T.C.
DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4726
Karar No : 2023/6049
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İnşaat Dekorasyon Tekstil Gıda ve Temizlik Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2006 ila 2011 yıllarına ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği alacağa ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediği dolayısıyla söz konusu alacağın şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştiği ispat edilemediğinden davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 5 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağa ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, şirketin bilinen adresinde bulunamaması nedeniyle şirketle herhangi bir hukuki veya fiili bağı bulunmayan eski kanuni temsilcinin ikâmetgâh adresinde tebliğ edildiği, bu haliyle tebligat, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğe ilişkin hükümlerine uygun olmadığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi için gerekli şartların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl kamu borçlusu şirketin 21/04/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, dava konusu ödeme emirlerinin ise 2020 yılında davacıya tebliğ edildiği, ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri içeriğinde yer alan alacağın dönem ve vade tarihlerinin 2008 ila 2014 yıllarına ilişkin olduğu, 2011 yılında şirket tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında vergi borçlarının yapılandırıldığı ve idarece tespit edilen mal varlığı üzerine 2012 ila 2014 yıllarında uygulanan hacizler ile zaman aşımının kesildiği, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği 2014 yılından sonra şirket adına tesis edilen işlemler hüküm ve sonuç doğurmayacağından 31/12/2019 tarihinde tahsil zaman aşımına uğrayan alacak için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 5 takip numaralı ödeme emri içeriği alacağın 2010 yılına ilişkin olduğu, şirket adına re'sen salınan vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin şirketin tüzel kişiliğinin silindiği tarihten sonra tebliğ edildiği, tüzel kişiliği sona eren şirketlere ilişkin olarak, kanuni temsilcileri veya tasfiye memurları adına yapılması gereken tarhiyat ve ceza kesme işlemlerinin tüzel kişiliği sona eren şirket adına yapılmasının herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması nedeniyle usule uygun bir tahakkuktan bahsedilemeyeceğinden 31/12/2015 tarihi itibarıyla tarh zaman aşımına uğrayan alacak için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen söz konusu ödeme emrinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İhbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasının borcun ortadan kalkması sonucunu doğurmayacağı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde yer alan sorumluluk ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde düzenlenen sorumluluk nedeniyle yapılacak takiplerde ortak ve kanuni temsilci arasında bir öncelik sıralamasının söz konusu olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy