T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2353
Karar No : 2025/1547
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/02/2010 tarih ve 27506 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 21/01/2010 tarih ve 2010/99 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adıyaman Koçali-2 Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adıyaman ili, Kahta ilçesi, ... Köyü' nde yer alan ve davacıya ait ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; toplulaştırma işleminin 2010 yılında alınan kararla başladığı, 2013 yılı uydu fotoğrafında dava konusu parsellerin tarla olarak kullanıldığının görüldüğü, dava konusu parsel üzerinde bulunan ağaçların 2017 yılına ait hava fotoğrafında görüldüğü yine alanda bulunan su kaynağının 2017 yılına ait hava fotoğrafında 1 adet olup mülkiyet dışında kaldığı, 2018 yılına ait hava fotoğrafında ise 2 adet olup su kaynağı olduğunun görüldüğü, su kaynakları parseller arasında olup, kullanımını sınırlayıcı bir etki görülmediği, davacının eski parsellerine karşılık tahsis edilen taşınmazların konum ve verimlilik yönünden eş değer olduğu, eski ve yeni taşınmazlarda bulunan toprak özelliklerinin aynı olduğu ve arazi derecelendirme işleminin ve katılım payı oranının mevzuata uygun olarak hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin dava konusu taşınmazlar yönünden hukuka, mevzuata, toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna ve dava dilekçesindeki taleplerinin dikkate alınmadan karar verildiği, davalı idare işlemleri doğrultusunda rapor düzenlendiği, davacıya arazi mülkiyetlerinin 28/04/2010 yılında geçtiği, bu tarihten itibaren arazinin işlenip toprağın bakımlı hale geldiği, üzerinde yaklaşık 10 yaşında badem ağaçlarından oluşan bahçe bulunduğu, raporda bunlar yokmuş gibi bahsedildiği, davacıya ait badem ağacı ekili alanlar müvekkiline ait olmayan ... nolu parsele eklendiği, sundukları krokide olması gereken sınırı açıkça belirttikleri halde dikkate alınmadığı, ... ada ... parsel ve ... ada ... nolu parselde hiç hissesi bulunmamasına rağmen, davacıya aitmiş gibi değerlendirme yapıldığı, davacıya ait arazi dönümünde kesinti yapıldığı, artış değil azalma olduğu, Mahkemece haksız ve hukuka aykırı karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatının "Sabit Tesislerin Tespiti" başlıklı 9. maddesinde, toplulaştırma alanı ilanından sonra yapılan sabit tesislerin uygulamada dikkate alınmayacağının belirtildiği, Adıyaman ili, Kahta ilçesi, ... Köyüne ilişkin toplulaştırma ilanının 2010 yılında yapıldığı, 2013 tarihli ortofoto görüntüsünde, ağaç ve su kuyularının olmadığı yani, sabit tesislerin toplulaştırma ilanından sonra tesis edildiği anlaşıldığından gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.