T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5422
Karar No : 2024/7192
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği ...Yakası ... Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : S.S. ... Kooperatifi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul İli, Fatih İlçesi, ... Mahallesi,... Caddesi, ... Üniversitesi karşısında bulunan taşınmazın önündeki (DHTA) deniz yüzeyinin 1.400,00m²'lik kısmının "gemi çekek yeri" yapmak suretiyle fuzulen işgal ettiğinden bahisle 16/06/2015-20/06/2017 tarihleri arası için 466.663,90 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin düzenlenen ...tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mülkiyeti Hazineye ait deniz yüzeyinin 1.400,00 m²'lik kısmının, gezinti tekneleri bağlamak suretiyle işgali nedeniyle bilirkişi incelemesi sonucunda toplam 90.104,90 TL ecrimisil getirisi olabileceğinin hesaplanmış olduğu açık olup dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile bu ihbarnameye yapılan itirazın reddine ilişkin düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 376.559,00 TL'lik kısmında hukuka ve mevzuata uyarlık, 90.104,90 TL'lik kısmında ise hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemlerin 376.559,00 TL'lik kısmı yönünden iptaline, 90.104,90 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 14/2. maddesinin; yat limanı, kruvaziyer gemi gibi turizm amaçlı kullanımlarda uygulama alanı bulacağı, Danıştay içtihatları gereğince deniz yüzeyinden ecrimisil istenilmesinin mümkün olduğu, idarenin takdir yetkisini kısıtlayacak mahiyette yargı kararı verilemeyeceği, dava konusu ihbarnamelerin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek; kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'nin, "Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlerde ecrimisil işlemleri" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında "(Değişik :RG-08/10/2016-29851)... Kıyı ve sahil şeritleri ile dolgu alanlarında yukarıdaki belirtilen kullanımlar dışında izinsiz kullanımın tespiti halinde; işgalin şekli, bu alanların konumu ve kullanımlarından elde edilecek gelir düzeyi de dikkate alınarak Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen yerlerden sorulmak suretiyle bedel tespit komisyonu tarafından ecrimisil tespit ve takdir edilir. Deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeyinde ise, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; bakılmakta olan davanın, İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesinde, (...Caddesi), bulunan taşınmazın önündeki (DHTA) deniz yüzeyinin 1.400,00 m²'lik kısmının "gemi çekek yeri" yapmak suretiyle fuzulen işgal ettiğinden bahisle 16/06/2015- 20/06/2017 tarihleri arası için davacı kooperatif adına 466.663,90-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi ile aynı tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açıldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen tebliğ hükmü ile; deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeylerinde, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edileceği belirtilerek; mendireklerle çevrili bulunan deniz yüzeylerindeki işgallerden de ecrimisil alınabileceği ve belirtilen nitelikteki deniz yüzeyleri için istenilecek ecrimisil bedelinin nasıl tespit edileceğine ilişkin usulün düzenleme altına alındığı görülmüş olup; buna mukabil söz konusu tebliğ hükmünün lâfzî yorumu, mendireklerle çevrili olmayan deniz yüzeylerinin işgal edilmesi durumunda, anılı düzenlemeye istinaden ecrimisil tahakkuk ettirilemeyeceğini göstermektedir. Bu itibarla, anılı düzenleme uyarınca deniz yüzeylerinden ecrimisil istenebilmesi için, işgale konu deniz yüzeyi üzerinde deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla yapılmış mendirek bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği de kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta, işgal edilen alanın deniz yüzeyi olduğu, söz konusu deniz yüzeyinin davacı kooperatife ait teknelerin bağlama yeri olarak kullanıldığı; Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde tanzim edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu deniz yüzeyi işgaline ilişkin davalı idare tespitinin doğru olduğu ve toplam 1.400,00 m²'lik deniz yüzeyi işgali için 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 14. maddesinin 2. fıkrası ile belirlenen usul dikkate alınarak 90.104,90-TL ecrimisil bedeli hesaplandığı; buna karşılık, söz konusu raporda, ecrimisile konu deniz yüzeyinde deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla yapılmış mendirek bulunup bulunmadığı, eş söyleyişle işgale konu deniz yüzeyinin mendireklerle çevrili olup olmadığına dair herhangi bir tespite yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu deniz yüzeyi için 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 14. maddesinin 2. fıkrası ile getirilen düzenleme uyarınca ecrimisil hesabı yapılmış ise de; söz konusu Tebliğ hükmü ile mendireklerle çevrilmiş olan deniz yüzeyinden ecrimisil alınabileceğinin düzenleme altına alındığı; olayda ise, mahallinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile ecrimisile konu deniz yüzeyinin deniz turizm araçlarının bağlanması amacıyla yapılmış mendireklerle çevrili olup olmadığına dair herhangi bir tespite yer verilmediği anlaşıldığından; eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verilen hükümde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile kararın onanmasına yönelik Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.