T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2377
Karar No : 2025/2092
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Konfeksiyon Reklam Turizm İnşaat
Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... Daire:... adresinde ruhsatsız olarak faaliyet gösterildiğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın faaliyetten men işlemi nedeniyle düzenlenen 04/08/2022 tarihli Denetim ID:... sayılı mühürleme kararının tebliği ile... tarih ve Denetim ID:... sayılı mühürleme tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta; öncelikle yetki unsuru yönünden önem taşıdığından anılan işyerinin tam olarak hangi belediyenin hüküm ve tasarrufunda olduğunun belirlenmesi amacıyla Mahkemece 21/06/2023 tarihli ara kararı ile davalı idareden anılan yeraltı çarşısının hüküm ve tasarruflarında olduğuna dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, davalı idare tarafından ise, "27/10/2022 tarihli ecrimisil tespit raporunun gönderildiği, raporda "kullanım alanının İBB hissesi de dikkate alınarak hesaplanmalıdır" ifadesine yer verildiği, davacının dava dosyasına sunduğu Fatih Belediyesi'nden alınan 14/08/2000 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatında ise davaya konu işyerinin 3. sınıf gayrisıhhı müessese olarak tanımlandığı görülmektedir... Davacı şirketin geçerli bir kira sözleşmesinin imzalanmasıyla ruhsat verilmesi şartının sağlanarak düzenlenen ve hakkında henüz bir iptal kararı bulunmayan iş yeri açma ve çalışma ruhsatı kapsamında faaliyetlerini yürüttüğü ve somut olayda bu nedenle ruhsatsız olarak faaliyet yürütülmesinin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu faaliyetten men ve mühürleme işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yetkili idarenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6.maddesi uyarınca ruhsatsız olduğu tespit edilen işyerinin kapatıldığı, anılan Yönetmeliğin 8.maddesi uyarınca ruhsatın intibakının da söz konusu olamayacağı, çünkü söz konusu işyerine ait ruhsatta "kira sözleşmesi süresince geçerlidir" ibaresi olduğundan ruhsatın geçersiz hale geldiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne, aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde; dava dilekçesinin süreaşımı yönünden inceleneceği, son fıkrasında; ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; davanın süresinde açılmadığının belirlenmesi durumunda davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12.maddesinde; Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir." hükmüne, 13.maddesinde ise; Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." hükmüne, 17. maddesinde; "Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmüne, 20.maddesinde; "13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır. (Değişik son cümle: 19/3/2003-4829/4 md.) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 32. maddesinde ise; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın tebliğe muttali olması halinde geçerli sayılacağı, bu durumda muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edileceği öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin "Giyim Mağazası" faaliyet konulu ... tarih ve... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı kapsamında faaliyet gösterdiği,... tarih ve ... sayılı Fatih Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü yazısına istinaden 13/06/2022 tarihine yapılan denetimde iş yerinin hazır giyim satışı konusunda ruhsatsız şekilde faaliyet gösterdiği tespit edilip, ilgilisinin imzadan imtina ettiği "Ruhsatsız Faaliyet Bildirimi" konulu yazının işyerine bırakıldığı, daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlem ile söz konusu iş yerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6'ncı maddesi uyarınca faaliyetten men edilmesine karar verildiği, akabinde işyerinin mühürlemeye hazır hale getirilmesi için ... tarihli Denetim ID:... sayılı mühürleme kararının işyeri çalışanına tebliğ edilerek, ... tarih ve ID:... sayılı mühürleme tutanağı ile yine bu çalışan huzurunda iş yerinin mühürlendiği, davacı şirket tarafından ise çalışan olarak tutanakta adı geçen şahsın işyeriyle ilgisi olmadığı, tebligatların usulsüz olduğu, sağlık sebepleriyle işyerinin kapalı olduğu ve faaliyetten men kararına dayalı olarak tesis edilen mühürleme işlemini 11/11/2022 tarihinde öğrendiği iddiasıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirket tarafından işletilen işyerinin daimi çalışanı olan Serdar Tanınmış isimli kişinin, dosyada bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet belgesine göre; hem (müteveffa) ruhsat sahibi Hüseyin Göksel'in hem de davacı şirketin işçisi olduğu, 26/12/2022 tarihine kadar da söz konusu işyerinde çalışır halde gözüktüğü, dava konusu mühürleme kararının Serdar Tanınmış isimli çalışana imzası karşılığında 04/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve yine bu çalışan huzurunda 12/08/2022 tarihinde icra edildiği görüldüğünden davacı tarafın "bu şahsın işyeri ile ilgisi yoktur." yönündeki iddiasına itibar edilmeyerek tebliğ tarihinin veya öğrenme tarihinin bu bilgiler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; dava konusu işlemde belirtilen işyerinin tüzel kişiliğe sahip tek ortaklı limited şirket olan davacı tarafından işletildiği, tebligatları alan Serdar Tanınmış isimli kişinin ise söz konusu işyerinin daimi çalışanı olduğu, bu kişiye yapılan tebligatın usule uygun olduğu açık olup, en geç işyerinin mühürlendiği tarih itibarıyla dava konusu işlemleri öğrenmiş sayılacağından faaliyetten men kararına dayanılarak tesis edilen 12/08/2022 tarihindeki mühürleme işlemine karşı en son 11/10/2022 tarihinde dava açılması gerekirken bu tarihten çok sonra 05/12/2022 tarihinde açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.