T.C.
DANIŞTAY
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7970
Karar No : 2023/7386
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 12/10/2004 sonrası yapılan binalarda faaliyet gösteren işyerlerinden sınai faaliyet gösterenler ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "İşyerinde Aranacak Genel Şartlar” başlıklı 5.maddesinin c bendinde sayılan özel yapı şeklini gerektiren işyeri dışında kalan işyerlerine fen ve sağlık koşulları uygun olmak, can ve mal güvenliği konusunda her türlü tedbiri aldırmak, yakın çevresini rahatsız edecek koku, duman, gürültü gibi olumsuz etkilere karşı gereken tedbirleri aldırmak, Yönetmeliğin aradığı diğer her türlü şartı taşımak ve yerine getirmek kaydıyla ruhsat verilebileceğine ilişkin Yıldırım Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; işyerlerinin faaliyette bulunabilmek için işyeri açma ve çalışma ruhsatı almasının zorunlu olduğu, işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınacak yapının imar mevzuatı açısından uygun olması, ruhsatlı ve iskanlı olması, özellikle de sit alanında kalan işyerlerinin fen ve statik açıdan yapının uygunluğunu ortaya koyan yapı kullanma izin belgesine sahip olması gerekliliği belirtilerek; imar mevzuatına aykırı işyerlerine, işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için binanın yapı kullanma izin belgesinin olması gerektiği, bu hususa riayet edilmeden alınan dava konusu meclis kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usule ilişkin olarak; davacının dava konusu ettiği işlemlere taraf olmadığı ve davacı açısından idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi geren icrai nitelikte bir işlem olmadığı, davanın ehliyet nedeniyle husumet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
Esasa ilişkin olarak; İşyeri açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 5. maddesinin c fıkrasında özel yapı şekli gerektiren işyerleri için yapı kullanma izin belgesinin olması gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "İmar Kirliliği'ne Neden Olma" başlıklı 184. maddesinin 3. fıkrasında yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişinin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağının düzenlendiği, aynı maddenin 6. fıkrasında da bu cezanın 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılar için uygulanmayacağı hükmünün konulduğu, bahsi geçen mevzuat çerçevesinde 12 Ekim 2004 sonrası yapılmış olup da özel yapı şekli gerektirmeyen veya sınai faaliyet içermeyen işyerlerinin ruhsatlandırılması bakımından Yönetmelikte veya Türk Ceza Kanunu'nda bir cezai düzenlemenin yer almadığı, ancak bu durumun belediyelerin 3194 sayılı İmar Kanunu'ndan kaynaklanan yetkilerini kullanmasına engel teşkil etmeyeceği, dolayısıyla imar mevzuatına aykırı yapılar için ruhsatlandırma yapılırken yapı ruhsat ve kullanma izninin idarelerin takdirinde olduğu, öte yandan fiili durum gözetildiğinde, ilgililere İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikle getirilen tüm şartları taşımak ve yerine getirmek kaydıyla ruhsat verilmesi ile mevcut işyerlerinin fiziki standartlarının Yönetmelikteki asgari düzen ve şartlara yükseltileceği, ruhsat harcı ve diğer kalemlerden de belediyeye gelir sağlanacağı, bu yönleriyle işlemin kamu yararına da uygun olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürümektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy