T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/9436
Karar No : 2023/7433
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğünün "İzalasyon Uygulaması Hakkında" konulu 09/11/2021 tarih ve 115840 sayılı Genelgesinde yer alan "Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen aşı şemasını tamamlamamış personele haftada iki kez PCR testinin yapılması" şeklindeki kararın geri alınması istemiyle yapılan 17/01/2022 tarihli başvurunun reddine ilişkin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin Anayasa'nın 5, 10, 11, 13, 15 ve 17. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesine aykırı olduğu, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda zorunlu aşılama veya zorunlu teşhis/tedavi yapılmasına ilişkin hüküm bulunmadığı, Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi'ne göre insan menfaatleri ve refahının bilim veya toplum refahının üstünde tutulması, sağlık alanındaki müdahale için özgürce ve bilgilendirilmiş bir şekilde muvafakat alınması ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na göre kişisel verilerin kaydedilmesi için açık rıza bulunması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa'ya göre Devletin önleyici tedbirler alma ödevi bulunduğu, ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanılan yerler olması ve Sağlık Bakanlığı tarafından da riskli grupların barındırıldığı yerler arasında kabul edilmesi nedeniyle dava konusu tedbirlerin alındığı, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün 29/04/2022 tarihli ve E-61892 sayılı işlemi ile dava konusu uygulamaya son verildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu uygulama, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı işlemi ile uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nde infaz koruma memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı, "İzolasyon Uygulaması Hakkında" konulu (Covid 19 Pandemisi ile ilgili Ceza İnfaz Kurumlarında yapılacak önlem ve uygulamalar hakkında) emir yazılarının 2 Numarasında yer alan "Aşı Şemasını Tamamlamamış Personele Haftada 2 Kez PCR Testi Yapılması" şeklindeki kararın geri alınması/çekilmesi talebiyle yaptığı 06/12/2021 tarihli başvurunun, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemiyle reddi üzerine, kararın geri alınması istemiyle 17/01/2022 tarihinde yaptığı yeni başvurunun reddine ilişkin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, Anayasa'ya göre Devletin önleyici tedbirler alma ödevi bulunduğu, ceza infaz kurumlarının toplu olarak yaşanılan yerler olması ve Sağlık Bakanlığı tarafından da riskli grupların barındırıldığı yerler arasında kabul edilmesi nedeniyle dava konusu tedbirlerin alındığı, Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı işlemi ile görülmekte olan davaya konu edilen uygulamaya son verildiği savunulmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfikevleri Genel Müdürlüğünün "İzalasyon Uygulaması Hakkında" konulu 09/11/2021 tarih ve 115840 sayılı Genelgesinde yer alan "Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen aşı şemasını tamamlamamış personele haftada iki kez PCR testinin yapılması" şeklindeki kararın geri alınması istemiyle davacı tarafından yapılan 17/01/2022 tarihli başvurunun reddine ilişkin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava açıldıktan sonra, uyuşmazlık konusu uygulamanın Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı işlemi ile uygulamadan kaldırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu uygulama yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, uyuşmazlık konusu uygulamanın davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 26/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İdari işlemler tesis edildikleri tarihten itibaren hukuki sonuçlar doğurmaya başlayan tasarruflar olup, sözkonusu işlemler tesis eden idare tarafından geri alınmadığı veya İdari Yargı Mercileri nezdinde açılan bir iptal davasına konu edilmesi üzerine verilen bir Mahkeme kararı ile iptal edilmediği sürece hukuki sonuçlarını doğurmaya devam ederler. Anılan işlemlerin daha sonra tesis edilen başka bir işlem ile ortadan kaldırılabileceği düşünülse de idari işlemin bu şekilde sonlandırılması, ortadan kaldırıldığı tarihe kadar doğurduğu hukuki sonuçları da hukuk dünyasından kaldırmaz. Yani idari işlemlerin hukuk dünyasından tesis edildikleri tarihten itibaren doğurduğu tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kalkması durumu, ancak, idari işlemin geri alınması ya da bir iptal davasına konu olması durumunda bu davaya bakan İdari Yargı Merci tarafından iptali ile mümkün olabilecektir.
Olayda, dava konusu edilen idari işlem düzenleyici nitelikte bir işlem olup, işlemin tesis edilmesinden sonra başka bir işlem ile ortadan kaldırılmış ise de, ilk tesis edildiği tarih ile ortadan kaldırıldığı tarih arasında geçen süreçte doğurmuş olduğu hukuki sonuçlar hukuk aleminde varlığını halen sürdürdüğünden, işlemi tüm hukuki sonuçları ile ortadan kaldırmanın ise ancak yargı kararı ile iptal edilmesi ile ya da geri alınması ile mümkün olabileceğinden, daha sonra başka bir işlem ile geri alınması geri alınma aşamasına kadar hukuki sonuçları ortadan kaldırmayacağından, ortadaki hukuki ihtilafın çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında bu aşamada işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.