T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/3620
Karar No : 2024/6252
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya İli, Kemer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... parsel) sayılı hazine taşınmazı üzerinde turizm tesisi gerçekleştirmek üzere davacı lehine tesis edilen kesin tahsisin iptali yolundaki Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; idarece verilen sürede davacı tarafından Turizm İşletmesi Belgesinin alınanarak idareye sunulmadığı, idarece tanınan sürenin bitiminden sonraki tarihte belge düzenlenmesi talebiyle başvuruda bulunulduğu, davacı adına yapılan kesin tahsisin iptaline yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesinin 03/06/2020 tarih ve E:2020/3953, K:2020/4643 sayılı kararıyla, Turizm Yatırımı Belgesinin iptal edilmesi halinde yatırımcıya bir yıl süre verileceği, bu süre içerisinde belge alınmaz ise kesin tahsisin iptali yoluna gidileceğinin belirtildiği, ancak idarece turizm yatırım belgesinin değil turizm işletme belgesinin alınması için süre verildiğinden yargı kararının hatalı uygulandığı ileri sürülmekte ise de, mevzuatta hem turizm yatırım belgesi hem de turizm işletme belgesinin alınması için süre verilmesi şartının düzenlendiği ve her iki belge eksikliğinin yaptırımınında aynı olduğu görüldüğünden, söz konusu iddiaların dava konusu işlemi sakatlar nitelikte görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dondurulmuş durumda olan kesin tahsis süresinin davalı idarece işletilmeye başlanmadığı, davalı idarece Turizm Yatırımı Belgesi alınması için süre verilmesi gerekirken Turizm İşletmesi Belgesi alınması için süre verildiği, Turizm Yatırımı Belgesinin iptaline ilişkin işlemin hiçbir zaman kendisine tebliğ edilmediği, dava konusu işlemin Cumhurbaşkanı onayı ile yürürlük kazanacağı dava konusu işlemin bu nedenle yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, Kemer Milli Emlak Müdürlüğünce 308 yataklı ek kapasite üzerinden irtifak hakkı bedeli tahakkuk ettirildiği idarenin bütünlüğü ilkesi gereğince bu durumun 308 yataklı ek kapasitenin davalı idarece de kabulü anlamına geleceği, davalı idare tarafından 3 yıla kadar süre verilebilecek iken fiilen inşaatın 1 yılda tamamlanamayacak olduğu dikkate alınmadan ve gerekçesi ortaya konulmadan 1 yıl süre verildiği, idarenin takdir yetkisini hayatın ve ticari sektörün gereksinimlerine aykırı olarak kullandığı, davalı idarenin dava konusu taşınmazda kesin tahsis şartlarında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği, kesin tahsis şartlarına aykırı davrandığı, Turizm İşletmesi Belgesi alınamamasında kendisinden kaynaklanan bir kusurun söz konusu olmadığı, davalı idare tarafından eksikliğin giderilip giderilmediği tespit edilmeden işlem tesis edildiği, davalı idarece Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmeliğin 17 ve 18.maddeleri gereğince yeniden belge almak üzere 3 yıl süre tanınması gerektiği, dava konusu işlemin kamu yararı taşımadığı, davaya konusu taşınmazın yıllarca farklı bir firma tarafından işletildiği ve tahliye sürecinin tamamlandığı, taşınmazdaki değişikliklerin tamamının 2004 yılından önce yapılmış olması nedeniyle yapılan değişikliklere müdahale edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 11/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.