T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/990
Karar No:2023/2306
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi Bölgesi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu (…)
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … A.Ş. (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ekim 2004 - Aralık 2006 tarihleri arası taşıma fark bedellerine ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine, ödenen bedellerin iadesi bağlamında BOTAŞ ile aralarında ortaya çıkan gecikme zammı/faiz oranı ile ilgili ihtilâfta 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammının uygulanması isteminin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu karara karşı yapılan itirazda, aynı talebin yenilenerek, geçerli bir sözleşme olmadığı yönünde değerlendirme yapılması hâlinde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un ticari işler için belirlenen faiz oranının uygulanması isteminin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2004-2006 yıllarına ilişkin doğalgaz taşıma fark bedellerinin tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine davacı tarafından ödenen 32.369.159,91-TL'lik tutarın davacıya iade edildiği, ödeme/ödemelerin yapıldığı tarihten, iadenin yapıldığı tarih arasındaki faiz alacağından kaynaklı zararlarının tazmini için açılan davada … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla yasal faiz dikkate alınarak bilirkişi incelemesiyle yaptırılan hesaplama sonucunda ortaya çıkan tutarın davacı adına tazminat olarak hükmedildiği ve söz konusu kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 03/12/2020 tarih ve E:2020/787, K:2020/3520 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, ayrıca 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı, yasayla bu düzenlemeye tâbi olduğu açıkça belirtilen alacaklar ile amme alacağının ödeme müddeti içerisinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren uygulanacak gecikme zammı olup, bu nitelikte olmayan, davacıdan yargı kararıyla yersiz tahsil edildiği ortaya çıkan taşıma bedeli farkı alacağına uygulanacak faizin türünün ise, 3095 sayılı Kanun hükümlerine göre yasal faiz olduğu anlaşılmakla, davacının BOTAŞ ile aralarında ortaya çıkan gecikme zammı/faiz oranı ile ilgili 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammının uygulanması yönündeki talebinin yukarıda aktarımı yapılan yargı kararlarlarının sonuçları ile gerekçeleri göz önünde bulundurularak reddine ilişkin tesis edilen … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşıma fark bedeline uygulanması gereken faiz türünün 3095 sayılı Kanun'daki yasal faiz olarak değerlendirilmesinin, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilmemiş olduğundan aynı Kanun hükümlerine aykırı olduğu, 2002 yılında imzalanan sözleşmenin 2008 yılına kadar uygulandığı, 2008 yılında revize edilen sözleşmenin 2011 yılına kadar uygulandığı, BOTAŞ tarafından ilk olarak … tarih ve … sayılı yazı ile 24.157.023,11-TL taşıma bedeli fark tutarının ödenmesinin talep edildiği, … tarih ve … sayılı yazı ekinde Ekim 2004 – Aralık 2006 tarihlerine ilişkin fark bedeli faturasının gönderildiği, 08/07/2009 tarihinde ödeme emri gönderildiği, ihtilafa konu dönemin başlangıcı olan 11/07/2008 tarihinde geçerli sözleşmenin mevcut olduğu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa dahi, taraflar arasındaki fazla ödeme veya eksik ödeme veyahut iade olması hâlinde uygulanacak faiz türünün Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 49 ilâ 51. maddeleri arasında açık bir şekilde düzenlendiği, "sözleşmede aksine hüküm olmaması hâlinde" uygulanacak faiz türünün gecikme zammı olduğu, bu bağlamda en önemli hukuka aykırılık iddiasının incelenmediği, Demirtaş OSB için alınan Kurul kararının dikkate alınmamış olması yönündeki iddianın anlaşılmadığı ve istinaf mahkemesince bu hususun değerlendirilmediği, … tarih ve … sayılı Kurul kararının "Türk Ticaret Kanunu'nun ticari işler için belirlediği faiz oranının uygulanması" yönünde olduğu, kendilerinin Demirtaş OSB ile aynı konumda olduğu, zararın tazmini amacıyla açılan davanın niteliğinin gözardı edildiği, başvuruların taşıma fark bedeline uygulanacak faiz türünün ne olduğunun belirlenmesine yönelik olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı yanında müdahil BOTAŞ tarafından, davaya konu Kurul Kararlarının önceki mahkeme kararlarının gerekçeleri, sonuçları ve etkileri ile aynı doğrultuda olduğu, davacının belirttiği … tarih ve … sayılı Kurul kararının eldeki dava ile bir ilgisi olmadığı, davacının mezkûr kararı yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak aldığı ancak bu talebin reddedildiği, Mahkeme kararında da mezkûr Kurul kararı ve karara ilişkin yargı sürecinin davacının talep ettiği hususlarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığının belirtildiği, ayrıca bu Kurul kararının iptal edildiği, hukuk aleminde mevcut olmayan bir karara dayanılarak açılan davanın usul ekonomisi gereğince reddi gerektiği, Demirtaş OSB'nin faiz talebine ilişkin nihai olarak … tarih ve … sayılı Kurul kararının alındığı, bu kararın da 3095 sayılı Kanun'a uygun olarak faiz hesaplanması gerektiği yönünde olduğu, davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, tacir olmayan davacı açısından avans faizi uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararında, OSB'nin "özel hukuk tüzel kişisi statüsünü haiz olduğu, alacağına gecikme zammı işletmesinin doğru olmadığı" belirtildikten sonra “yasal faiz hesaplatılarak hasıl olacak sonucuna göre davacının alacak talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği”nin hüküm altına alındığı, emsal bir davada bir OSB tarafından 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca gecikme faiz ödenmesi talebi ile açılan davada Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararında, taraflar arasında bu hususta sözleşme olmasına rağmen, davacının özel hukuk tüzel kişisi olarak tanımlanmasından hareketle gecikme zammı isteyemeyeceği ve anılan yasal düzenleme uyarınca davada kanuni faiz uygulanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını bozduğu, huzurdaki uyuşmazlıkta ise taraflar arasında gecikme zammı uygulanmasına ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmadığı, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun tek taraflı olarak kendilerine gecikme zammı uygulama imkânı tanıdığı, davacının ne 6183 sayılı Kanun ne de Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faiz talep edebileceği, davacı ile davaya konu dönemde imzalanmış olan herhangi bir doğal gaz alım satım sözleşmesi bulunmadığı, anılan dönemde doğal gaz alımı ve satımının fiili olarak gerçekleştiği, 01/01/2001 tarihinden itibaren 2 yıl geçerli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin süresinin yenilenmemesi hâlinde 01/01/2003'te sona erecek şeklinde düzenlendiği, sözleşmenin yenilenmediği, herhangi bir sözleşme olmadığından yapılacak iadelere uygulanabilecek faiz oranı hususunda bir düzenleme bulunmadığı, kendilerinin yurt içi doğal gaz satış sözleşmeleri bakımından bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu doğru ise de, hiçbir özel hukuk kişisinin yükümlülükleri ile mukayese edilemeyecek yükümlülükleri gözetilerek 6183 sayılı Kanun ile kendilerine bazı haklar verildiği, Yönetmeliğin dağıtım şebekesini işleticisinin son kullanıcı OSB'ye olan iade borcuna ilişkin bir düzenleme içerdiği, bu maddenin işbu uyuşmazlığa uygulanma kabiliyeti olmadığı, dayanılan Yönetmelik maddesinin faizin sözleşmeyle belirlenmesi gerektiğini, ancak belirlenecek faiz oranının 6183 sayılı Kanun'daki oranı geçemeyeceğini belirttiği, Yönetmelik'te 6183 sayılı Kanun'da yer alan gecikme zammına ilişkin bir düzenleme olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı EPDK tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemi hâlinde kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.