T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5872
Karar No : 2024/3903
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Sınırlı Sorumlu ... Köyü ... Kooperatifi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesinde yer alan park, yol ve otopark alanına; bina, bahçe, otopark, spor sahası, merdiven, yol, arıtma ve bekçi kulübesi yapılarak 01/01/2015-31/12/2019 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen, ... tarih ve ... sayılı 720.425,51-TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itiraz üzerine düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerle konuya ilişkin mevzuat ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın niteliği, kullanım şekli ve amacı, kullanım süresi, bulunduğu mevkii ve konumu, yüzölçümü, ulaşım durumu, belediye ve alt yapı hizmetlerinden yararlanma durumu ile işletmenin ticari faaliyetlerine sağladığı katkı bir bütün halinde değerlendirilerek, davalı idarenin yetki ve sorumluğu altında bulunan toplam 14.044,65 m²’lik alanın davacı site işletme kooperatifi tarafından 01/01/2015-31/12/2019 tarihleri arasındaki dönemde fuzulen işgali neticesinde hesaplanan dava konusu 720.425,51-TL tutarlı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 685.004,25-TL tutarındaki kısmında hukuka aykırılık, kalan 35.421,26-TL tutarındaki kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının istinaf başvurusu yönünden, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden ise, dava konusu taşınmaz için bilirkişiler tarafından hesaplanan ecrimisil bedeli ile idare tarafından belirlenen bedel arasında fark olsa da dava konusu taşınmazın konumu, işgal edilen alanın yüzölçümü, ulaşım durumu, belediye ve alt yapı hizmetlerinden yararlanma durumu, kullanım amacı, kullanım süresi, arz/talep dengesi gibi kıymetine etki eden üstün ve eksik yönleri ile ecrimisil miktarının hesap yöntemi nedeniyle sübjektif niteliği göz önüne alındığında, idarece belirlenen ecrimisil bedelinin fahiş olmadığı, bilirkişilerin belirlediği miktarla arada oluşan farkın emsal alınan taşınmazlardan kaynaklandığı ve ihmal edilebilir nitelikte olduğu, bu hususun dava konusu işlemi kusurlandırmayacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamuya terkli alanlardan Belediyenin ecrimisil talep etmesinin mümkün olmadığı, ecrimisile konu taşınmazların büyük bölümünden dava dışı 3. kişilerin yararlandığı, kooperatifin (fiili işgali) haksız yararlanmasının söz konusu olmadığı halde ecrimisilin kooperatif adına tahakkukunun doğru olmadığı, kat mülkiyeti kurulu sitede, tapuya verilmiş bulunan ve ara yolları da gösteren yerleşim planının, davalı Belediye tarafından değiştirilmesinin mümkün olmadığı, yapılmış olan plan değişikliğinin, tapuda bulunan yerleşim planının değiştirilmesinde tüm bağımsız bölüm maliklerinin onayının gerektiği, bu nedenle davalı tarafından yerleşim planı değişikliğine yol açan her türlü tasarruf ve dolayısıyla yerleşim planında yol, merdiven olarak görünen kısımların arsaya dönüştürülüp ecrimisil talep edilmesinin söz konusu olamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.