T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6161
Karar No : 2024/7107
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ecrimisil alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilememesi üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen toplam 275.753,74-TL tutarlı,...tarihli ve ... ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K... sayılı kararda; İstanbul Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 07.12.2010-07.07.2014 dönemine ilişkin 145.266,78-TL, 28.09.2011-07.07.2014 dönemine ilişkin 87.095,55-TL, 07.12.2010-07.07.2014 dönemine ilişkin 43.391,41-TL olmak üzere toplam 275.753,74-TL ecrimisil bedeline istinaden ... Otomotiv Demir Çelik Turizm Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti adına düzenlenen ödeme emri ile takibe alındığı, amme alacağının mükellef kurumdan tahsil edilemeyeceği ve borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmadığından bahisle amme alacağının tahsili için davacı adına borçlu şirketin ortağı olduğu gerekçesiyle 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine istinaden... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin düzenlendiği görülmüş, bakılan davada, davalı idare tarafından asıl borçlu şirketten dava konusu kamu alacağının tüm takip yollarının tüketilerek tahsil edilemediğine dair bilgi ve belgelerin sunulmadığı, davacının ortağı olduğu şirketten tahsil olunamayacağı belirtilen amme alacaklarının, ancak şirketten tahsil imkanı bulunmaması üzerine alacakların tahsili için ortak sıfatıyla koyduğu sermaye payı oranında sorumlu tutulmak suretiyle işlem tesisi gerekirken, bu yapılmayıp, 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesi dayanak gösterilerek davacı adına ödeme emri tanzim ve tebliğ yoluna gidilmek suretiyle, aksi yönde tesis edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; Uyuşmazlık konusu olayda, 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamında taşınmazın fuzulen işgali üzerine ecrimisil alacağının hesaplanarak asıl borçlu ... Otomotiv Demir Çelik Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne 30.09.2014 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle tarh ve tahakkuk ettirilen ecrimisillerin ödenmesi gereken zamanlarda davacının Şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, bu tarihten önce 18.12.2012 tarihinde kanuni temsilcilik görevinin sona erdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle, asıl borçlu tüzel kişiden tahsil edilemeyen ecrimisil alacağının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilcisinden tahsil edilebilmesi için alacağın ödenmesi gerektiği zamanlarda ilgilinin kanuni temsilci olması gerektiği; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 623. maddesi uyarınca limited şirketinin temsil yetkisinin ortaklardan birine veya bir üçüncü kişiye verilmesi halinde bu kişilerin verilen süre içinde kanuni temsilci olduğu, kanuni temsilci belirlenmemiş ise ortakların müşterek olarak kanuni temsilci sorumluluğu olduğu, ödeme emrine dayanak olan ecrimisil düzeltme ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden sonraki alacağın ödenmesi gereken zamanlarda davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla davacı ecrimisil alacağının ödenmesi gerektiği zamanlarda asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmadığından, davacı adına 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emri işleminde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davalı idarenin dilekçede ileri sürdüğü iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, davacının yetkilisi olduğu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin kesinleştiği, şirket aleyhine ödeme emri düzenlendiği halde kamu alacağının ödenmediği, 24/04/2018 tarihinde şirketin malvarlığının araştırılması üzerine alacağın tahsili imkanının bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu nedenle davacıya ödeme emri gönderildiği, dava konusu işlemlerin mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ:....
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.