T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/923
Karar No : 2023/1222
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-...Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ.
2-...Gıda Maden Enerji İmalat İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi AŞ.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF(DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/4253, K:2022/4768 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Standards GmbH Türkiye İzmir Şubesince yapılan, organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında izin verilebilecek maksimum arsenik miktarının ne kadar olacağının bildirilmesi istemli 14/06/2012 tarihli başvuru üzerine tesis edilen, sertifika düzenlenecek organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında hiçbir kalıntı bulunmayacağı yolundaki ...tarih ve ...sayılı işlem ile bu işleme dayanak gösterilen Organik Tarım Komitesinin ...tarih ve ...sayılı Kararı'nın "organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği"ne ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/4253, K:2022/4768 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2022 tarih ve E:2021/3609, K:2022/1255 sayılı bozma kararına uyularak;
5262 sayılı Organik Tarım Kanunu'nun 1., 2., 3. maddesinin 1. fıkrasının (p) bendi ile 4. maddesi; 10/06/2005 tarih ve 25841 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 45. maddesine yer verilerek,
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin organik kontrol ve sertifikasyonunu yapan CERES adlı şirket tarafından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğüne yapılan 14/06/2012 tarihli başvuruda, davacı tarafından üretilen ve ABD'ye satışı yapılan bir parti ürünün arsenik içeriğinin yüksek bulunması nedeniyle toplatıldığı ve davacı şirketin ürettiği dört parti organik nar suyunun analizinde 0,095 ppm arsenik tespit edildiği belirtilmek suretiyle, organik ürün sertifikası düzenlenebilmesi için izin verilecek arsenik limitinin ne olduğunun sorulduğu, bu başvuruya cevaben tesis edilen dava konusu işlemde, organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki dava konusu Organik Tarım Komitesi kararından bahisle sertifika düzenlenecek organik nar suyu ya da organik nar suyu içeren karışık meyve sularında hiçbir kalıntı bulunmayacağının belirtildiğinin anlaşıldığı,
Davacılar tarafından, ister organik, ister konvansiyonel yöntemlerle üretilsin tüm tarım ürünlerinde belirli düzeyde bir arseniğin mevcudiyetinin kaçınılmaz olduğu, meyve suyu üretiminde kullanılan içme suyunun da arsenik içerebileceği ileri sürülmekte ise de, davalı idarece piyasa denetimleri sonucunda farklı organik nar sularının analizlerinin yapıldığı ve arsenik tespit edilmediğinin görüldüğü,
Öte yandan, AB mevzuatında ve buna paralel olarak ülkemiz mevzuatında organik tarım ürünlerine ilişkin olarak arseniğe özgü belirlenmiş bir kalıntı ya da bulaşan limitinin bulunmadığı ve bu durumun organik meyve sularının arsenik içermesine izin verilmediği anlamına geldiğinin de açık olduğu,
Nitekim, Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerinde Belirli Bulaşanların Maksimum Seviyelerinin Belirlenmesi Hakkında Tebliğ'in "Ek-2 Metal ve Metaloidler" başlıklı kısmında, meyve suyu, nektarı ve şuruplarındaki arsenik konsantrasyonu için 'kabul edilebilir en yüksek değer'in 0,2 mg/kg olarak belirlendiği dikkate alındığında, idarenin organik meyve sularında tespit edilebilir düzeyde arsenik bulunmaması yönünde iradesinin bulunduğu açık olup, yargı kararıyla davalı idarenin organik meyve sularında bulunabilecek maksimum arsenik limiti belirlemesi konusunda zorlanamayacağı gibi bu durumun kamu yararına da uygun olmayacağı sonucuna varıldığı,
Bu durumda, organik üretimin; güvenilir gıdaya yönelik, kendine özgü standartları bulunan, sentetik kimyasalların kullanımına izin verilmeyen, insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen ve üretimde kimyasal girdi kullanılmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı olan dolayısıyla insan sağlığını ve gıda güvenilirliğini önceleyen ve sağlayan bir model olduğu, organik tarım ürünlerine ilişkin olarak arseniğe özgü belirlenmiş bir kalıntı ya da bulaşan limitinin olmamasının da organik meyve sularının arsenik içermesine izin verilmediği anlamına geldiği dikkate alındığında, Organik Tarım Komitesinin ...tarih ve ...sayılı Kararının organik ürünlerde hiçbir kalıntı bulunmayacağı ve bunun dışında hiçbir standardın kabul edilmeyeceği yolundaki kısmında ve bu Karara uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ister organik, ister konvansiyonel yöntemlerle üretilsin tüm tarım ürünlerinde belirli düzeyde bir arseniğin mevcudiyetinin kaçınılmaz olduğu, aksi yönde alınan Organik Tarım Komitesi kararının hukuka aykırı olduğu; meyve suyu üretiminde kullanılan içme suyunun da arsenik içerebileceği, arseniğin inorganik ve organik iki türünün olduğu, meyve sularında bulunan arseniğin zararsız olan organik arsenik türünden olduğu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından içme suyunda bile belirli bir oranda arsenik bulunabileceğinin kabul edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2022 tarih ve E:2021/3609, K:2022/1255 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 26/10/2022 tarih ve E:2022/4253, K:2022/4768 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.