T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11034
Karar No : 2025/732
DAVACILAR : 1- ... Köyü Muhtarlığı
2- ...
3- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Çorum İli, Dodurga İlçesi, ... Köyü'nün de içinde yer aldığı alanların afete maruz bölge ilan edilmesine ilişkin 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu kararın kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çorum Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Davacıların halen oturmakta oldukları alanın 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla afete maruz bölge ilan edildiği, ancak söz konusu alandaki gölün ağzının ıslah edildiği ve sayısız ağaç dikildiği, heyelan tehlikesinin kalmadığı, heyelandan kaynaklı olarak konutlarda oluşan bir zarar ve tehlikenin bulunmadığı, ilgili mevzuat gereğince bir bölgenin afet bölgesi olarak ilan edilmesinin olmuş veya olması muhtemel afetlerin belirli kriterlere göre o yerin genel hayata etkili olup olmadığının tespitine bağlı olarak karar verileceği, ancak değişen duruma göre afet bölgesi olarak karar verilen bölgenin tehlikenin önlenmesi oranında daraltılabileceği ve hatta tamamen kaldırılabileceği, tüm bu hususlar belirtilerek afete maruz bölge kararının kaldırılması için Çorum Valiliğine müracaat edildiği, ancak Çorum Valiliği tarafından gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın talebin reddedildiği, bölge ile ilgili olarak hazırlanan 11/05/2012 tarihli jeolojik etüt raporunda; alan içerisinde bulunan konutlarda oluşan çatlak ve hasarlı alanların genel anlamda heyelandan kaynaklandığına dair bir emareye rastlanılmadığı, köyün alt tarafında oluşan gölün ağzının açılarak ıslah edilmesi gerektiği ve köyün jeolojik ve morfolojik yapısından dolayı heyelana elverişli olmasından dolayı kontrol etütlerinin izlenmeye devam etmesi gerektiği belirtilmiş, yine 2013 yılında düzenlenen jeolojik etüt raporunda ise yapılan incelemede aktif heyelan izine rastlanılmadığı, sadece küçük ölçekli kütlesel hareketler gözlendiği tespitine yer verildiği, en son rapor üzerinden 8 sene geçtiği, bu süre zarfında hem gölün ağzının ıslah edildiği, hem de bu alana sayısız ağaçlar dikildiğinden heyelan tehlikesinin tamamen ortadan kalktığı, bu nedenlerle dava konusu işlemlerin usule ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise, dava konusu yerin heyelan tehdidi altında olduğunun teknik elemanlarca yapılan çalışmalar ve düzenlenen jeolojik etüt raporları ile sabit olduğu, afete maruz bölge kararının keyfi alınmış bir karar olmadığı ve kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7269 sayılı Kanun gereğince bu kararın alınmasının zorunlu olduğu, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın Muhtarlık yönünden incelenmeksizin reddine, diğer davacılar yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Çorum İli, Dodurga İlçesi, ... Köyü, ... Mahallesindeki alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle alınacak Tedbirlerle Yapılacak yardımlara Dair Kanunun 2. maddesine göre afete maruz bölge ilanına ilişkin 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bu kararın kaldırılması isteminin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çorum Valiliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur.", 14. maddesinde; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Çorum İli, Dodurga İlçesinde 18/11/1969 tarihinde meydana gelen heyelan nedeniyle 20/12/1969 tarihinde düzenlenen raporda Dedeahmetler mahallesindeki 30 aile ve Muhtarlık Mahallesindeki 1 ailenin naklinin uygun görüldüğü, anılan yerde 26/07/1983 tarihinde yapılan ikinci etüd sonucunda düzenlenen raporda 20 konut için afete maruz bölge kararının alınması gerektiğinin belirtildiği, 20 konut için ... gün ve ... sayılı genel hayata etkililik olurunun alındığı, Köyün tamamında 13/11/1990 tarihinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 19/11/1990 tarihli jeolojik etüd raporunda, Dedeahmetler Mahallesinde 27/07/1983 günlü raporda nakli öngörülen konutların yer aldığı ve ekli krokide belirtilen alan için afete maruz bölge kararının alınmasının önerilmesi üzerine 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile söz konusu alanın afete maruz bölge ilan edildiği, daha sonra 11/05/2012 tarihinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 14/05/2012 tarihli raporda, etüd edilen alan içerisinde bulunan konutlarda oluşan çatlak ve hasarların genel anlamda heyelandan kaynaklandığına dair bir emareye rastlanmadığı, daha önce nakline karar verilen ailelerin bir kısmının afete maruz bölge kararı alınan alan içerisinde oturmaya devam ettiği, konutların boşaltılarak yıkılması gerektiğinin belirtildiği, 21/06/2013 tarihinde Çorum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü teknik personelince yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 28/06/2013 tarihli raporda, Dedeahmetler Mahallesinde etüt günü itibariyle aktif heyelan izine rastlanmadığı, Kuyucak deresi yamaçlarında küçük ölçekli kütle hareketleri gözlemlendiği, maden ocağına ait pasa yığınlarının Kuyucak Deresini tıkayarak bu bölgede göl oluşmasına sebep olduğunun tespit edildiği, gölün ilerleyen zamanlarda köy yerleşim alanını olumsuz etkilememesi için akış sağlanarak ıslah edilmesi gerektiği ve köyün kontrol etütleri programında izlenmeye devam edilesi gerektiğinin belirtildiği, Dodurga Kaymakamlığının 04.07.2013 günlü yazısıyla, Kuyucak Köyünün tamamını kapsayacak şekilde jeolojik-jeoteknik etüd yapılması için yapılan ödenek isteminin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 16.07.2013 tarihli yazısıyla reddedildiği, davacıların son rapor üzerinden yaklaşık 6 yıl geçtiği, bu süre içinde göl ağzının ıslah edildiği, ve sayısız ağaç dikildiği, afet bölgesinde yıllardır oturulmaya devam edildiği, heyelan tehlikesinin kalmadığı, konutlarda heyelan kaynaklı bir zarar oluşmadığı belirtilerek afete maruz bölge kararının kaldırılmasının istenildiği, ... tarih ve ... sayılı Çorum Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün işlemiyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 16/07/2013 tarihli yazısına dayanılarak yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen davada, Köyün tamamında 13/11/1990 tarihinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 19/11/1990 tarihli jeolojik etüd raporunda, Kuyucak Köyünde kontrol altındaki meskun alanda neojen yaşlı killi seriler, civarda ise volkanik kayaçların gözlemlendiği, killi serilerin yağışlı mevsimlerde su alarak şiştiği, kuru mevsimlerde ise su kaybederek büzüştüğü, bunun sonucunda çatlaklar oluşarak zeminin kohezyonu azaldığı, bu çatlaklardan zemine sızan suların zeminin mukavemetini azaltarak zemine oturmalara neden olduğu tespit edilerek Dedeahmetler Mahallesinde 27/07/1983 günlü raporda nakli öngörülen konutların yer aldığı ve ekli krokide belirtilen alan için afete maruz bölge kararının alınmasının önerilmesi üzerine alınan 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında 7269 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır.
Davanın ... tarih ve ... sayılı Çorum Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü işlemine ilişkin kısmına gelince;
Köyün tamamında, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının dayanağı olan 13/11/1990 tarihinde yapılan incelemeden sonra, 11/05/2012 ve 21/06/2013 tarihlerinde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen raporlarda, etüd edilen alan içerisinde bulunan konutlarda oluşan çatlak ve hasarların genel anlamda heyelandan kaynaklandığına dair bir emareye rastlanmadığı, daha önce nakline karar verilen ailelerin bir kısmının afete maruz bölge kararı alınan alan içerisinde oturmaya devam ettiği, Dedeahmetler Mahallesinde aktif heyelan izine rastlanmadığının tespit edilmesi ve Dodurga Kaymakamlığının 04/07/2013 günlü yazısıyla da, Kuyucak Köyünün tamamını kapsayacak şekilde jeolojik-jeoteknik etüd yapılması için ödenek isteminin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 16/07/2013 tarihli yazısıyla reddedilmesinden sonra, davacıların son rapor üzerinden yaklaşık 6 yıl geçtiği, bu süre içinde göl ağzının ıslah edildiği, ve sayısız ağaç dikildiği, afet bölgesinde yıllardır oturulmaya devam edildiği, heyelan tehlikesinin kalmadığı, konutlarda heyelan kaynaklı bir zarar oluşmadığı belirtilerek afete maruz bölge kararının kaldırılması isteminin; söz konusu alanda ayrıntılı olarak jeolojik-jeoteknik etüdünün yapılarak, uyuşmazlığa konu alanda daha önce oluşmuş heyelanın aktivitesinin devam edip etmediği, alandaki mevcut yapıların ne durumda olduğu, yapısal hasarlarının bulunup bulunmadığı, mevcut durumun can ve mal güvenliği açısından risk oluşturup oluşturmadığı incelenmesi gerekirken, yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Çorum Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü işleminin iptaline, davanın 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ilişkin kısmının reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava konusu yerle ilgili olarak hazırlanan (mülga) Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 18/11/1969 ve 27/07/1983 tarihli jeolojik etüt raporlarında heyelan tehdidinden bahsedilerek, kontrol etütleri programı ile takip edilmesi gerektiğine karar verilmiş, 19/11/1990 tarihinde hazırlanan jeolojik etüt raporunda ise; kontrol altındaki meskun sahada neojen yaşlı killi seriler, civarda ise volkanik kayaçlar gözlemlendiği, killi serilerin yağışlı mevsimlerde su alarak şiştiği, kuru mevsimlerde ise su kaybederek büzüştüğü, bunun sonucunda ise çatlaklar oluştuğu ve zeminin kohezyonu azaldığı, ayrıca bu çatlaklardan zemine sızan suların zeminin mukavemetini azalttığı ve zeminde oturmalara neden olduğu, bu oturmalar sonucu ilkokul ve lojman binasında çatlaklar meydana geldiği, ancak çatlakların onarılarak oturulmasında sakınca olmadığı, Muhtarlık Mahallesinin Kuyucak çayı ve deresinin yamaçlarındaki ufak şev kaymaları ileride aktif heyelana neden olabileceği, bu yüzden anılan yerin kontrol etütleri programında kalmasının uygun olacağı, 27/07/1983 tarihli raporla nakli öngörülen konutların yeraldığı ve ekli krokide belirtilen alan için afete maruz bölge kararı alınması gerektiği belirtilmiştir.
Bunun üzerine 19/11/1990 tarihli jeolojik etüt raporuna dayanılarak, 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile; Çorum İli, Dodurga İlçesi, ... Köyü, ... Mahallesindeki alanın 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesine göre afete maruz bölge olarak ilan edilmiştir.
Davacıların afete maruz bölge kararının kaldırılmasına yönelik talebi üzerine ise, Çorum Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminde özetle; 2012 ve 2013 yılında düzenlenen jeolojik etüt raporlarında, köyün kontrol etütleri programında izlenmeye devam edilmesinin gerektiğinin belirtildiği, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından Kuyucak Köyünün tamamını kapsayacak şekilde jeolojik-jeoteknik etüt yapılması amacı ile ödenek talep edildiği, buna istinaden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından verilen cevapta; afete maruz bölge kararı verilen alan hakkında, kararın kaldırılması veya sınırların genişletilip daraltılması amacıyla yapılacak işler için ödenek gönderilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, bu nedenle afete maruz bölge kararının kaldırılmasına yönelik talebiniz hakkında yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı belirtilerek, davacıların talebi reddedilmiştir.
Bakılan dava, 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Çorum Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Dairemizin 29/02/2024 tarihli, E:2023/11034 sayılı ara kararıyla keşif-bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Jeoloji Mühendisi, İnşaat Mühendisi ile Şehir ve Bölge Plancısından oluşturulan bilirkişi heyetiyle mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 13/11/2024 tarihli raporda özetle; afete maruz bölge ilan edilen alanda daha önce heyelan olduğu ve heyelanların taç (en üst) kesiminin haritalandığının anlaşıldığı, keşif sırasında yeni oluşmuş çatlak tespit edilememekle beraber, eski heyelan taçlarının morfolojileri ve topoğrafyadaki ani düşüşlerinin rahatlıkla görüldüğü, bu alanın batısında çok büyük bir heyelanın varlığı da söz konusu jeolojik birimin heyelana duyarlı olduğunu gösterdiği, dava konusu afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte heyelan oluştuğu, işlem ve keşif tarihi itibarıyla heyelan türü afet riskinin bulunduğu, afete maruz bölge ilan edilen alandaki heyelan tehlikesinin geçmediği, söz konusu heyelanların hareket etmesi durumunda, “kayma” türü bir hareket oluşacağı ve hareket yönündeki evler ve yol hareket ederek can ve mal güvenliği açısından hasar oluşabileceği, daha önce oluşmuş heyelan hareketlerinin izleri tamamen kaybolmadığı için, heyelan aktivitelerinin de bitmediği, dava konusu alanın çok yakınında aktif fayların olması ve aşırı yağışlı dönem sonrası, limit (kritik) denge durumunda olan heyelanların yeniden tetiklenerek hareket edebileceğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle, dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan türü afet riski bulunduğu, zira, eski heyelanlara ait izlerin yıllar geçmesine rağmen tamamen kaybolmadığı, alanın aşırı yağış aldığı ve deprem bölgesi içinde olduğu, belirtilmiştir.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora herhangi bir itiraz olmamıştır. Rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne, 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden;
