T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/8985
Karar No : 2024/424
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlıgı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Avcılar İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde "… " adli işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işyerinde, canlı müzik ruhsatı olmadığı halde müzik yaptığı ve işyerinde canlı müzik tesisatı bulunduğunun tespiti nedeniyle işyeri ilgilisi olan davacı hakkında 640.000 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Avcılar Belediyesi Encümeninin … tarih ve … sayılı kararına konu 640.000 TL tutar hakkında Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; ödeme emrinin dayanağı encümen kararının, davacının işyeri adresi ile ikamet adresinin yazılı olduğu mazbataya göre Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işyeri adresine tebligatın yapıldığı, tebligatın yapıldığı adresin davacının adres kayıt sistemindeki adresi olmadığı, ödeme emrinin dayanağı olan encümen kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bir kamu alacağı hakkında ödeme emri düzenlenebilmesi için alacağın vadesinde ödenmemesi gerektiğinden, davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen encümen kararına dayanılarak vadesi gelmiş bir kamu alacağının zamanında ödenmediğinden söz edebilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı kararıyla işyerinin mührünün fekki nedeniyle davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, davacının işyeri ile ilgisinin bulunmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmalarının lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiş; yine aynı Kanun'un "Ödeme Emrine İtiraz" başlıklı 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı gerekçelerine dayalı olarak tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açabileceği kuralına yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Hükmü Şahıslara ve Ticaret Hanelere Tebligat" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında; "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.", "Hükmü Şahışların Memur ve Müstahdemlerine Tebligat" başlıklı 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mûtat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır."; "Tebliğ İmkansızlığı ve Tebellüğden İmtina" başlıklı 21. maddesinde de, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." kuralı yer almıştır.
Yukarıda anılan 6183 sayılı Kanun'un, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyat Kanunu'nun ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre, bir idari para cezasının ödeme emri düzenlenerek tahsili yoluna gidilebilmesinin ilk şartı, o idari para cezasının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, ikinci şartı ise, ödeme emrinin dayanağı olan ve genel bütçeye irat kaydedilebilecek nitelikteki idari para cezasının kesinleşmesi, para cezasına karşı açılan dava varsa, açılan davanın sonucu ve verilecek kararın kesinleşmesidir.
Uyuşmazlıkta, davacının İstanbul ili, Avcılar İlçesi, … Mahallesi … Caddesi No: … adresinde "Şamata Bar" adlı davacı tarafından işletildiği anlaşılan ruhsatsız işyerinde canlı müzik ruhsatı olmadığı halde müzik yapıldığı ve işyerinde canlı müzik tesisatı bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, Avcılar Belediyesi Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile 5259 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (d) bendine göre davacıya 640.000 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, bu kararın işyerinin kapalı olması nedeniyle 13/03/2019 tarihinde işyerinin bulunduğu adrese haber kağıdı asılmak suretiyle aynı gün muhtarlığa bırakıldığı, idari para cezasına konu alacağın kesinleşmesi üzerine Avcılar Belediye Başkanlığınca … tarih ve … sayılı dava konusu ödeme emri düzenlenerek davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebliğ edildiği, davacının söz konusu encümen kararına ve ödeme emrine karşı açtığı davada; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, her işleme karşı ayrı dilekçelerle ve ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği, davacının dava dilekçesini ödeme emrinin iptali istemiyle yenilediği, ancak dayanağı encümen kararına karşı dava açmadığı görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Belediye Encümen kararının, davacının işlettiği işyerinin bulunduğu adreste 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilerek ödeme emri ile birlikte iptal davasına konu edildiği, idare mahkemesince dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bunun üzerine verilen dava dilekçesinin ödeme emrinin iptali istemiyle yenilendiği, Belediye Encümen kararına karşı davanın yenilenmediği, dolayısıyla söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmakla, dayanağı olan encümen kararına konu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, bu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararında ve bu karara karşı istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacının, aynı işyeri ile ilgili olarak; işyerinin ruhsatsız faaliyette bulunduğunun tespitine ilişkin 29/06/2017 tarihli mühürleme zaptını işletme sahibi olarak, 16/11/2017 tarihli mühür fekki ile ilgili olarak tutulan tutanağı ise işyeri ilgilisi olarak imzaladığı ve sonrasında mühür fekki nedeniyle hakkında açılan kamu davasında mahkumiyetine karar verildiği dikkate alındığında, söz konusu işyerinde yevmiyeli olarak çalıştığına yönelik beyanına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 22/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.