T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2856
Karar No : 2024/6209
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest hekimlik mesleği icra eden davacının hasılatının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunu veri alan vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2016 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, vergilendirme döneminde, davacının banka hesaplarına, kendisi ve EFT veya havale yoluyla üçüncü kişiler tarafından yatırılan tutarlar ile kredi kartlarıyla gerçekleştirilen ödemelerin toplamıyla gelir vergisi beyannamesi ile beyan ettiği hasılat arasındaki farkın kayıt dışı hasılat olduğu iddia edilmiş ise de Mahkemelerince verilen ara kararıyla uyuşmazlığın çözümü için davalı idareden, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun ekinde yer alan ve tahsilatlara ilişkin açıklamalar içeren tutanağın ve alınan ifadeler varsa ifade tutanakları istenilmesine karşın dosyaya bu yönde herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından söz konusu tutarların kayıt dışı elde edildiğinden bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırlmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilirek belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'ÜN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tanzim adilen vergi tekniği raporunda, ilgili vergilendirme döneminde herhangi bir ortaklığı olmadığı gibi taşıt ve taşınmaz alım satımı bulunmadığı, faaliyeti nedeniyle tahsil işlemlerinin davacının banka hesaplarına, kendisi ve EFT veya havale yoluyla üçüncü kişiler tarafından yatırılan tutarlar ile kredi kartları ile yapılan ödemelerden oluştuğu, belirtilen ödemelerin toplamı ile beyan edilen tutar arasındaki fark dikkate alındığında bir kısım hasılatını hasılatını beyan dışı bıraktığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Sözü edilen vergi tekniği raporunu veri alan vergi inceleme raporuna dayanılarak adına dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı kurala bağlanmış,134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu hükmüne yer verilmiş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde ise gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi benimsenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde yazılı kural, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki saptamaların maddi delil olarak kabulünü gerektirmektedir.
Serbest hekimlik faaliyetinde bulunan ve ilgili yılda herhangi bir ortaklığı olmadığı gibi taşınmaz ve taşıt alımı gerçekleştirmediği görülen, bu nedenle banka hesaplarına, kendisi tarafından yatırılan tutarlar dışında kalan EFT veya havale yoluyla üçüncü kişiler tarafından yatırılan tutarlar ile kredi kartları ile yapılan ödemelerin serbest hekimlik faaliyeti kapsamında olmadığı yönündeki iddiaları kanıtlama yükü kendisine düşen davacının, ispat külfetinin gereğini yerine getirmediği dikkate alındığında, hasılatının bir kısmını kayıt dışı bıraktığı sonucuna varıldığından aksi yöndeki gerekçeyle dava konusu tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının, tarh matrahının hukuka uygunluğu yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 26/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.