Davalı idarelerin, davanın süresinde açılmadığı iddiaları yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
Davacılardan ... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede;
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte incelenip değerlendirilmesinden; dava konusu yerle ilgili olarak hazırlanan (mülga) Afet İşleri Genel Müdürlüğünün 18/11/1969 ve 27/07/1983 tarihli jeolojik etüt raporlarında heyelan tehdidinden bahsedilerek, kontrol etütleri programı ile takip edilmesi gerektiğine karar verildiği, 19/11/1990 tarihinde hazırlanan jeolojik etüt raporunda ise yine heyelan afeti riskinden bahsedilmesi üzerine uyuşmazlık konusu alanın 17/09/1992 tarih ve 92/3525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile heyelan afeti riski nedeniyle afete maruz bölge olarak ilan edildiği, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sunulan raporda özetle; afete maruz bölge ilan edilen alanda daha önce heyelan olduğu ve heyelanların taç (en üst) kesiminin haritalandığının anlaşıldığı, keşif sırasında yeni oluşmuş çatlak tespit edilememekle beraber, eski heyelan taçlarının morfolojileri ve topoğrafyadaki ani düşüşlerinin rahatlıkla görüldüğü, bu alanın batısında çok büyük bir heyelanın varlığı da söz konusu jeolojik birimin heyelana duyarlı olduğunu gösterdiği, dava konusu afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte heyelan oluştuğu, işlem ve keşif tarihi itibarıyla heyelan türü afet riskinin bulunduğu, afete maruz bölge ilan edilen alandaki heyelan tehlikesinin geçmediği, söz konusu heyelanların hareket etmesi durumunda, “kayma” türü bir hareket oluşacağı ve hareket yönündeki evler ve yol hareket ederek can ve mal güvenliği açısından hasar oluşabileceği, daha önce oluşmuş heyelan hareketlerinin izleri tamamen kaybolmadığı için, heyelan aktivitelerinin de bitmediği, dava konusu alanın çok yakınında aktif fayların olması ve aşırı yağışlı dönem sonrası, limit (kritik) denge durumunda olan heyelanların yeniden tetiklenerek hareket edebileceğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle, dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından gelecekte muhtemel bir heyelan türü afet riskinin bulunduğu, zira, eski heyelanlara ait izlerin yıllar geçmesine rağmen tamamen kaybolmadığı, alanın aşırı yağış aldığı ve deprem bölgesi içinde olduğu, belirtilmiştir.
Bu durumda, Çorum İli, Dodurga İlçesi, ... Köyü'nün bulunduğu, afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte heyelan oluştuğu, işlem ve keşif tarihi itibarıyla heyelan türü afet riskinin var olduğu, alanda can ve mal güvenliği açısından gelecekte de muhtemel bir heyelan türü afet riskinin bulunduğu anlaşıldığından, kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla tesis edilen Cumhurbaşkanı Kararı ile davacıların taşınmazları hakkında verilen afete maruz bölge kararının kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Valilik işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davanın, Çorum ... Köyü Muhtarlığı yönünden yapılan incelemesinde ise;
Davacılar ... ve ... tarafından anılan Bakanlar Kurulu Kararının kaldırılması amacıyla yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, dilekçe ret kararı üzerine Kuyucak Köyü Tüzel Kişiliğini temsilen Köy Muhtarı ...'ın da davaya dahil olduğu, ancak Köy tüzel kişiliğinin Bakanlar Kurulu Kararının kaldırılması amacıyla idareye herhangi bir başvurusunun olmadığı gibi dilekçe ret kararı verilmesi üzerine davaya sonradan dahil olamayacağı, bu nedenle Kuyucak Köyü Tüzel Kişiliğini temsilen açılan davada işin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. ... KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİNİ TEMSİLEN AÇILAN DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. DİĞER DAVACILAR YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİNE,
3. Adli yardım isteminin kabulü nedeniyle davacılardan alınmayan, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacılardan tahsili için ilgili yere müzekkere yazılmasına,
4. Davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından karşılanan, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL keşif giderlerinin davacılardan alınarak, davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına verilmesine, keşif gideri avansından artan kısmın anılan idareye iadesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.