T.C.
DANIŞTAY
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7092
Karar No : 2023/6620
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVACI) ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av ...
İSTEMİN KONUSU : .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca inceleyen .... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2012 yılında alımlarının bir kısmının sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle söz konusu faturalara dayalı indirimleri reddedilerek 2012 yılının Ocak, izleyen yıla devreden katma değer vergisi tutarı gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosunca ise 2015 yılının Haziran, Ağustos, Ekim ila Aralık ve 2016 yılının Şubat dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve 2012 yılının Ocak dönemi için bir kat, diğer dönemler için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2012 yılında faturalarını kayıtlarına aldığı ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki saptamalardan düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılamayacağı ve özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezalar kadırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2012 yılında faturalarını kayıtlarına aldığı ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi hakkındaki saptamalardan, düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2010 yılına ait olup 2011 yılında kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınabileceği, ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme karşısında dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınacak ceza tutarında artırılabileceği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezalarının tekerrürden kaynaklanan kısımları azaltılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, eleştiri konusu yapılan faturaların gerçek bir alışverişe tarhiyatın ise eksik incelemeye dayandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen kararın, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, istinaf merciince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularının, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceği, temyiz istemine konu yapılan kararın, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin hüküm fıkrası Danıştay Dördüncü Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2018/5695, K:2022/2203 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy