T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/9325
Karar No : 2023/10134
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Üniversitesi Rektörlüğü/ …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …. sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, Bank Asya'ya talimatla para yatırmadığı, çocuğunu gönderdiği okulun yasal olduğu ve Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyet gösterdiği, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, hiç kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir
Davacının eşi K.K. hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Ceza Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında; ''...ByLock iletişim programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu, örgüt talimatı ile sanığın bu ağa dahil olduğu ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullandığının teknik verilerle tespit edildiği, bu kapsamda sanığın, … ID numarası, … kullanıcı adı, … şifre ile Bylock programını kullandığı, yine sanığın, adına BankAsya isimli bankada açılı hesabı üzerinden 17/25 aralık 2013 tarihinden sonra hesap açarak para yatırma-çekme işlemleri gerçekleştirdiği...'' tespitlerine yer verildiği, netice itibariyle 6 yıl, 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde, gerekçede oyçokluğu, esasta oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY :
693 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …. tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ''...Davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka için ülke genelinde eylemler yapıldığı dönemde Bank Asya'ya para yatırdığı, 31.12.2013 tarihinde 0,00-TL iken; mezkur hesaba 15.07.2014 tarihinde 486,00-TL, 19.09.2014 tarihinde 845,00-TL, 17.02.2015 tarihinde 400,00-TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişlerinin olduğu, Türkiye İş Bankası A.Ş.'den 27.08.2014 tarihinde 10.000,00-TL tüketici kredisi kullandığı, kredi kullanım tarihinde eşine ait Bank Asya hesabında 9.875,00-TL para artışı bulunduğu, hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı... ...Hakkında;... ...Y.Y.'nın "… Üniversitesinde görev yaptığım süre içerisinde bir kısım şahısların PDY içerisinde olduğunu hissettim ve gördüm, bunları anlatmayı borç bilirim. Söz konusu kurumda memur olarak çalışan … ve eşi olan muhasebeci olarak görev yapan K.K.'da kuvvetle muhtemel bu paralel yapıdandır." şeklinde, B.Y.'nin "Tam hatırlamamakla birlikte 2014 yılı olabilir. Eşim G.Y.' i çay içme bahanesiyle Üniversite de … Fakültesinde idari personel görevini sürdüren Ş.Ö. isimli bayanla, yine … Fakültesinde çalışan … isimli bayan personel çağırdı. Eşimi … Köprüsünde iki bayanla buluşmak üzere bıraktım. eşimi bırakmamla birlikte kısa bir süre sonra (yarım saat içerisinde) eşim beni arayarak beni buradan alır mısın dedi. Bende hemen dönerek eşimi … Köprüsü üzerinden bıraktığım yerden tekrar aldım. Eşim bana “beni çay içmek için çağırdıklarını sanıyordum ancak konuşmalarınız farklı yönlere gidiyordu (cemaat sohbetine dönmüştü) bende bu ortamdan rahatsız olduğum için ayrılmak istedim” dedi. Seni de o yüzden çağırdım gel al diye şeklinde aramızda bir konuşma geçti." şeklinde ifadeleri bulunduğu...'' hususlarına da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ''...soruşturma aşmasında beyanı alınan B.Y.'in beyanlarını yargılama sırasında dinlenen eşi G.Y.'in doğrulamadığı, diğer tanıkların beyanlarının soyut nitelikte, kanaate dayalı olduğu, somut bilgi ve görgüye dayanmadığı, sanıktan el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, sanığın Bank Asya hesabının kredi kartı ödemelerine ilişkin olduğu...'' tespiti dikkate alındığında, davacının Bank Asya hesap hareketlerinin kredi kartı ödemelerine ilişkin olduğu, tanık B.Y.'ye ait beyanın eşi tarafından doğrulanmadığı ve tanık Y.Y.'ye ait beyanın ise kanaate dayalı olup somut bilgi ve görgüye dayanmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin ve yukarıda yer verilen tanık beyanlarının davacı aleyhine delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.