T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6019
Karar No : 2024/6850
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ecrimisil borcu ile gecikme zammından oluşan toplam 75.351,58 TL tutarındaki kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın işgalinden kaynaklanan 403,50.- TL, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın işgalinden kaynaklanan 1.711,45.- TL, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın işgalinden kaynaklanan 5.730,50.- TL ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın işgalinden kaynaklanan 52.686,00.- TL tutarındaki ecrimisil alacaklarına ilişkin kısmı ile bu alacakların gecikme zammına ilişkin kısmı bakımından; söz konusu ecrimisil borçlarının tahakkukuna ilişkin işlemlere karşı davacı tarafından açılan bir dava bulunmadığı, bu alacakların kesinleştiği ve davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iptal nedenlerinin 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde öngörülen "böyle bir borcu olmadığı" veya "kısmen ödendiği" veya "zamanaşımına uğradığı" şeklindeki iddialardan hiçbirisinin kapsamına girmediğinin anlaşıldığı, dava konusu ödeme emrinin ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın işgalinden kaynaklanan 955,50.- TL, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın işgalinden kaynaklanan 5.467,00.- TL ve ... parsel sayılı taşınmazın işgalinden kaynaklanan 3.293,07.- TL tutarındaki ecrimisil alacaklarına ilişkin kısmı ile bu alacakların gecikme zammına ilişkin kısmı bakımından ise; bu tesislerin bulunduğu taşınmazların davacı şirkete devredildiği, bu taşınmazları kullanan davacı şirketin fuzuli şagil sayılamayacağı ve söz konusu taşınmazlar nedeniyle davacı şirketten ecrimisil istenemeyeceği ve dava konusu ödeme emrinin bu kısmı açısından davacı tarafından ileri sürülen iptal nedenlerinden "böyle bir borcu bulunmadığı" kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen iptal, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Ödeme emrine konu taşınmazların tamamının kanun gereği kendilerine devredilmesi gereken taşınmazlar olduğu, fuzuli işgalin gerçekleşmediği, Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, taşınmazların devri işleminden öncesinden tahakkuk eden ecrimisil bedellerinin talep edildiği, Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Davalı tarafın temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2024 tarihinde, davalı idare yönünden oybirliğiyle, davacı yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan haliyle 55'inci maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58'inci maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyeti davalı Tepebaşı Belediye Başkanlığı'na ait taşınmazların fuzulen işgal edildiği gerekçesiyle davacı adına ecrimisil borçları tahakkuk ettirildiği, ancak davacı şirket tarafından ecrimisil ihbarnamelerinin iptali talebiyle dava açılmadığı, bunun üzerine davalı idarece toplam 75.351,58.-TL tutarındaki söz konusu 7 ayrı ecrimisil alacağı ile bu alacakların gecikme zamlarının tahsili amacıyla ... günlü, ... sayılı ödeme emrinin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, bunun üzerine söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Ödeme emrinin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı dava açılmamış olması, davacının ecrimisil borcunu kabul ettiği anlamına gelmeyeceğinden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir.
Bu durumda, davacının ödeme emrine karşı açtığı davada tüm ecrimisil borçları açısından İdare Mahkemesince davacı tarafından ileri sürülen itirazların "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilerek; tahakkuk dosyası ile taşınmaza ait işlem dosyası getirtildikten sonra tahakkuk ettirilen ecrimisilin yerinde olup olmadığı ortaya konulmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası yönünden bir inceleme yapılmaksızın, ödeme emrinin dayanağı olan işleme karşı dava açılmadığından bahisle kamu alacağının kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığından davacının temyiz isteminin kabul edilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararının davacı temyiz istemine yönelik kısmına katılmıyorum.