T.C.
DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4873
Karar No : 2023/5913
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Anonim Şirketi'nden alınamayan 2010, 2011 ve 2013 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı olan ve asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun biçimde saptanmadığından ilanen tebliğ için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 23/09/2019 ve 26/09/2019 tarihlerinde tebliğe çıkarıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5. fıkrasında ikinci defa çıkarılacak tebligatın "münasip bir süre sonra" yapılacağı düzenlemesinin yer aldığı, açık bir süre öngörülmediği ve münasip sürenin tayininin idarenin takdirinde bulunduğu ancak aynı Kanun'un 14. maddesinde sürelerle ilgili açık bir hüküm bulunmaması durumunda idarece on beş günden az olmamak üzere tebliğ süresinin belirleneceğinin hükme bağlandığı, bu durumda, münasip sürenin takdirinin on beş günden az olamayacağı dolayısıyla tüzel kişiliği devam eden şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Öncelikle asıl borçlu şirketin takip edilmesi gerektiği, herhangi bir sorumluluğunun olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy