatlar, popülasyonun yaş piramidi göz önünde bulundurularak yapıldığından daha sağlıklı popülasyonlar ortaya çıkması garanti altına alınmaktadır. Planlanmış ve düzenli avcılıkla türü tamamen yok edilmiş bir canlı bulunmamaktadır.
Bir popülasyona dışarıdan müdahale edilmediğinde ve habitat ekolojik taşıma kapasitesine ulaştıktan sonra popülasyondaki artış sıfıra yaklaşır. Bu popülasyon hasat edildiğinde yavru, genç ve gebe bireylerin kaynaklara (besin, su, örtü ve alan gibi) ulaşması kolaylaşır ve böylelikle avcılık sonrası daha fazla kaynağa ulaşan popülasyonda geride kalan genç bireylerin hayatta kalma şansları artar.
Sonuç olarak bunların tespiti hâlinde avlak, YHGS ve milli parklarda avcılık yoluyla doğadan uzaklaştırılması komisyonumuzca uygun görülmüştür.
Ülkemizdeki av turizmi uygulamalarında trofeli yaşlı ve erkek bireylerin hasadı yapılmaktadır. Örneğin yaban keçilerinde güçlü ve cüsseli yaşlı erkek bireyler üreme/döl kaliteleri giderek düşmesine rağmen çiftleşmeye katılmaya devam etmektedir. Genç erkeklerin üreme yeteneği daha yüksektir. Fakat yaşlı ve güçlü tekelerin varlığı, genç erkeklerin çiftleşmeye katılmasını engellemektedir. Mainguy & Côté, (2008) araştırmasında, yaşlı ve üreyim kabiliyeti düşük erkeklerin çiftleşmeye katıldığı dönemlerde doğum oranlarında azalma görüldüğünü bildirmiştir.
Av turizminden elde edilen gelirlerin köy tüzel kişiliğine – belediye başkanlıklarına aktarılması kırsal kalkınmaya katkı sağlamaktadır.
Av turizmi için sahaya gelen yerli ve yabancı turistler konaklama, ulaşım, araç kirası, yeme-içme, yöre halkından av kılavuzu, sürekçi ve çantacıların işlendirilmesi gibi harcamalar yapmakta, böylelikle yöre halkına ek bir gelir kapısı oluşmaktadır.
Av ve yaban hayvanlarının denetim altında hasat edilmesi (Av turizmi), bu kaynakların rekreasyonel ve turistik yönlerden değerlendirilerek ülke turizmine ve ulusal ekonomiye önemli girdi sağlaması ve katma değer oluşması anlamına gelmektedir.
Tüm gelişmiş ülkeler avcılık ve avcılığın yönetimiyle ilgili burada ve ekli raporlarda açıklamaya çalıştığımız şekildeki kurallarıyla avcılığı ve yaban hayatını yönetmeye çalışmaktadır.
Yasal avcılık faaliyetlerinin olduğu dönemlerde, yasal avcılar ile DKMP Av koruma personelinin avlaklarda olması sebebiyle kaçak avcılar sahaya girememektedir. Dolayısıyla yasal avcılık ve av turizmi uygulamaları kaçak avcılığa karşı koruma görevi de görmektedir.
Sürdürülebilir Hasat Miktarı yönteminde, popülasyonun birey başına düşen artış oranının dörtte biri ürün olarak alınır ve çevre şartları ne olursa olsun popülasyondaki birey sayısının içsel artışından çok daha azı alındığı için popülasyon korunur. Bu hasat yönteminde hasat sonucu ortaya çıkan rakam tüm yaş ve eşey sınıflarına oranlanmakta ve bunlardan seçilen bireyler avlanmaktadır. Ancak ülkemizde rapora konu türlerin avcılığı av turizmi kapsamında gerçekleştirilmektedir. buna göre ise av turizmi kapsamında belirli yaşta erkeklerden elde edilecek hasat miktarı olarak değerlendirilmektedir (Hs: tür bazlı H5, H6, H7 ve H8 gibi). Raporumuzda önerdiğimiz 2 tip hasat yönteminin hangisi seçilirse seçilsin hiçbir şekilde türün neslini tehlike altına almayacaktır. Buna göre 2022 – 2023 Av sezonunda Av Turizmi Kapsamında avlanan türler için önerdiğimiz avcılık kotaları Ek-2’de verilmiştir." ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Anılan raporun ekinde (Ek-2) verilen liste incelendiğinde; listenin 8., 9. ve 10. sayfalarında Tarım ve Orman Bakanlığı 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu Şube Müdürlüğü'nce belirli avlak alanlarında toplam 10 adet kızıl geyik (Cervus elaphus) hasadının bilimsel açıdan uygun olacağı belirtilmiştir.
18/04/2022 tarih ve 5071750 sayılı Bakanlık Makam Olur'u ile kurulmuş olan "Av ve Yaban Hayatı Bilim Kurulu", 31/05/2022 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nde toplanmış ve 3 numaralı kararı ile "Tarım ve Orman Bakanlığı'nın … tarih ve …sayılı yazısı ile kurulan 5 kişilik uzman grubu tarafından hazırlanan 'Av Turizmi ve Bu Kapsamdaki Türlerimizin Hasadının Değerlendirilmesi' raporunun uygun olduğuna ve bilimsel açıdan sakınca olmadığına" karar vermiştir.
Bu durumda, davalı idarece söz konusu yaban hayvanlarının ''Koruma altına alınan yaban hayvanları memeliler'' listesinde "av turizmi hariç" ibaresiyle yer aldığı, belirlenen kotaların tüm dünyada kabul edilen yöntemlerle yapılan hesaplamalarla örtüştüğü, avlanacak hayvan sayılarının yaban hayvanı popülasyonlarının gelişimini engellemeyeceği ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atmayacağının bilimsel verilerle ortaya konulduğu anlaşıldığından, dava konusu ihalelerin, kapsamlı, teknik, somut ve bilimsel verilere dayanarak yapılan analizler sonrasında gerçekleştirildiği, dolayısıyla yaban hayvanlarının sayısına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin davalı idare tarafından somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılarak, gerekli tedbirler de alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Boyalı, Çaldağ ve Günlüburun Devlet Avlaklarındaki avlattırma ihale işlemlerinin iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. DAVANIN REDDİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Toplam …-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,
7. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
8. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 03/07/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemlerin iptaline yönelik kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.