T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2332
Karar No : 2024/7059
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Fabrikaları Türk Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Körfez ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Gübre Depolama Projesi"ne ilişkin olarak Kocaeli Valilince verilen ... tarih ve...sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje tanıtım dosyasında işletme sırasında gübrenin araçlarla taşınması ve nakliyesi sırasında iş makinası ve araçlardan kaynaklanacak emisyon ve tozlara ilişkin herhangi bir bilgi verilmediği ve buna ilişkin hesaplamaların yapılmadığı, tesiste gübre kaynaklı oluşacak koku problemi ile ilgili olarak mevzuata uyulacağı belirtilmiş ise de, depolama tesisinin havalandırma sistemlerinin olup olmayacağı, kokunun azaltılması için kullanılacak teknolojiler, vb. bilgilerin dosyada yer almadığı, evsel atık suyun bertarafı ile ilgili Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne uyulacağı belirtilmiş ise de, anılan Yönetmelik'te hangi hususlara uyulacağının belirtilmediği, gübrenin depolanacağı depolama alanının zemin özelliklerine ilişkin herhangi bir bilginin dosyada yer almadığı anlaşıldığından; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, projenin inşaat aşamasındaki atıksular ve işletme aşamasında oluşabilecek toprak kirliliğine, toz ve gaz emisyonları ile bunların bertaraf yöntemlerine ilişkin değerlendirmeler dışında bilirkişi heyeti tarafından faaliyetin mevzuata ve tüm kriterlere uygun olduğu yolunda görüş bildirildiği, dosya kapsamında sunulan mütalaada yer verilen görüşler de dikkate alınarak mütalaa ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, proje tanıtım dosyasında Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nde yer alan tüm hususlara uyulacağının taahhüt edildiği, çevre izin lisansının alınması aşamasında, proje sahibi firmaya emisyon, atıksu, atık, vb. konularda çevre mevzuatı çerçevesinde ilave önlemler aldırılacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gübrenin depolanacağı depolama alanının zemin özelliklerine ilişkin bilgi verilmediği yolunda görüş bildirilmiş ise de, proje tanıtım dosyasında "34.000 m3'lük ilave gübre depolama alanının 7.305,92 m2'lik kapalı alanda gerçekleştirileceği ve depolanacak olan gübrelerin Granül Katı Gübre" şeklinde olacağının belirtildiği; proje tanıtım dosyasında kullanılan iş makinelerinden kaynaklı emisyonların miktarları başlığı altında, projede arazi hazırlanması ve proje ünitelerinin inşaatı ile ilgili olarak hafriyat işleri, hazır betonun taşınması, beton dökme işleri, inşaat malzemelerinin inşaat sahasına taşınması ve yerleştirilmesi gibi tüm işlerde ortaya çıkacak emisyonların hesaplandığı ve değerlendirildiği, emisyon ve tozlara ilişkin dosyaya sunulan mütalaada da, çalışacak araç sayısı dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, emisyon ve toza ilişki sınır değerlerin aşılmadığının vurgulandığı, proje tanıtım dosyasında Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun çalışılacağının belirtildiği, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı yanında müdahil tarafından; çevre mühendisi ile jeoloji mühendisi tarafından hazırlanan ve taraflarınca dosyaya sunulan teknik mütalaada yer alan hususların dikkate alınması gerektiği; hükme esas alınan bilirkişi raporunun çevre mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren kısmında, projenin inşaat aşamasındaki atıksular ve işletme aşamasında oluşabilecek toprak kirliliğine, toz ve gaz emisyonları ile bunların bertaraf yöntemlerine ilişkin değerlendirmeler dışında bilirkişi heyeti tarafından faaliyetin mevzuata ve tüm kriterlere uygun olduğu yolunda görüş bildirildiği, bu bağlamda, çevre mühendisi bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerin doğru olmadığı ve teknik mütalaada bu durumun aksinin ortaya konulduğu, dosyaya taraflarınca sunulan teknik mütalaada yer alan değerlendirmeler konusunda ek bilirkişi raporu alınması gerekirken, İdare Mahkemesince eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; öte yandan, bilirkişi raporunda gübrenin depolanacağı depolama alanının zemin özelliklerine ilişkin bilgi verilmediği yolunda görüş bildirilmiş ise de, proje tanıtım dosyasında "34.000 m3'lük ilave gübre depolama alanının 7.305,92 m2'lik kapalı alanda gerçekleştirileceği ve depolanacak olan gübrelerin granül katı gübre" şeklinde olacağının belirtildiği; depolanan malzemenin katı malzeme olduğundan, herhangi bir sızıntı, vb. olmasının beklenmediği, proje tanıtım dosyasında kullanılan iş makinelerinden kaynaklı emisyonların miktarları başlığı altında, projede arazi hazırlanması ve proje ünitelerinin inşaatı ile ilgili olarak hafriyat işleri, hazır betonun taşınması, beton dökme işleri, inşaat malzemelerinin inşaat sahasına taşınması ve yerleştirilmesi gibi tüm işlerde ortaya çıkacak emisyonların hesaplandığı ve değerlendirildiği, emisyon ve tozlara ilişkin dosyaya sunulan mütalaada da, çalışacak araç sayısı dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, emisyon ve toza ilişki sınır değerlerin aşılmadığının vurgulandığı, proje tanıtım dosyasında Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun çalışılacağının belirtildiği, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak 05/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Kocaeli ili, Körfez ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Gübre Depolama Projesi"ne ilişkin olarak Kocaeli Valilince verilen ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, bilirkişi raporunun ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, proje tanıtım dosyasında işletme sırasında gübrenin araçlarla taşınması ve nakliyesi sırasında iş makinası ve araçlardan kaynaklanacak emisyon ve tozlara ilişkin herhangi bir bilgi verilmediği ve buna ilişkin hesaplamaların yapılmadığı, tesiste gübre kaynaklı oluşacak koku problemi ile ilgili olarak mevzuata uyulacağı belirtilmiş ise de, depolama tesisinin havalandırma sistemlerinin olup olmayacağı, kokunun azaltılması için kullanılacak teknolojiler, vb. bilgilerin dosyada yer almadığı, evsel atık suyun bertarafı ile ilgili Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ne uyulacağı belirtilmiş ise de, anılan Yönetmelik'te hangi hususlara uyulacağının belirtilmediği, gübrenin depolanacağı depolama alanının zemin özelliklerine ilişkin herhangi bir bilginin dosyada yer almadığı, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; proje tanıtım dosyasında; Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun çalışılacağı hususunun taahhüt altına alındığı, "34.000 m3'lük ilave gübre depolama alanının 7.305,92 m2'lik kapalı alanda gerçekleştirileceği ve depolanacak olan gübrelerin granül katı gübre" şeklinde olacağının belirtildiği, “Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği”nde yer alan tüm hususlara uyulacağının taahhüt edildiği, ayrıca, proje tanıtım dosyasında işletme sırasında gübrenin araçlarla taşınması ve nakliyesi sırasında iş makinası ve araçlardan kaynaklanacak emisyon ve tozlara ilişkin bilgi ve önlemlerin yeterli olduğu, öte yandan, davalı yanında müdahil tarafından sunulan bilirkişi raporunda belirtilen konuda yer verilen ve söz konusu araçlar ile yapılacak nakliye sonucunda oluşacak emisyon ve tozlara ilişkin yapılan değerlendirmeler birlikte dikkate alındığında; Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, uyuşmazlık konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı"na esas proje tanıtım dosyasını kusurlandırmaya yeterli olmadığı sonucuna varılmış olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.