T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/15
Karar No : 2024/37
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan aldığı öğrenim ve katkı kredileri borcunu vadesinde ödemediğinden bahisle söz konusu alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla Cahit Sıtkı Tarancı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen (bila tarih), … ve … tarih, … sayılı ana takip dosya numaraları ile başlatılan takip kapsamında düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali ve ödemesi yapılan bedelin 20/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte geri ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi tek hakim tarafından verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulsüz tebliğ edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu alacakların usulüne uygun kesinleşme süreci tamamlanmadan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemlerin iptaline, dava konusu işlemler nedeniyle davacının banka hesabından haciz edilen 10.691,92-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: istinafa konu İdare Mahkemesi kararının 02/08/2022 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, bunun üzerine 03/08/2022 tarihinden itibaren 30 günlük istinaf başvurusunda bulunma süresinin başladığı, istinaf başvurusunda bulunmanın son gününün ise adli ara vermenin bittiği 01/09/2022 gününe denk geldiği, davalı tarafından ise bu süre geçirildikten sonra 02/09/2022 havale tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz."
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2023 yılı için 238.730-TL) aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf
incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin nitelikte olduğu görülmektedir.
Bakılan olayda, davacının Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan aldığı öğrenim ve katkı kredileri borcunu vadesinde ödemediğinden bahisle söz konusu alacaklara ilişkin düzenlenen ödeme emirlerinin iptali ve ödemesi yapılan bedelin 20/12/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte geri ödenmesi istemiyle açılan davaya konu edilen parasal miktarın, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırlarının altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 16/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.