T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/9182
Karar No : 2023/9483
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : …İdaresi Başkanlığı / …
Vekileri : Av. …, Av. …
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yürütülmeden tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, mahkemelerce irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, OHAL KHK'larının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğu, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, tabii hakim ilkesinin, eğitim hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde sadece dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenildiği halde temyiz dilekçesinde, bunu yanında işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi isteminde de bulunulduğu görülmekte ise de, bu istemin ''davanın konusunu genişletme yasağı'' kapsamında olması nedeniyle incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan;
"Sanığın adına kayıtlı …numaralı GSM hattı üzerinden ve …imei numaralı cihaz ile ilk tespit tarihi 11/08/2014 olmak üzere ByLock kullandığı tespit olunmuştur. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından …nolu telefon hattına ait kayıtlar celp olunmuş, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılan …imei numaralı cihaz ile ilgili kayıtlar ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak, sanığın …numaralı GSM hattı üzerinden 11/08/2014 ile 31/12/2014 tarihleri arasında 2748 kez ByLock sunucuları/sistemine ait IP numaraları ile iletişim kurduğu tespit olunmuştur. Sanık savunmasında, … nolu GSM hattının adına kayıtlı olduğunu, bu hattın 2013-2014 yıllarından beri kendisi tarafından kullanıldığını, halen kullanmaya devam ettiğini beyan ettiği, böylece söz konusu GSM hattının bylock IP'lerine bağlantı yapıldığı tarihlerde sanık tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Bylock sunucuları/sistemine ait IP numaraları ile iletişim kurulan baz istasyon kayıtları incelendiğinde, iletişim kurulan baz istasyonlarının iş yeri adresi ve gittiğini belirttiği yerler ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Kovuşturma aşamasında, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından sanık hakkında düzenlenen tespit ve değerlendirme tutanağının dosyamıza gönderildiği, evraklar içeriğinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Bylock Çalışma Grubu tarafından "…" ID numaralı Bylock hesabının gerçek kullanıcısının …(…) olduğunun tespit edildiği görülmüştür. "…" ID numaralı Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; kullanıcı adının "…" olduğu, şifresinin "…" olduğu görülmektedir. Kullanıcı adı oluşturulurken sanığın nüfusa kayıtlı olduğu Ankara ilinin plaka kodunun kullanıldığı, şifre oluşturulurken sanığın evlenmeden önceki soyadı olan tezol kelimesinin ve üniversite mezuniyet yılı olan 2012 yılının rakamları ile oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Tutanaktaki Abone Tespit kayıtları kısmının ise boş olduğu görülmüştür. …ID numaralı ByLock kullanıcısına ait roster kayıtları incelendiğinde; bu kullanıcıyı ekleyen ve kullanıcının eklediği kişilerin bulunduğu, bu kişiler arasında …ID numaralı bylock kullanıcısı, H.M., F.B.Ç. ve A.A. isimli kişiler olduğu, bu kişiler tarafından …ID numaralı bylock kullanıcısına "…ve …" isimlerinin verildiği, sanık savunmasında H.M. çalıştığı kurumdan tanıdığını beyan ettiği, H.M. ile sanık arasında telefon irtibatı olduğu, …ID numaralı bylock tutanağının grup kişi listesinde ve bağlı kişi listesinde birçok kişinin bulunduğu, sanık savunmasında bu kişileri tanımadığını beyan etse de, bylock listesinde ekli bulunan kişilerin çoğunluğunun bayan kişiler ve sanık ile ile aynı meslek dalında olan kişiler olduğu görülmüştür. Ayrıca yazışma içeriklerinde …tarihinde …ID numaralı Bylock kullanıcısı tarafından …ID numaralı bylock kullanıcısına "deden için tekrar çok geçmiş olsun" şeklinde mesaj gönderildiği, söz konusu hususun araştırılması sonucunda Sağlık Bakanlığı'na yazılan müzekkereye cevap verildiği, sanığın dedesi Yusuf Pehlivan'ın 05/05/2015 tarihinde hastahaneye yatış kaydının bulunduğu görülmüştür. Yukarıda belirtilen kullanıcı adı ve şifre kısımlarının sanığın kişisel bilgiler oluşturulması, bylock listesinde sanığın adı ile isimlendirilmesi, ekli kişilerden H.M ile sanığın bir dönem aynı yerde çalışması, ekli kişilerin çoğunluğunun aynı meslek dallarından ve bayan kişiler olması, yazışma içeriklerinde dedesi ile alakalı konuşmalar bulunması nazara alındığında programının sanık tarafından …ID numarasıyla kullanıldığı anlaşılmıştır..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.