DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/1313 E. , 2025/1604 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2025/1313
Karar No : 2025/1604
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Adalet Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan açılan ceza soruşturmasında yeterli suç şüphesi doğurur nitelikte delil mevcut olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,
Davacının darbe girişiminin ertesi günü Facebook sosyal medya hesabından yapmış olduğu ve kendisine ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan paylaşımın, silahlı terör örgütünce yapılan darbe girişiminin karşısında duran vatandaşlara yönelik hakaretamiz ifadeler barındırdığı ve Anayasal düzeni ortadan kaldırma amacıyla icrasına girişilen terörist eyleme karşı mücadele edenlere ayrım gözetmeksizin suçlayıcı mahiyette bulunduğu hususları dikkate alındığında, ifa ettiği görevin ehemmiyeti de göz önünde bulundurularak davalı idare açısından kamu görevlisinde aranan sadakat ve güven ilişkisinin ortadan kalktığı ve davacının hizmetinden gerektiği şekilde istifade edilemeyeceğinin anlaşıldığı,
Davacının eyleminin idari yönden kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek ölçüde olduğu, nitekim davacının aleni bir mecrada yaptığı söz konusu paylaşımının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu yolundaki değerlendirmeyi haklı kılacak düzeyde olduğu ve davalı idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı sonucuna varıldığı,
Bu durumda, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacının kamu görevinden çıkarılmasına neden olan eylemleri sebebiyle başlatılan soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği, yine idari soruşturma sonucu ceza tayininine yer olmadığı karar verildiği,
Davacının Facebook sosyal medya hesabından yapmış olduğu ve kendisine ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan paylaşımın, silahlı terör örgütünce yapılan darbe girişiminin desteklenmesine yönelik olmadığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırma amacıyla icrasına girişilen terörist eyleme karşı mücadele edenleri suçlama amacı taşımadığı hususlarının adli-idari soruşturmalarla ortaya konulması karşısında söz konusu paylaşımının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu yolundaki değerlendirmeyi haklı kılacak düzeyde olmadığı ve davalı idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı sonucuna varılarak,
Bu durumda davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/10/2024 tarih ve E:2021/11478, K:2024/14940 sayılı kararıyla;
Davacı hakkında Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama suçundan yapılan soruşturmada ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla; davacının facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden 16/07/2016 tarihinde "cahil grubu yine yaptı yapacağını. Hiç bilgisi olmayan askeri öldürmeye ancak gücünüz yetiyor koyun sürüsü olduğunuzu kanlı bir şekilde gösterdiniz yine sokağa çağıranlar cinayete çağırmışlar." şeklinde paylaşımda bulunduğunun ve suça konu facebook paylaşımını kendisinin yaptığını ikrar ettiğinin sabit olduğu tespiti ve değerlendirmesine yer verildiğinin görüldüğü,
Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; idari yargı mercilerince ceza yargılamasından bağımsız olarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapılması nedeniyle, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında elde edilen deliller ile dosyada bulunan sosyal medya paylaşımına yönelik tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle iltisak ve irtibatlı olduğu hususunun sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği,
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Dairelerince 15/04/2025 tarihinde verilen ara karar ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını gösterebilecek tüm bilgi belgelerin dosyaya ibrazı için ilgili kurum/kuruluşlardan bilgi ve belge talep edildiği, gelen cevabi yazılardan, davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyabilecek herhangi bir bulguya rastlanmadığının anlaşıldığı ve davacının yaptığı sosyal medya paylaşımı Devletin terör örgütüne karşı verdiği mücadeleyi küçümseyici ifadeler içermekte ise de, tek başına örgütle irtibat ve iltisak için yeterli görülmediği gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının FETÖ terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe teşebbüsü gecesinde Facebook isimli sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımı nedeniyle, ayrıca cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirildiği belirtilerek, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin demokratik hukuk düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve bu amacı gerçekleştirmek üzere, özellikle Devletin Mülkiye, Adliye, Emniyet Teşkilatı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde kadrolaşmaya giden FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin "kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin tedbirler" kapsamında olağanüstü hal döneminde birçok kanun hükmünde kararname yürürlüğe konulmuştur.
Olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; (...) 7)11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır." kuralı yer almıştır.
Anılan maddenin son fıkrasında ise; "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
... Adliyesinde zabıt kâtibi olarak görev yaparken 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle temyize n incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir. Davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" suçundan başlatılan soruşturmada ise, soruşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı karar verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
OHAL döneminde çıkarılan KHK'lar uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirdiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
UYAP kayıtları ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesine gelince;
Davacı hakkında "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" suçundan yapılan ceza soruşturması neticesinde verilen ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararından, facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden 16/07/2016 tarihinde yapılan "cahil grubu yine yaptı yapacağını. Hiç bilgisi olmayan askeri öldürmeye ancak gücünüz yetiyor koyun sürüsü olduğunuzu kanlı bir şekilde gösterdiniz yine sokağa çağıranlar cinayete çağırmışlar.' şeklindeki paylaşımın davacı tarafından yapıldığına dair kendi beyanının bulunduğu anlaşılmıştır.
Temyize konu ısrar kararında, dosyadaki mevcut delillerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacının sosyal paylaşımına yönelik tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
karar