T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10764
Karar No : 2025/1798
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: (DAVALI) 1- ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
(DAVACI) 2-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:...K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem : Davacı tarafından, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi, ... Mahallesinde kain tapuda eski ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:...sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, .../......nolu mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan taşınmazın tamamının davacı kullanımındaki .../... nolu eski parsel sınırında bulunduğu, parselin davacı tarafından yıllardır ecrimisil bedeli ödenerek kullanıldığı, yapılan toplulaştırma ile bu parselin dört farklı parsele ayrılarak tam hisse ile Hazine adına tahsis edildiği, davacıya ait ... ada ... parsele karşılık yeni oluşturulan üç parselden, .../... nolu parselde sürülemeyen, tarım dışı kısımların bulunduğu, arazi derecelendirme katsayılarının farklılık gösterdiği, yeni parselin verimliliğinin, konum ve değerinin eski parsele göre daha düşük olduğu, krokilerde eski ve yeni parsellerin çakışık ve birbiri üzerinde durduğu gözükse de sınırların değiştiği ve sürülemeyen arazilerin yeni parseller içerisinde kaldığı, eski parseller ile yeni parsellerin toplam alanlarının birbirine eşdeğer olmadığı, yeni parsellerin 1/3-1/7 oranında oluşturulmadığından parsellerin sulanması ve tarım makinalarının hareket kabiliyetlerinin sınırlandırılmasına yol açıldığı, toplulaştırmaya dahil edilen davacıya ait parseller ile yeni tahsis edilen yerlerin ilişkisinin gözetilmediği, eski tek parselin, 3 (üç) parsele bölünmesinin toplulaştırmanın özüne uygun olmadığı, tek bir arazi parçasından tahsis etme olanağının mevcut olmasına rağmen bu olanağın değerlendirilmediği, eski .../... nolu parselin miras bırakanlar adına 2 müşterekli olduğu, bunların 36 mirasçısının bulunmasının tarımsal verimliliği, sevk ve idareyi kısıtladığı, .../... nolu parsel yerine tahsisi yapılan yeni parsellerin sınırının değişmesi nedeniyle parsellerin tamamının sulanabilirlik özelliğini yitirdiği, ecrimisil yolu ile tasarruf ettiği ... ada ... sayılı kök parsel ile toplulaştırma işleminden önce pasifine malik olduğu ve yine fiilen tasarruf ettiği ... ada ... sayılı kök parseli kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işlemlerinde davacının dava açmakta menfaati bulunduğu ve yapılan arazi toplulaştırması işleminde anılan parseller yönünden toplulaştırmanın ilkeleri ile hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından iptali talep edilen işleme konu ... ada ... sayılı parsel yönünden; mülkiyetinin hazineye ait olduğu ve salt mülkiyet hakkını ilgilendiren konularda, davacının ecrimisil bedeli ödeyerek gerçekleştirdiği kullanımın fiili duruma hukukilik kazandırmayacağı ayrıca dava konusu ... ada ... nolu kadastral parsel yönünden de; toplulaştırma neticesi oluşan 3 yeni parselin mirasçı sıfatıyla 05/08/2016 tarihinde davacıya hükmen intikal ettiği ve TAKBİS malvarlığı sorgu sonucuna göre davacının anılan parsellerdeki hisselerinin tamamını davanın açıldığı 17/08/2020 tarihinden önce, 27/07/2018 tarihli satış sözleşmeleri ile dava dışı bir üçüncü kişiye devrettiği görüldüğünden, davacının, iptalini istediği işleme konu taşınmazda malik olmaması karşısında dava konusu parseller yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle toplulaştırma işlemine konu ... ada ... ve ... sayılı parsellerde davacının hukuken korunabilir meşru bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1/b bendi hükmü uyarınca davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesinin kararın kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI:Davacı tarafından, bu hususta yerleşik yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere dava açılabilmesi için güncel ve meşru menfaatinin ihlal edilmesinin yeterli olduğu,nitekim ... ada ... parselin yıllardır davacının kullanımında iken yapılan toplulaştırma işlemiyle bu hakkının bertaraf edildiği, diğer parsel olan ... ada ... parsel yönünden ise toplulaştırma işlemi tamamlandığı ve kesinleştiği 05/08/2016 tarihinde menfaati ihlal edildiğinden davacının dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle verilen temyiz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı İdare tarafından, ... ada ... parsel sayılı ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazların büyük oranda bulundukları mevkiide planlandıkları, dava dilekçesinde ... yerine ...yazıldığı taşınmazlarda kadastro parsellerinin sulama amaçlı kanal hattından çıkarılarak toplulaştırma projesi kapsamında ... parsel sayılı taşınmazda ve aynı mevkide sadece yan blokta planlandığı bu nedenle temyiz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı temyiz istemi yönünden ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararların başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde temyiz edilebilir: ..." kuralına yer verilmiş olup, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.
Kanun yoluna başvurmada hukuki yarar bulunması, başka bir deyişle, kanun yoluna başvuranın aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki yararının bulunması şarttır.
Dosyanın incelenmesinden, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi, ... Mahallesinde kain tapuda eski ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline ilişkin karar yönelik istinaf istemi üzerine ... Bölge idare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararıyla davalı idarenin istinaf istemi kabul edilerek ve İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak davacının dava açmakta ehliyeti bulunmadığı sonucuna varılarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, davalı idarenin lehine olan kararın bozulmasında hukuki menfaati bulunmadığından temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idare yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.