T.C.
DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7895
Karar No : 2023/7301
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Konya İli, Ilgın İlçesi, ... Mahallesinde bulunan işyerinde yapılan denetimde; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin Ek-1/A-5. maddesine aykırılığın tespit edildiğinden bahisle işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden; Yönetmeliğin eki olan EK 1’de yer alan Sıhhî Müesseseler İçin Sınıflarına ve Özelliklerine Göre Aranacak Niteliklerin, Ek 1/A-5. maddesinde; işyerinde üretilen çöp vb. atıkların toplanması ve muhafazası için gerekli tedbirlerin alınacağı ve atık suyun uygun bir şekilde tahliye edilmesini sağlayacak bağlantının bulunacağı denilmekte ise de bu bağlantının nasıl ve nereye yapılması gerektiğinin tanımlanmadığı, sadece “atık suyun uygun bir şekilde tahliye edilmesini sağlayacak bağlantı” teriminin kullanıldığı, kanalizasyon şebekesinin olmadığı durumlara açıklık getirilmediği, atık su toplama sistemi bulunmayan ve inşasının da mümkün olmadığı birbirinden uzak evler, köyler ve mezralar gibi yerlerdeki uygulamalarda 19/03/1971 tarihli ve 13783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Lağım Mecrası İnşaası Mümkün Olmayan Yerlerde Yapılacak Çukurlara Ait Yönetmelik” hükümlerinin geçerli olacağı, KOSKİ Genel Müdürlüğünün 24/12/2015 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere sözü edilen işyeri ile şehir kanalizasyon şebekesi arasında iki metrelik kot farkının olduğu ve parselin imar planı dışında kalması nedeniyle kanalizasyon şebeke hattının yapılmasının uygun olmadığının ortaya konulduğu, bu taşınmazın kanalizasyon şebekesi bulunan yerleşim alanlarına uzaklığı ve kot farkı dikkate alındığında, atık suların kanalizasyon sistemi ile uzaklaştırılması imkânının bulunmadığı, bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere işyeri bahçesinde bulunan iki foseptik çukurunun işletmenin fiili durumu ve kapasitesi göz önüne alındığında çıkacak atıkların tahliyesi için yeterli olduğu, ayrıca işlemde belirtilen diğer eksikliklerin ise, işletmeyi yapan kişiye süre verilerek giderilebileceği dolayısıyla bu sebepten işletme ruhsatının iptalinin gerekmediği tespiti karşısında, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından, taşınmazın yapı kullanma izin belgesinin sağlık merkezi olarak düzenlendiği, taşınmazın kanalizasyon şebekesinde iki metrelik kot farkı nedeniyle problemler olması ve imar planı dışında kalması nedeniyle Diyaliz Merkezi olan iş yerinin Akşehir'e taşındığı, anılan iş yerinin ruhsat başvurusu şartlarının hiçbirine sahip olmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy