T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13858
Karar No : 2025/417
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya İli, Serik İlçesi, ... Beldesi, ... Mevkii kıyı kesimine ait 1/1000 ölçekli ..., ..., ..., ... nolu halihazır harita paftaları üzerinde yer alan ve 28/06/2010 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisinin iptal edilerek 31/03/2008 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisinin tekrar geçerli olması yönündeki ... günlü, ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin ve bu işlemin dayanağı... günlü, ... sayılı Antalya Valiliği işlemi ile ... günlü, ...-... sayılı inceleme raporu ile raporda atıf yapılan 06/09/2011 tarihli teknik raporun dava konusu işlemlere ilişkin bölümünün iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 28/11/2019 tarih ve E:2019/7304, K:2019/12465 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2022 tarih ve E:2022/4026, K:2022/1060 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; yeniden yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerledirilmesinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu kıyı bölgesinin alçak - basık kıyı özelliğine sahip olduğu, işbu davaya konu ... ada, ... sayılı parselin ve ... ada ... sayılı komşu parselin Kuvaterner (Güncel) yaşlı plaj ve kumul oluşuklardan meydana gelen çakıl, kum, silt ve kil boyutundaki gereçlerden yapılı pekleşmemiş veya az pekleşmiş zemin üzerinde yer aldığı, taşınmaz mahallinde yapılan keşif sırasında açılan gözlem çukurlarından ... ve... (2010 tarihli kıyı kenar çizgisinin deniz tarafı) numaralı çukurların denizel ortamı temsil ettiği, ..., ...,..., ...(...gözlem çukuru 2008 tarihli kıyı kenar çizginin karar tarafında, diğer gözlem çukurları ise 2008 tarihli kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında, 2010 tarihli kıyı kenar çizgisinin ise kara tarafında) numaralı çukurların ise karasal ortamı temsil ettiği (... ve ...numaralı çukurlar dava konusu parselin denize yakın kısmında, diğer numaralı çukurlar ise komşu parselin denize yakın kısmında açılmıştır.), halihazırda yürürlükte bulunan dava konusu 2008 yılı onanmış kıyı kenar çizgisinin deniz ve kara tarafında açılan çukurlardan elde edilen zemin (toprak) profili bilgileri incelendiğinde, 2008 yılı kıyı kenar çizgisinin deniz tarafından açılan çukurlarda denizel kökenli gereçler yerine karasal kökenli gereçlerin bulunduğunun tespit edildiği, denizel özelliği çağrıştıracak herhangi bir gereç tespit edilmediği, 2008 kıyı kenar çizgisinin dava konusu parselin doğusunda yer alan ... ada, ... parsel üzerinde yaklaşık 90 dereceye yakın kırılma yaptığı, kırılmayı gerektirecek herhangi bir falez ve benzeri jeolojik oluşumun olmadığı, 2010 tarihli kıyı kenar çizgisinin ise herhangi bir kırılma olmadan düz bir çizgi halinde devam ettiği, dava konusu parselin güney doğusunda yer alan ve 2008 tarihli kıyı kenar çizgisinin belirlenmesinde dikkate alınan Acısu Deresi'nin oluşumunun karasal bir etki olduğu ve güncel denizin etkisinde olmadığı, arazinin jeolojik ve jeomorfolojik özelliklerine göre dava konusu parselin bulunduğu alandaki kıyı kenar çizgisinin Acısu Deresi'nin güneyinden geçmesi gerektiği, Acısu Deresi ile deniz arasında kalan güncel denizel etkilerle oluşmuş olan kumluk bariyerin üzerinde güncel deniz etkisinin kıyı çizgisinden itibaren kara yönündeki su hareketinin oluşturduğu son sınırın 2010 yılında belirlenmiş olan kıyı kenar çizgisi sınırına karşılık geldiği, bu nedenle iptal edilmiş olan 2010 yılı kıyı kenar çizgisinin doğru olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 2008 tarihli kıyı kenar çizgisinin davalı idarelerce hatalı bir şekilde belirlendiği anlaşılmış olup, 28/06/2010 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisinin iptal edilerek 31/03/2008 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisinin tekrar geçerli olması yönündeki ...tarihli, ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminde, bu işlemin dayanağı... tarihli, ... sayılı Antalya Valiliği işlemi ile... tarihli, ... sayılı inceleme raporu ile raporda atıf yapılan 06/09/2011 tarihli teknik raporun dava konusu işlemlere ilişkin bölümünde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; davacı tarafından açılan ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görülen davada yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazda çukurun açıldığı bölgede insan müdahalesi ile suni bir şekilde dolgu yapılarak peyzaj ve arazi düzenlemesi yapıldığı, dolayısıyla açılan çukurda karşılaşılan zeminlerin tahrip edilmiş olmasından dolayı doğal yapıyı yansıtmadığı, bu bağlamda işbu davada hükme esas alınan bilirkişi rapor inceleme alanın denizel kökenli olmadığı yolundaki değerlendirmenin hatalı olduğu, öte yandan, bilirkişi heyeti tarafından açılan gözlem çukurlarından hiçbir numune alınmadan ve laboratuvarda değerlendirme yapılmadan sadece gözlemsel veriler üzerinden rapor hazırlanmasının yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.
2- Davalı Antalya Valiliği tarafından; Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerine hazırlatılan 04/02/2010 tarihli "Belek Acısu Sahil Şeridi Kıyı Kenar Çizgisi İnceleme Raporu" ile... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... Değişik İş No'lu dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda, 31/03/2008 onanlı kıyı kenar çizgisinin 0-100 metre arasında değişen mesafelerde güneyinden, Acısı Deresi'nin güney sahilini takip edecek şekilde tespit edilen kıyı kenar çizgisinin 28/06/2010 tarihinde onandığı, yapılan iptal ve onama işlemlerinin 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı, kıyı kenar çizgisinin Acısu Deresi'nin kuzey ve güney sahilinden geçecek şekilde tespit edilmesinde teknik anlamda bir farkın bulunmadığı yolunda görüş bildirildiği, dava konusu iptali istenilen kıyı-kenar çizgisinin tespitinde, uzman kişilerden oluşan Kıyı Kenar Çizgisi Tespit Komisyonunca mülkiyet durumları dikkate alınmaksızın tamamen ilmi ve teknik verilere dayalı olarak ve mevzuata uygun olarak objektif biçimde kıyı kenar çizgisinin tespit edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.