T.C.
DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3850
Karar No : 2023/6055
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde ... Endüstriyel Dahili Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2010 ila 2013 ve 2016 ila 2018 yıllarına ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği alacağa ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ihbarnamelere karşı açılan davaların reddedildiği, mahkeme kararları uyarınca düzenlenen (2) nolu ihbarnamelerin ve alacağın tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin e-tebligat yoluyla usulüne uygun tebliğ edildiği, yapılan mal varlığı araştırmasında alacağın şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı olayda davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde sayılan itiraz sebeplerine yönelik olmadığı da dikkate alındığında, şirket nezdinde usulüne uygun bir biçimde kesinleştirilen kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 04/12/2014 tarihinde Tasfiye Halinde ... Endüstriyel Dahili Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, şirketin 12/12/2016 tarihinde tasfiyesine karar verildiği ve tasfiye memurluğuna ...'in atandığı, 13/06/2019 tarihinde ise şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, bu hâliyle davacının 04/12/2014 - 12/12/2016 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilci sıfatını haiz olduğunun anlaşıldığı olayda dava konusu ödeme emri içeriği alacağın dönemlerinde ve vade tarihlerinde şirketi temsile yetkili olmayan davacının, sözü edilen kamu alacağından kanuni temsilci olarak sorumlu tutulmasına hukuken imkan bulunmadığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilen kamu alacağının yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirketten tahsil edilememesi üzerine kanuni temsilci olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Tebligat pusulasının üzerinde yazılı barkod numarası ile PTT gönderi takip sorgulaması yapıldığında tebliğ bilgisinin görülmediği, tebligat yapıldığının iddia edildiği tarihte askere sevk edildiği, terhis olduktan sonraki ilk iş gününde tebligattan haberinin olması üzerine davanın yasal süresi içinde açıldığı dolayısıyla davalı idarenin süre aşımı itirazının yerinde olmadığı, kamu alacağının ait olduğu dönemler dikkate alındığında kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunmadığı, ödeme emirleri içeriği alacağa karşı açılan davaların kesinleşmesi beklenilmeden kanuni temsilci nezdinde takip yapılamayacağı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy