T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2620
Karar No : 2025/176
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 15/08/2021 tarihli kira sözleşmesi ile ikamet ettiği İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulanan bağımsız bölümün pansiyon (apart daire) olarak ruhsatsız faaliyet gösterdiğinden bahisle, 1774 sayılı Kanunun EK-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı hakkında düzenlenen 26.786,00 TL idari para cezasına dair... tarih ve ... defteri sıra numaralı idari yaptırım karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu adreste yapılan denetimde, kapıyı yabancı uyruklu ... isimli şahsın açtığı, şahsın bu daireyi 5 günlüğüne 200 Euro karşılığında tuttuğunu, parayı ... isimli kişiye ödediğini beyan ettiği ve evde yabancı uyruklu beş şahsın bulunduğunun tespit edildiği, davacının kiraladığı dairenin ruhsat alınmaksızın günü birlik/aylık kiraya verilmesi suretiyle ticari faaliyette bulunulduğu hususu sabit olduğundan, dava konusu yerin mühürlenerek faaliyetten men edilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, 1774 sayılı Kanun uyarınca genel kolluk kuvvetlerinin bilgisayar terminallerine bağlanarak mevcut bilgi, belge ve kayıtları genel kolluk kuvvetlerine anlık olarak bildirmeyen veya gerçeğe aykırı kayıt tutan özel veya resmi her türlü konaklama tesislerine idari para cezası uygulanacağından, davacıya 26.786,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yabancı uyruklu artem sıdarov'un beyanları ile kendi beyan, savunma veya ifadesi alınmadan düzenlenen tutanağın dava konusu idari para cezasına dayanak gösterildiği, bilgisayar çıktısı bir tutanak üzerine sözde tercüman aracılığı ile yabancı uyruklu şahsın beyanı alındığı iddia edilse de tutanakta tercüman imzası bulunmadığı, söz konusu dairede, kira sözleşmesi ile ikamet etmekte iken, ingilizcesini geliştirebilmek amacıyla katıldığı aktiviteler vasıtasıyla tanışmış olduğu yabancı uyruklu arkadaşlarıyla aynı evde yaşamaya başladığı, asla evi apart veya pansiyon olarak kullanmayı amaçlamadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın mühürlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle mülk sahibi tarafından açılan dava sonucunda, aynı idari dava dairesi tarafından, dosyadaki delillerin somut ve yeterli tespit bulunmadan tesis edildiği gerekçesiyle iptal edildiği, aynı delillere dayanılarak taşınmazın mühürlenmesi işleminin iptaline karar veren idari dava dairesinin, hakkında uygulanan idari işlemi de iptal etmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava dosyasının Dairemizin E:2024/2547 esas numarasına kayıtlı dava dosyasıyla birlikte incelenmesinden, davacının İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde bulanan bağımsız bölümün kiracısı olduğu, söz konusu adreste yapılan denetimde, taşınmazın ruhsatsız olarak apart daire şeklinde kullanıldığından bahisle, 2559/5259 sayılı Kanunun 7. maddesi ve İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin 32. maddesine istinaden mühürlenerek faaliyetten men edilmesine ilişkin 06/06/2022 tarihli tutanakla mühürlendiği, anılan tutanağa istinaden 1774 sayılı Kanunun EK-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı hakkında 26.786,00 TL idari para cezasına dair ...tarih ve ... defter sıra numaralı idari yaptırım karar tutanağının düzenlendiği, dairenin maliki olan... tarafından anılan mühürleme tutanağının iptali istemiyle 01/08/2022 tarihinde açılan dava sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu kararın Dairemizce onanarak kesinleştiği, davacı tarafından anılan idari para cezasına yaptığı itirazın ...Sulh Ceza Hakimliğinin Değişik İş No: ..., ... tarihli kararıyla görev yönünden reddedilmesi üzerine 21/03/2023 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, bakılan davanın davacı hakkında düzenlenen 26.786,00 TL idari para cezasına dair ... tarih ve ...defteri sıra numaralı idari yaptırım karar tutanağının iptali istemiyle açıldığı halde, İdare Mahkemesince, söz konusu işlemin dayanağı olan ve dava konusu olmayan mühürleme tutanağı dava konusu alınarak her iki işlem yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda, bakılan davanın davacı hakkında düzenlenen idari yaptırım karar tutanağına ilişkin olduğu dikkate alınmadan ve sadece idari yaptırım karar tutanağının dava konusu olduğu gözetildiğinde, davanın idari yargının görev alanında olup olmadığı değerlendirilmeden, davanın idari yargının görev alanında olduğu sonucuna varılması durumunda, dava konusu işlemin dayanağı olan tutanağın iptal edildiği hususu dikkate alınmadan verilen temyiz konusu kararda hukuki isabet bulunmamktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Bu durumda, 1774 sayılı Kanunun EK-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı hakkında düzenlenen 26.786,00 TL idari para cezasına dair ... tarih ve... defter sıra numaralı idari yaptırım karar tutanağının iptali istemiyle açıldığı anlaşılan dava, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalar arasında yer almadığından, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusunun reddi yönünde verilen karar, her ne kadar Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilmiş ise de, kesin olup temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği görüşüyle bozmaya ilişkin Daire kararına katılmıyoruz.