T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/851
Karar No : 2025/1275
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2018 yılında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle sözü edilen faturalara dayalı indirimleri redddedilmek suretiyle sonraki yıllara devreden indirilebilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2022 yılının Mart, Mayıs ve Haziran dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergiyi doğuran olayın 2018 yılında meydana geldiği olayda tarh zamanaşımı süresi 31/12/2023 tarihinde dolacak olan cezalı vergiye ait ihbarnamelerin bu tarihten sonra 06/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği dikkate alındığında, zamanaşımına uğradığı sonucuna varılan dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanarak yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla zamanaşımından söz edebilmek için vergi alacağının doğmuş olması gerekmektedir. Devreden katma değer vergisinin azaltılması suretiyle yapılan tarhiyatlarda vergi alacağının doğduğu zaman itibarıyla zamanaşımı süresinin hesaplanması gerekmektedir. Söz konusu Kanun maddesinde zamanaşımı süresinin hesabında vergiyi doğuran olaydan değil, vergi alacağının doğduğu tarihten bahsetmektedir. Esasen vergiyi doğuran olayla, vergi alacağının doğduğu tarihler birbirinden farklı olabilir. Vergi uygulamalarında bunun çok çeşitli örnekleri vardır. Örneğin Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda tecil, terkin müessesesi buna bir örnektir. Tecil edilen vergide Kanunda öngörülen şartlar yerine getirilmediğinde vergi alacağı, vergiyi doğuran olayın olduğu zaman değil, tecil şartlarına uyulmadığı zaman ortaya çıkmaktadır. Bunun gibi birçok örnek bulunmaktadır.
Bu durumda, dava konusu dönemler itibarıyla zamanaşımı süresi dolmadan ihbarnamelerle duyurulan vergi ve cezanın zamanaşımına uğradığından söz edilmeyeceğinden temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.