T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2311
Karar No : 2025/1840
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (E-Tebligat) (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ecrimisil borcunun tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının ortağı olduğu ... Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ...tarihli, ... sayılı ve 9.495.624,00 TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davada Mahkemece 3.957.109,89TL'ye ilişkin kısmının iptaline, 5.538.514,11 TL'ye ilişkin kısım yönünden ise davanın reddine karar verildiği, ... tarihli, ... sayılı ve 623.650,80-TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davada ise Mahkemece 151.202,63 TL'lik kısmının iptaline, 472.448,17 TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği, reddedilen kısımlara ilişkin ecrimisil alacakları toplam tutarının 6.010.962,28 TL olduğu, ecrimisil borçlarının dönemi olan 2018, 2019 takvim yıllarında ise davacının şirkette %50 hisse oranıyla ortak olduğu ve 6.010.962,28 TL tutarlı borçtan %50 oranında sorumlu olması gerektiği, 8.095.419,84 TL tutarlı ecrimisil alacağına ilişkin düzenlenen dava konusu ödeme emrinin davacı hissesine denk gelen 3.005.481,14 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 5.089.938,70-TL'lik kısmı yönünden ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ödeme emrinin 3.005.481,14 TL'lik kısmının iptaline, 5.089.938,70-TL'lik kısmına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının ortağı olduğu şirketin ecrimisil borcunun tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlendiği, şirket mal varlığı araştırmasının 14/02/2024 tarihinde yapıldığı, bankalar nezdindeki e-hacizlerin 05/09/2023 ve 21/11/2023 tarihli olduğu, yani ödeme emri düzenlendikten sonra bu işlemlerin yapıldığı, şirket tüzel kişiliği nezdinde gerekli mal varlığı araştırması yapılıp, usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan etkin bir takip olmadan, bilgisayar sistemi üzerinden yapılan araştırma sonucu şirketin herhangi bir mal varlığının bulunmadığı ve kamu alacağının şirketin mal varlığından tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından şirketin ortağı sıfatıyla davacı adına takip yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulüne, Mahkeme kararının kısmen redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İhtilafa konu edilen amme borçlarının asıl borçlu şirketten tahsilini teminen daha önce şirket adına ödeme emirleri düzenlendiği ve tebliğ edildiği, ilgili ödeme emirlerinin süresinde ödenmediği gibi dava konusu da edilmediği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’ un 58. maddesine istinaden ödeme emrinin dava konusu edilebileceği ve iptalinin istenmesinin üç şarta bağlandığı, ödeme emrinin iptalini gerektirecek yasal gerekçeler çerçevesinde davacı tarafından ileri sürülmüş iddiaların bulunmadığı, usule uygun düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.